Sahadan Yükselen Çağrı: Birlikte Şeffaf ve Katılımcı Bir TÜRSAB
Turizm sektöründe çalkantılı bir döneme girildi. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB), yönetimsel yapısı, mal varlıkları ve üyelik anlayışıyla sorgulanırken, sahadan gelen birleşik bir ses değişim çağrısında bulunuyor. “Birleşik TÜRSABHareketi” adıyla örgütlenen bu yeni oluşum, demokratik katılımı, şeffaf yönetimi ve ortak aklı esas alan bir gelecek vizyonuyla dikkat çekiyor. Bu önemli hareketin basın toplantısından yansıyan açıklamalarla karşınızdayız…
Emin Çakmak: “Bu Birlik Yaşamalı, Yeniden Yapılanmalı”
Birleşik TÜRSAB Platformu’nun sözcüsü Emin Çakmak, basın toplantısında yaptığı kapsamlı açıklamada, TÜRSAB’ın gidişatına dair endişelerini dile getirdi:
“Bugün herkes bir başkan adayı bekliyor. Bir başkan adayımız yok ama aday adaylarımız var. Platformumuza müracaatlarını yaptılar, aday adayı olduklarını deklare ettiler. Buradan kıymetli basın mensupları aracılığıyla şu çağrıyı yapmak istiyorum: Yeni dönemde 2025 seçimlerinde aday olmak isteyen herkes bir ay içinde platformumuza ya da şahsıma başvurabilir.”
Çakmak, “çoklu liste”ye karşı olduklarını belirtti ve tek liste ile ön seçim önerisini dile getirdi:
“Yönetim dışında kalan tüm aday adaylarımız platform çatısı altında birleşsin, omuz omuza versin. Demokratik ön seçimle adayımızı belirleyeceğiz. Kazanan adayın yanında birleşeceğiz.”
Yönetimi sert sözlerle eleştiren Çakmak:
“Bir dönem daha bu arkadaşımıza ve çevresine şans tanırsanız, TÜRSAB’ın ve mesleğimizin büyük bir yıkımı olur. TÜRSAB üyeleri olarak artık sahip çıkma zamanıdır.”
Çakmak, Cem Polatoğlu ile birlikte bu dönemde aday olmayacaklarını, ancak platforma destek vereceklerini de ekledi:
“Aday değilim, ama mücadelede varım. Bu birliğe sahip çıkmak hepimizin görevidir.”
Birleşik TÜRSAB: Sektörden Doğan Bir Güç Birliği
Birleşik TÜRSAB Platformu, sahadaki acentelerin taleplerinden doğan bir hareket. Mevcut yönetimin “tek adam anlayışı”na karşı kolektif aklı ve ortak iradeyi esas alıyor. Yönetimde yer almayacaklarını açıklayan Cem Polatoğlu ve Emin Çakmak, destek ve yönlendirme görevinde olacaklarını belirtti.
Aylin Özsavaş: “Tek Adamlık, Tek Kadınlık Yok!”
Başkan aday adaylarından Aylin Özsavaş, platformun demokratik yapısına dikkat çekti:
“Tek adamlık, tek kadınlık, tek kişilik yönetim yok! Biz birlikte güçlüyüz. Koltuktan güç almaya değil, koltuğa değer katmaya geliyoruz.”
“En az 2-3 dil bilen, dünyayı gezen ve global meslektaşlarıyla iletişimde olan bir TÜRSAB vizyonuyla geleceğe yürüyoruz.”
Ali Bilir: “Genel Kurul Tarihi Bilinçli Manipülasyon”
Ali Bilir, olağanüstü genel kurulun zamanlamasını sert dille eleştirdi:
“Kurulun hac dönemi ve bayram öncesine denk getirilmesi, katılımı azaltmaya yönelik bilinçli bir tercih.”
“TÜRSAB tarihinde ilk kez bir genel kurul Salı gününe denk getiriliyor. Katılımı sınırlı tutarak, kararların küçük bir grupla alınması hedefleniyor.”
“TÜRSAB Mal Varlığı Risk Altında”
Ali Bilir’in bir diğer çarpıcı açıklaması:
“Yönetim, arsa, bina, daire gibi gayrimenkullerin satış ve devir yetkisini genel kuruldan talep ediyor. Bu 15 bin üyenin mal varlığını riske atar.”
Geçmişte benzer bir olayın yaşandığını hatırlatan Bilir, bu yetkiyle hareket edecek bir yönetimin TÜRSAB’a zarar vereceğini savundu.
Ayrıca bu sürece karşı hukuki girişimlerde bulunduklarını da açıklayan Bilir:
“Bu keyfi kararları durdurmak için Kültür ve Turizm Bakanlığı nezdinde ve CİMER üzerinden resmi başvurularımızı yaptık. Amacımız, TÜRSAB üyelerinin ortak mal varlığını korumaktır.”
Birleşik TÜRSAB 2025 Seçim Manifestosu – Tam Metin
“TÜRSAB ya eski alışkanlıklarla tükenmeye devam edecek ya da birlikte yeniden inşa edilecek.”
Birleşik TÜRSAB Hareketi’nin manifestosunda öne çıkan başlıklar şunlar:
Tek adam yönetiminden uzak, üyeye hesap veren, katılımcı ve şeffaf bir TÜRSAB.
Yetkinin merkezde değil, sahada ve bölgede olduğu bir yapı.
TÜRSAB teşkilat yapısının merkezden bölgeye yetki devriyle yeniden yapılandırılması.
Mali kaynakların tüm acentaların yararına şeffaf ve denetlenebilir biçimde kullanılması.
Eğitim ve dijitalleşme, TÜRSAB’ın asli görevi olacak.
Devletle çözüm temelli, saygın iş birlikleri kurulacak.
Tanıtım faaliyetleri şov için değil, stratejik fayda odaklı yürütülecek.
TÜRSAB, içine kapanan değil; turizme yön veren bir yapı olacak.
“Bu kurum kimsenin vitrini değil, binlerce acentanın ortak evidir. TÜRSAB’ı kurtaracak olan yine TÜRSAB üyeleridir.”
Son Söz: “Bu Mücadele Sadece Sandıkta Değil, Sahada da Kazanılacak”
Birleşik TÜRSAB Hareketi, bu süreci bir seçim değil, bir “yeniden inşa mücadelesi” olarak tanımlıyor. Demokratik ön seçimle belirlenecek ortak adayın arkasında birleşerek, güçlü bir değişim hedefleniyor.
“Turizmin gücü birliğimizden geçer. TÜRSAB bu birliğin ta kendisidir.”