Suudi Arabistan, Türk ziyaretçilerine sunduğu çeşitli vize kolaylıkları ile dikkat çekmektedir. Kapıda vize, turistik elektronik vize ve 96 saate kadar kalış imkanı tanıyan transit vize uygulamaları, ülkeye gelen turistler için oldukça cazip hale gelmiştir. Türkiye’den Suudi Arabistan’ın başlıca turistik destinasyonlarına haftada 180’den fazla uçuş gerçekleştirilmektedir, bu da ulaşım konusunda büyük bir kolaylık sağlamaktadır.
Antik kent Al-Ula’nın Nebati kalıntılarından, 1800 kilometrelik Kızıldeniz’in bakir kıyılarına, Riyad’ın kozmopolit yapısından Cidde’nin tarihi güzelliklerine kadar, Suudi Arabistan geniş bir turistik deneyim sunmaktadır. Ziyaretçiler, eşsiz aktiviteleri ve doğal güzellikleri ile bu büyüleyici destinasyonda unutulmaz anılar biriktirebilirler.
Eşsiz bir ruha sahip büyüleyici bir destinasyon
2019 yılında turizme kapılarını açan Suudi Arabistan, günümüzde dünyanın en hızlı büyüyen turizm merkezlerinden biri olma yolunda hızla ilerlemektedir. “Vizyon 2030” stratejileri çerçevesinde tarihi bir dönüşüm sürecinden geçen ülke, yılın her döneminde çeşitli turizm kaynakları sunarak dinamik bir turizm destinasyonu olma hedefini gerçekleştirmeye çalışmaktadır.
Cidde, tarihi dokusu, canlı sanat ortamı ve zengin mutfağıyla önemli bir turizm merkezi haline gelmiştir. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Al-Balad antik kentini gezebilir, yerel pazarlarda alışveriş yapabilir ve Korniş boyunca yürüyerek, çağdaş sanat ve heykel koleksiyonlarının sergilendiği dünyanın en büyük açık hava müzesi olan Cidde Açık Hava Müzesi’ni keşfedebilirsiniz. Ayrıca, Cidde’nin güzel kumsallarında at sürme etkinliklerine katılarak Arap atlarının zarafetini deneyimleyebilirsiniz.
Riyad, dolu dolu bir etkinlik takvimi ile sürekli hareketli bir şehir konumundadır. Suudi Arabistan’ın doğum yeri olan Diriye’deki At-Turaif’i ziyaret etmek, tarih ve kültür meraklıları için eşsiz bir deneyim sunmaktadır. Bu bölge, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan dünyaca ünlü kerpiç yapılarına sahiptir. Ayrıca, Arabistan çölünün büyüleyici doğal güzelliklerini çöl safarileriyle keşfederek, Bedevi çadırlarında geleneksel Suudi lezzetlerini tatma ve kum sörfü, deveye binme gibi eğlenceli etkinliklere katılma fırsatı bulabilirsiniz.
Al-Ula, arkeolojik kalıntıları, kaya yapıları ve oyma yazıtlarıyla birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir bölge olarak, 200.000 yılı aşkın bir tarihe sahiptir ve adeta bir yaşayan müze niteliğindedir. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Al-Ula’da, şehrin ikonik yapılarından biri olan nefes kesici Jabal Al-Fil’i keşfederek, Condé Nast’ın 2023 Dünyanın Yedi Harikası listesinde kendine yer bulan bu vahanın sıcak hava balonu turuyla kuşbakışı manzarasını izleyebilirsiniz. Ayrıca Al-Ula, dünya standartlarında restoranları ve eşsiz etkinlik takvimi ile de dikkat çekmektedir.
Kızıldeniz’in batı kıyısında yer alan bölge, yenilikçi ve sürdürülebilir lüks turizm destinasyonu olarak keşfedilmeyi bekliyor. Six Senses Southern Dunes ve The St. Regis Red Sea Resort gibi yeni tesisler ile bölge misafirlerini ağırlamaya başlamıştır. Mayıs 2024’te kapılarını açması planlanan Nujuma, Ortadoğu’da yalnızca bir tane bulunan Ritz-Carlton Reserve ile birlikte hizmet verecektir. Bu başarılı proje, lüks ve sürdürülebilirliği bir arada sunarak, dünyanın en iddialı yenilenebilir odaklı turizm destinasyonunu yaratmayı hedeflemektedir. 2030 yılında tamamlanması planlanan bu projeyle Kızıldeniz, toplamda 50 otele








