
Turizm sektörü, gelişen dünya dinamikleri içerisinde sürekli olarak yenilenme ve dönüşüm sürecinden geçiyor. Ancak bu dönüşümün önünde, sektör temsilcilerinin çözüm beklediği birçok kronik sorun bulunuyor. TÜRSAB’ın mevcut yönetimi altında seyahat acentalarının karşılaştığı zorluklara dair kalıcı çözümler üretilememesi, turizm profesyonelleri arasında ciddi tartışmalara yol açıyor.
TÜRSAB Başkan Adayı Dr. Ali Bilir, mevcut yönetimin turizm sektörüne zarar verdiğini, acentaların çıkarlarını göz ardı ettiğini ve bu anlayışın değişmesi gerektiğini belirtiyor. Bağlıkaya yönetiminin yedi yıllık sürecinde sektör için kalıcı bir çözüm üretmediğini ifade eden Bilir, yaklaşan genel kurulda değişimin kaçınılmaz olduğunu vurguluyor.
Aşağıda, Dr. Ali Bilir’in TÜRSAB yönetimine yönelik eleştirilerini ve değişim çağrısını içeren basın açıklamasını olduğu gibi yayımlıyoruz:

BASIN AÇIKLAMASI
Bağlıkaya’nın Sektöre Katacağı Hiçbir Şey Kalmadı!
Dr. Ali Bilir
TÜRSAB 24. Dönem Başkan Yardımcısı
TÜRSAB’ın mevcut başkanı Firuz Bağlıkaya, göreve geldiği günden bu yana seyahat acentacılığı sektörünü yok etmeye, turizmi baltalamaya ve meslektaşlarımızın haklarını hiçe saymaya devam etmektedir. Yedi yıllık yönetim süresince, seyahat acentalarının karşı karşıya kaldığı sorunlara tek bir kalıcı çözüm getirmemiş, aksine sektörün en büyük engellerinden biri haline gelmiştir.
Son olarak, Ankara’da düzenlenen iftar programında “Seyahat Acentaları Dinlenmeli ve Desteklenmeli” şeklindeki açıklaması, öz eleştiriden uzak, samimiyetsiz ve acentaları aldatmaya yönelik göstermelik bir sözden başka bir şey değildir. Sayın Bağlıkaya, bizzat çözmesi gereken sorunları dillendirmekten öteye geçmiyor.
Firuz Bağlıkaya’nın 7 Yıllık Yönetimi Seyahat Acentalarını Çıkmaza Sürükledi!
Peki, yedi yıldır bu sektörün başında bulunan biri olarak bugüne kadar ne yaptın? Seyahat acentalarının sesini gerçekten hiç dinledin mi? Desteklenmesi için somut hangi adımları attın?

TÜRSAB’da Değişim Şart!
Turizm Yüzyılı adı altında lanse edilen projeler tamamen altı boş, kopyalanmış ve göz boyamaya yönelik çalışmalar olup, acentaları oyalamaktan başka bir amaca hizmet etmemektedir. Gerçek çözüm üretmek yerine, kendi PR çalışmalarını finanse etmek için acentaların ödediği aidatlar kullanılmakta, sahte bir dayanışma havası yaratılarak meslektaşlarımız kandırılmaya çalışılmaktadır.
Turizm Yüzyılı adlı kopyalanmış Proje Firuz Bağlıkaya’nın Kendi PR Çalışmasından Başka Bir Şey Değildir!
Bağlıkaya, geçtiğimiz dönemlerde “Vatandaş Seyahat Acentalarına Güvenmiyor” gibi skandal bir açıklamayla bizzat kendi temsil ettiği sektörü hiçe saymış, acentaların imajına zarar vermiştir. Bugün ise, seçim sürecine girerken, Birliğin kaynaklarını kendi kampanyalarına yöneltmekte ve Ramazan ayını da istismar ederek acentaların manevi duygularını kullanmaktan çekinmemektedir.
TÜRSAB’da İftar Programı mı, Seçim Yatırımı mı?

Acentaların ödedikleri aidatlarla iftar programları düzenleyerek bir marifet gösterisi sunan Bağlıkaya, Bölge Temsil Kurulu yönetimlerini de bu oyuna dâhil ederek acentaları manipüle etmeye devam etmektedir. Programlarda söylenen sözler hamasi, vaatler boş, gerçek anlamda acentalara hiçbir fayda sağlamayan bir anlayışla hareket edilmektedir.
Seyahat Acentaları Artık Kandırılmamalı!
Aynı sözleri tekrar tekrar söyleyerek, aynı film karesini başa sararak meslektaşlarımızı oyalamaktan başka bir amacı olmayan bu yönetim anlayışı, seyahat acentalarının geleceği için büyük bir tehdit oluşturmaktadır.
Değerli seyahat acentacıları, 2025 yılı sonunda gerçekleşecek olan Genel Kurul, sektörünüzün geleceği adına son fırsattır. Mesleğimize ve turizme zerre faydası dokunmayan bu zihniyetten kurtulmak için birliğimize sahip çıkmalıyız. Daha güçlü, daha şeffaf, acentaları gerçekten dinleyen ve destekleyen bir yönetim anlayışının tesis edilmesi için hep birlikte harekete geçme zamanı gelmiştir.
TÜRSAB Başkanlığına Sığınan Firuz Bağlıkaya, Seçim Kampanyasını Birliğin Kaynakları ile Finanse Ediyor!
TÜRSAB artık seyahat acentalarının geleceğini karartan bu anlayıştan kurtulmalı ve sektörün çıkarlarını gerçekten savunan bir yönetimle yola devam etmelidir. Bu değişimi gerçekleştirerek meslektaşlarımızın hak ettiği bir TÜRSAB’ı inşa etmek hepimizin sorumluluğudur.
Dr. Ali Bilir