08 Kasım 2024 tarihinde yapılan açıklamalara göre, Marmara Denizi ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya. Uzmanlar, Erdek Körfezi‘nde birbirini takip eden müsilaj oluşumlarının deniz yüzeyine yaklaşık 5 metre kadar yaklaşmış olduğunu kaydetti. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi’nden Prof. Dr. Mustafa Sarı, bu müsilaj yoğunluğunun 5 ila 25 metre arasında geniş bulut kümeleri ile deniz seviyesini etkisi altına aldığını belirtti. Sarı, bölgede yaşanan durumun ciddiyetini su altı görüntüleri ile de göstermiş ve sorunların yayılmaya devam ettiğini; dolayısıyla ekosistemin önemli oranda tehdit altında olduğunu ifade etmiştir.
Acil önlem alınmaması durumunda müsilajın yayılma potansiyelinin artacağı ve ilkbahar aylarında deniz yüzeyine çıkma riskinin olacağı uyarısında bulunuluyor. Bu durum, yalnızca ekosistemi değil, aynı zamanda bölgedeki ekonomik faaliyetleri de derinden etkilemekte.
Müsilajdan en çok etkilenen grupların başında balıkçılar geliyor. Körfezdeki balıkçılar, oluşan müsilaj nedeniyle ağlarının kullanılamaz hale geldiğini belirtmekte ve bu durum geçim kaynaklarını tehdit etmektedir. Bu olumsuz tablo, balıkçılıkla uğraşan ailelerin yaşam standartlarını düşürmekle kalmayacak, aynı zamanda yerel ekonomiyi de sarsacaktır.
Turizm sektörü temsilcileri ise, müsilaj sorununa geçici bir çözüm bulunmaması durumunda, ilkbahar mevsiminde mevcut rezervasyonların ciddi şekilde olumsuz etkileneceğini dile getiriyor. Turistik tesislerde ve sahil bölgelerinde yaşanacak olumsuzluklar, bölge halkının gelir kaynaklarını yeniden sorgulamasına neden olabilir; bu da yerel işletmelerin kapanmasına yol açabilir. Dolayısıyla bu durum yalnızca ekoloji değil, aynı zamanda sosyoekonomik yapıyı da önemli ölçüde tehdit etmektedir.
Sonuç olarak, Marmara Denizi’nin durumu ve müsilaj sorunu artık bir acil durum haline gelmiştir. Hem ekosistem hem de yerel ekonomi açısından alınacak tedbirler büyük önem taşımaktadır. Uzmanların yaptığı uyarılar dikkate alınarak, yönetimlerin acilen harekete geçmesi gerekmektedir. Bu tehditlerin önlenmesi, gelecekte benzer sorunlarla karşılaşmamak için de kritik bir adım olacaktır.








