Antalya’nın Konyaaltı İlçesinde HES Projesine İtirazlar Artıyor
Antalya’nın Konyaaltı ilçesindeki Geyikbayırı ve Doyran köylerinde hidroelektrik santral (HES) inşa edilmesi planları, bölge halkının tepkisini çekmeye devam ediyor. Doyran Enerji A.Ş. tarafından önerilen proje, Doyran Deresi üzerinde, 11 köye su sağlama işlevi gören bir alanda hayata geçirilmek isteniyor. Projenin hidroelektrik santralin cebri boru hattının, yıl içinde yaklaşık 25 bin yerli ve yabancı turistin ilgisini çeken kaya tırmanışı rotalarının tam ortasından geçmesi öngörülüyor.
8 Ekim Salı günü gerçekleştirilen Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) toplantısında, bölge halkı projeye dair endişelerini ve itirazlarını ilgili bakanlığa iletti.
Geyikbayırı Yaşam Platformu tarafından yapılan açıklamalara göre, Doyran HES projesi, su akışının pek yeterli olmadığı bir dere üzerine inşa edilmesi planlanıyor. Doyran Göleti su alma regülatöründe gerçekleştirilen ölçümlere göre, Doyran Deresi’nin yılın büyük bir kısmında 1m³/s’nin altında bir debiyle aktığı ve genelde yetersiz su seviyelerine düştüğü gözlemleniyor. HES’in elektrik üretimi için ihtiyaç duyduğu en az 1.34 m³/s suyun, Doyran Deresi’nde yalnızca bir ay boyunca (Mart veya Nisan) yeterli seviyeye ulaşabildiği belirtiliyor.
Proje kapsamında, kullanılacak suyun sadece yüzde 10’unun ‘can suyu’ olarak dereye bırakılacağı ifade ediliyor. Bununla birlikte, Geyikbayırı Yaşam Platformu, bu miktarın dere yatağında kısa mesafede kaybolacağına ve bu durumun dere boyunca kuruma ile sonuçlanacağına dikkat çekiyor.
Ayrıca, HES projesinin Doyran Deresi’nden su alan 11 köyde tarım faaliyetlerini olumsuz etkileme riskinin bulunduğu öne sürülüyor. Tarımsal sulama ve içme suyu hesaplamalarının sadece kayıtlı yapılar üzerinden yapıldığı, ruhsatsız konutların hesaba katılmadığı vurgulanıyor.
Doyran Deresi’ndeki suyun 8-10 kilometre boyunca borulara yönlendirilmesi sonucunda, bağcılık ve tarım gibi faaliyetlerin tehlikeye atılabileceği kaydediliyor. Su kaynaklarının azalmasının yaban hayvanları, kuşlar ve arılar üzerinde yok edici etkileri olacağı ve meyve yetiştiriciliğini imkansız hale getirebileceği ifade ediliyor.
Diğer bir önemli nokta ise, Doyran Enerji A.Ş.’nin Devlet Su İşleri (DSİ) ile yaptığı anlaşma gereği, bölgede 49 yıl süresince su kaynaklarını kullanma hakkına sahip olmasıdır. Bu durum, HES’e su yetmediği takdirde, diğer su kaynaklarını da kullanabilme yetkisini kapsıyor.
Platform üyeleri, kaya tırmanışı turizminin de olumsuz etkilenebileceğini vurguluyor. Özellikle kış döneminde Antalya’ya gelen yabancı turistlerin kaya tırmanışı için bölgeyi tercih ettiklerini belirten bir yetkili, HES projesinin kamp sektörünü de zarar görebileceği konusunda uyarıyor. HES inşasının, turizm faaliyetlerinin durma riski yarattığı ifade ediliyor.
Geyikbayırı Yaşam Platformu, HES projesinin oluşturabileceği kuraklık, erozyon, sel ve toprak kayması risklerine de dikkat çekiyor. Dereden geçen suyun borularda akışının çevresel ekosistemi olumsuz etkilemesi bekleniyor. Bu durum, orman alanlarının kurumasına ve bölgedeki biyolojik çeşitliliğin azalmasına neden olabilirken, su kaynaklarındaki azalma hayvanların otlama alanlarına ulaşımını da zorlaştırabilir.








