Sufi Turizmin Merkezinde Yapılaşma

AHMET İLHAN
Posted on Aralık 08, 2020, 3:28 pm
6 mins

ELMALI BELEDİYESİ’NİN KADİMLİK İLE SINAVI -1-

Bir Nisan gününde görevi devralan Halil Öztürk’ün, Korona virüs sürecine kadar günleri masaya yatırdık…

Neler söylenmiş…

Neler gerçekleşmiş…

Öncelikle; kimine göre “DEDİKODU” kimine göre ise gerçekleşmiş bir “NOTER ONAYLI AŞK SKANDALI” haberiyle tüm Türkiye’nin gündemine düştü…

Halil Öztürk / Elmalı Belediye Başkanı

Hemen hemen bütün yazılı ve görsel basın, bu haberi ekranlara yansıttı… Hatta bir gazete de bu haberi manşette gördü hem de iki gün boyunca…

KADİM ŞEHİR olarak bilinen Elmalı, Evliyalar yurdu olarak tanınan Elmalı, İlim ve İrfan Şehri olarak ünlenen Elmalı, Türk’ün İlk Er Meydanı olarak seslenen Elmalı, Muhammet Hamdi Yazır’ın Elmalı’sı, Ferruh Niyazi Ayoğlu’nun Elmalı’sı, Bütün Zamanların Hizmet ve Erdem İnsanı Ahmet Hamdi Hoca’nın Elmalı’sı büyük bir yara alıyordu…

Bu coğrafyanın sadece iki bölgesi var; mimarisiyle, ticaretiyle, yetiştirdiği insanlarıyla ve ormanları ve tarihi ve ürettiği ürünleriyle sadece iki bölge. Doğuda Akseki… Bir de Elmalı… Bu iki bölge Antalya tarihinin en önemli yerleşim yeridir…

Elmalı, kendi doğasını, tabiat güzelliklerini ve kadim ilişkilerini gün geçtikçe kaybediyor…

Bundan Önceki Belediye başkanı Parkları ve insan ilişkilerini yerle yeksan etti…

Elmalı halkı bu başkanı seçmeyerek cezalandırdı…Şimdiki belediye başkanı ise; o kadar güzel vaatlerde bulundu ki, seçmemek mümkün değildi…

Güneşli Diyarlar Elmalı Dergisi’ne (13. Sayı) verdiği röportajda; HALKA DÖNÜK BELEDİYECİLİK, KATILIMCILIK, ŞEFFAFLIK, HESAP VEREBİLİRLİK vs. Hayli önemli söylemlerde bulunmuştu…

GERÇEĞİN DİLİ…

Gerçekten de vaat edildiği gibi olmuş mu bir de ona bakalım?

Bugüne kadar Elmalı halkının hiç görüşü alınmadı…

Büyük devasa projelerde bile “nasıl olmalı” diye sorulmadı… Mesela birilerine göre Terminalin Cephesi yanlış yere yapılmış. Ana yola sırtını dönmüş…Bu gibi sorunları ortadan kaldıracak en önemli unsur, katılımcı mantığı devreye sokup halkın kullanacağı kamu alanı için halka sormak gerekiyor… Elmalı’da yapanın yanına kar olarak kaldığı bir süreç yaşandı…Ne Demokratik Kitle Örgütleri ne de Sivil Toplum Kuruluşları Elmalı için görüş bildirmiyorlar… Görüyorlar, biliyorlar ama susuyorlar…

ELMALI’DA REZİDANS DÖNEMİ…

Eski terminalin olduğu bölge, OTOPARK ve KENT MEYDANI olarak benimsendi…

Hizmet projelerinde de bu “OTOPARK-PAZAR YERİ; KENT MEYDANI PROJESİ” olarak vaat edilmişti…

Şimdi bu bölgeye 80’daire planlanıyor ve çok katlı bir proje benimseniyor…

Bu “çok katlı” olarak benimsenen proje 10- 13 kat arası düşünülüyormuş…

Yani ikinci bir “Altıntaş dönemi” diye adlandırılıyor…

Kentin kültürüne, kentin kendine has mimarisiyle tamamen çelişki içinde olacak bir “RANT PROJESİ” OLARAK ŞİMDİDEN ELMALILI KONUŞMAYA BAŞLADI BİLE…

Biz Elmalılılar olarak ikinci bir “Altıntaş Yapılaşmasına izin vermeyiz” diyorlar…

Buram buram tarihin koktuğu Elmalı’da, bugüne kadar Altıntaş İkizlerinde çekilen bir fotoğrafı görmedik… O UCUBE bina halen orada Kadim Şehir Elmalı’nın kalbine vurulan bir hançer gibi durmaktadır…

Şimdi böylesi bir örnek var iken; ikinci bir hançere gerek var mı?Seçimlerden önce verdiğiniz sözleri yerine getirin…

Halka sorun, katılımını isteyin, aldığınız kararlarda da şeffaf olun…

Bundan önceki başkanı KİBİR, EMPATİ YOKSUNLUĞU VE KAPRİS içinde olduğu için kaybetti…Bu bir uyarıdır, aynısını şimdi sizler yapıyorsunuz…

Kentin AİDİYET DUYGULARINI yok ediyorsunuz…

Elmalı için düşünülen çok katlı “RANT PROJESİ”, “NOTER ONAYLI AŞK SKANDALI”NDAN KAT BE KAT TEHLİKELİDİR…

Halkın kullanımı için daha çok yeşil alan yapın, daha çok ağaç dikin, Kültüre ve sanata daha çok zemin hazırlayın… Elmalı’nın tam orta yerine bir “UCUBE YAPMAYIN” Elmalı ovası şehrin her yerinden görülmelidir. Güneşini, ayını, yıldızlarına “ihanet içinde” olmayın…KÜÇÜK BİR SERZENİŞ…

Bugüne kadar belediye başkanının adının karıştığı “NOTER ONAYLI AŞK SKANDALI”nı ne yazdık ne de görüş bildirdik…

Ancak başkana defalarca telefon ettiğimiz halde bizlere dönmedi….

“Mahkemeliğiz abi” dedi…

Bende yazdığın savunmayı gönderin dedim…

Ses ve seda yok…Şimdi bu çok katlı proje için susuyorlar…

Bu yazı dizisini devam ettireceğiz…

Bu zor süreçleri geride bırakacağımız günlerin özlemi ve hasretiyle…

Paylaşmak Güzeldir
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
AHMET İLHAN
1959 yılında Kızılcahamam yakasında ıhlamur ağaçlarının süslediği bir ilçede doğdum. Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulunu bitirdim. Gazetecilik yaptım. Ulusal Prestij Dergisi AMFORA"nın Genel Yayın Yönetmeliğini yaptım. Uzun bir süre Kanada, Mıchıgan ve New- York"da Doğal Yaşam, Ekoloji ve Sağlıklı Beslenme konularında çeşitli araştırmalar yaptım. Otların Büyüsü ve Çayların Büyüsü isimli kitapları yazdım. Yurdumuzun çeşitli bölgelerinde "Beslenmenin Ekonomi Politiği" konusunda konferanslar verdim. Yaklaşık 20 yıldır Olympos, Çıralı ve Adrasan yakasında yaşıyorum.

CEVAP BIRAKIN

  • (not be published)