Bu siteyi kullanarak Gizlilik Politikası'nı ve Kullanım Şartları'nı kabul etmiş olursunuz.
Accept

“Gazeteciler, gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır”

Mustafa Kemal ATATÜRK (1929)

HOTEL GAZETESİHOTEL GAZETESİHOTEL GAZETESİ
  • Ana Sayfa
  • GÜNDEM
  • GASTRONOMİ
  • GEZİYORUM
    • GEZİ YORUM
  • RÖPORTAJLAR
  • YAZARLAR
    • YAZARLAR
    • AKADEMİK YAZILAR
  • E-GAZETE
Reading: İYİ Parti’den Erdoğan’a Çözüm Çağrısı!
Share
Bildirimler Daha Fazla
Font ResizerAa

“Gazeteciler, gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır”

Mustafa Kemal ATATÜRK (1929)

Font ResizerAa
HOTEL GAZETESİHOTEL GAZETESİ
  • Ana Sayfa
  • GÜNDEM
  • GASTRONOMİ
  • GEZİYORUM
  • RÖPORTAJLAR
  • YAZARLAR
  • E-GAZETE
Search
  • Ana Sayfa
  • GÜNDEM
  • GASTRONOMİ
  • GEZİYORUM
    • GEZİ YORUM
  • RÖPORTAJLAR
  • YAZARLAR
    • YAZARLAR
    • AKADEMİK YAZILAR
  • E-GAZETE
Have an existing account? Sign In
Follow US
SEKTÖRÜN BASILI TEK GAZETESİ
Anasayfa » Blog » İYİ Parti’den Erdoğan’a Çözüm Çağrısı!
TURİZM

İYİ Parti’den Erdoğan’a Çözüm Çağrısı!

AI Editör
Last updated: 29 Mayıs 2025 02:19
AI Editör Published 29 Mayıs 2025
Share
SHARE

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin grup toplantısında oldukça çarpıcı açıklamalara imza attı. Dervişoğlu, iktidarın ekonomi ve adalet konusundaki tavırlarını sert bir dille eleştirirken Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Çözüm istiyorsan bunları çöz” çağrısında bulundu.

Adaletsizliğin toplumsal huzursuzluğu artırdığını ifade eden Dervişoğlu, böyle bir ortamda ekonomik iyileşmenin sağlanamayacağını belirtti. Dervişoğlu’nun ifadeleri dikkat çekiciydi:

“‘Terörsüz Türkiye’ söyleminin arkasında yolsuzlukla anılan bir iktidar ve güçsüzleşmiş bir Türkiye bulunmaktadır. İktidar, toplumsal düzeni tehdit eden olumsuzluklara göz yumarak, açları daha da çaresiz bırakıyor ve suça yönlendiren bir ortam oluşturuyor. Eğitimli bireyler, cehaletle susturuluyor; kural koyan kişiler kendi kurallarını zorla dayatıyorsa, hoşgörüyü köreltiyor ve tahammülsüzlüğü yüceltiyorsa, burada terörden daha derin bir sorun bulunmaktadır.”

Bu durumu sürükleyen iktidarın ve ortaklarının, bu konuda bir utanç taşıyıp taşımadıkları da sorgulanmalıdır. Değişim arzularının olup olmadığını merak ediyorum, ancak görünüşe göre bu konuda bir istekleri yok. Çünkü onlar, sadece yağmayı değil, aynı zamanda bu yağmanın kendilerine doğal bir hak olduğunu düşünüyorlar. Çürümüş bir düzenin değiştirilmesi ya da düzeltilmesi için herhangi bir somut adım atılmasını beklemek, hayalden öte gitmeyecektir.

Örneğin, “15 bin lira emekli maaşı yetersiz; bunu 100 bin lira yapmayı düşünelim. Yapabiliriz, çünkü Merkez Bankası elimizde, para basabiliriz” gibi mantık dışı önerilerle karşılaşmak, bunun canlı bir örneğidir.

Ekonomi sadece kurlardan ibaret değildir

Türkiye’nin dört bir yanını dolaşırken yalnızca işsizlik ve geçim derdi çeken bireylerin feryatlarını değil, aynı zamanda iş verenlerin ve üreticilerin sıkıntılarını da gözlemliyoruz. İktidarını sürdürmek amacıyla çeşitli formüller geliştirenler, üreticilerin yaşadığı sorunlara çözüm bulma noktasında sanki kayıtsız kalıyorlar. Unutulmamalıdır ki ekonomi; sadece döviz kurları ve faiz oranlarıyla ölçülen bir kavram değildir.

Ekonomi, bir ülkenin onurunu simgeler ve sofra ekmeği kadar değerlidir. İşleyen fabrikalar, yaratıcı fikirler ve yenilikler ile doğrudan bağlantılıdır. Daha iyi yaşam arayışımız, geleceklerimiz için bir umut oluştururken; sanayicinin azmine, esnafın sabrına ve çiftçinin alın terine yapılan her tür zulüm, kimseye yarar sağlamayacaktır.

Karabük’te Türkiye’nin demir-çelik merkezi olarak karşılaştığımız manzara da benzer bir tabloyla örtüşmektedir. Üreticiler, ülke ekonomisine daha fazla katkı sunabilmek amacıyla Filyos Limanı ile demiryolu bağlantısının güçlendirilmesini talep ediyor. Bu sayede maliyetlerini düşürmek ve istihdamı artırmak hedefindeler.

Ölü yatırımlara harcanan yüz milyarlarca dolara karşılık, bir lojistik merkezinin kurulmasını istemektedirler. Zira 23 yıllık iktidar sürecinde, Batı Karadeniz’de demir-çelik sektörü için serbest bir bölge oluşturulmadığı gibi, liman ve depolama alanları da inşa edilmemiştir. Enerji maliyetleri özellikle demir-çelik sektörü üzerinde olumsuz bir etki yaratmakta; gece vardiyaları nedeniyle çalışma süreleri kısıtlanmaktadır. Üreticiler bu konuda İş Kanunu’nda bir düzenleme beklemektedir.”

Üreticinin finansman sorununu çözün

Türkiye’de tarım, sanayi, lojistik ve turizm sektörlerinde büyük bir finansman sıkıntısı yaşanmaktadır. Üreticilerin çekleri bankalarda bloke edilmekte ve kredi bulmakta zorlanmaktadırlar. Kamu bankaları ise bu talepleri karşılamaktan oldukça uzak kalmaktadır.

Buradan Türkiye ekonomisinin yöneticilerine, kim olursa olsun, bir çağrıda bulunmak istiyorum; gazeteler aracılığı ile kargaşalarla buluşmak yerine, piyasayı toparlayıcı adımlar atın.

Üreticilerin yaşadığı finansman sorununa çözüm bulun. Eğer bu insanlar iflas ederse, sizi hiçbir uluslararası lider ya da terör örgütü kurtaramaz. Bu durum, milletin elinde kalmanıza sebep olur ve bizler de bu yıkımın altında kalırız. Artık işlerinizi yapmanın zamanı geldi. Dünya için birçok iş başardınız; ancak bunların bir kısmı, yolsuzluk ve adaletsizlikle anılır hale geldi. Dünyanın çıkarlarını korumak yerine, ahiret hesaplarınızı düşünmelisiniz.”

Ailelerin yüzde 10’u çocuklarına yeni kıyafet alamıyor

İktidar, önümüzdeki on yılı “Aile ve Nüfus 10 Yılı” olarak duyurdu. Nüfus sorunları nedeniyle yaşanan zorluklar yetmedi gibi, şimdi de on yıllık yeni bir aile krizi sinyalleri vermeye başlamıştır. Yoksulluk sınırında yaşayan her üç çocuktan birinin durumu ise ciddi bir biçimde sorgulanmalıdır. 7 milyondan fazla çocuk, yoksul bir yaşam sürüyor ve okula aç bir şekilde gidiyor. TÜİK’in ‘Aile Raporu’na göre, hanelerin yüzde 20’den fazlası yoksulluk sınırında kalmaktadır.

Üç hane halkından biri uygunsuz barınma koşullarında yaşamaktadır. Sızıntılı çatıları, küflü duvarları bulunan bu ortamlarda sosyal yardımlarla yaşamaya çalışanların sayısı ise neredeyse 15 milyona ulaşmıştır. ‘Sosyal ve Ekonomik Destek’ kapsamında yardım alan çocuk sayısı son on yılda üç kat artmıştır ve bu çocukların yüzde 40’ı yoksulluk riski altındadır.

Ailelerin yüzde 10’u çocuklarına yeni kıyafet alabiliyor; eti, balığı veya tavuğu bırakın, meyve ve sebze temin edememektedirler. Türkiye’deki 15 yaş grubundaki öğrencilerin yüzde 20’si, haftada en az bir gün karnını doyurmadan geçirmekte ve her beş çocuktan biri okula aç gitmektedir. İşte Erdoğan ve ekibinin “Yeni Türkiye” masallarıyla geldiği nokta budur. Aile Yılı’nda yaşattıkları da bu şekildedir.

Recep Tayyip Erdoğan iktidarından kurtarılmalıdır

Bu sistemin değişmesi ve mevcut gidişatın sona ermesi elzemdir. Türkiye, başına bela olan en büyük felaket olan Recep Tayyip Erdoğan iktidarından mutlaka kurtarılmalıdır. Sesimi duyun. Terörün asıl hedefi toplumsal düzenin bozulmasıdır. Bu amaca yönelik her adım, bir tehdit olarak değerlendirilmektedir. Bugünkü Türkiye’ye baktığımızda, ailelerin mutfaklarındaki sorunların yanı sıra daha büyük bir tehdit olup olmadığını sorgulamak gerekmektedir.

Yüz binlerce evdeki et, tencerelerin kaynamaması; bu durum, daha büyük bir güvenlik sorunu haline geliyor. Ülkemizin geleceği olan gençlerin umutsuzluk ve işsizlik içerisinde sürüklenmesi, daha ağır bir tehdit oluşturuyor. Bayram yaklaşırken, dedeler ve anneanneler torunlarına harçlık vermek için hesap yaparken, bu durum geleneklerimize büyük bir darbe vuruyor.

Bir millet, dünyanın en yüksek enflasyonu altında eziliyorsa; huzuru bozan bu karışıklıklardan daha büyük bir tehdit olamaz. Asgari ücret artık sıradan bir gelire dönüşmüş ve bu da açlık sınırının altında kalıyorsa; çalışma barışının daha fazla zarar görüp görmeyeceğini düşünmek oldukça zordur. Terör, Türkiye’nin istikrarını hedef alıyor ve Türk milletinin huzurunu tehdit etmektedir.

İşte bu nedenle liyakatsizlik, hırsızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik, yasaklar ve yolsuzluk da birer terör biçimidir. İktidarın en önemli görevi, ülkemizi ve milletimizi bu tehditlerden korumak ve durumu düzeltmektir. Bu konuda milli menfaatleri değil, şahsi çıkarları önceleyen hesapları reddediyoruz.

Ey Recep Tayyip Erdoğan, sen kimin yanındasın, kime hizmet ediyorsun?

Sayın Erdoğan, aslında şunu söylüyor; ‘Ben tüm önlemleri aldım. Devleti bir şirket gibi yönetiyorum, terör örgütlerini eşitleyerek DEM’i koalisyona ortak yaptım, muhaliflerimi içeri attırdım, sorun yaratanlara karşı soruşturma açtırıyorum, yargıyı kullanarak halkı korkutuyorum. Medyanın tepesinde ise Demokles’in kılıcını sallıyorum. Dolayısıyla, benim yeniden aday olma gibi bir derdim yok.’

Gerçekten de, söylediklerinin ardında bu düşünce yatıyor. Siyaset, bir iddia ve sözdür; ancak millete devleti ile yaptığı toplumsal sözleşme olarak belirtilen Anayasa’nın varlığını unutmamak gerekiyor. Bu noktada yeniden hatırlatmak isterim ki, Anayasa’ya göre, Recep Tayyip Erdoğan’ın bir daha aday olması mümkün değildir. Bunun dışındaki her yol yasadışıdır ve gayri meşrudur.

Kaynak: ANKA

Göz At

BookingAgora ve Travelport’tan Stratejik Hamle: GDS Anlaşması Yenilendi

SEVİLLA’DA ALANYA’NIN SPOR TURİZMİ ROTASI ÇİZİLDİ

İlk Kez Gerçekleşen Turkish Travel Market, Sektörden Tam Not Aldı

Doğu Karadeniz’in Turizm Vizyonu Tek Çatı Altında Kaçkar Turizm Fuarı Dünyaya Açılıyor

Seyahat Ekosisteminin En Kapsayıcı Durağı Uzakrota, Sezonu İstanbul Buluşmasıyla Açtı

Share This Article
Facebook Twitter Pinterest Whatsapp Whatsapp LinkedIn Telegram Email Linki Kopyala Yazdır
Share
Bir Cevap Bırak

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İstanbul Turizm Fuari

Son Yazılar

  • BookingAgora ve Travelport’tan Stratejik Hamle: GDS Anlaşması Yenilendi 5 Nisan 2026
  • SEVİLLA’DA ALANYA’NIN SPOR TURİZMİ ROTASI ÇİZİLDİ 5 Nisan 2026
  • İlk Kez Gerçekleşen Turkish Travel Market, Sektörden Tam Not Aldı 5 Nisan 2026
  • Doğu Karadeniz’in Turizm Vizyonu Tek Çatı Altında Kaçkar Turizm Fuarı Dünyaya Açılıyor 5 Nisan 2026
  • Seyahat Ekosisteminin En Kapsayıcı Durağı Uzakrota, Sezonu İstanbul Buluşmasıyla Açtı 5 Nisan 2026

Üyeliklerimiz

Hakkımızda

Otel Gazetesi
Hızlı Linkler
  • Ana Sayfa
  • GÜNDEM
  • GASTRONOMİ
  • GEZİYORUM
    • GEZİ YORUM
  • RÖPORTAJLAR
  • YAZARLAR
    • YAZARLAR
    • AKADEMİK YAZILAR
  • E-GAZETE
Kategoriler
  • Ana Sayfa
  • GÜNDEM
  • GASTRONOMİ
  • GEZİYORUM
    • GEZİ YORUM
  • RÖPORTAJLAR
  • YAZARLAR
    • YAZARLAR
    • AKADEMİK YAZILAR
  • E-GAZETE

Abone Ol

E-posta bültenimize ücretsiz bir şekilde Abone Ol!

HOTEL GAZETESİHOTEL GAZETESİ
Follow US
© Otel Gazetesi. Webixmo tarafından geliştirilmiştir. Tüm Hakları Saklıdır.
  • Ana Sayfa
  • Contact & Künye
  • Yazarlar
  • E-GAZETE
  • OTELE ELEMAN
  • Üyelik – GİZLİLİK BEYANI
Welcome Back!

Sign in to your account

Şifremi unuttum