1999 yılında mezbahada kasaplık yaparken dana sinirinden kamçı üretimini öğrenen Artun, bu geleneği uzun yıllardır sürdürmekte. Mezbahalardan topladığı atık dana sinirlerini temizleyip kurutarak saç örgüsü yöntemiyle biçimlendiren Artun, bu süreçte deri süslemeleri de ekleyerek eşsiz sanat eserleri yaratıyor. 2022 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ‘kamçılı imalat’ alanında ‘Geleneksel El Sanatları Sanatçısı’ unvanına layık görülen Artun, Türkiye’nin tek tescilli kamçı ustası olma özelliğini taşıyor.
‘KENDİ İMKANLARIMLA KAMÇI ÜRETMEYE ÇALIŞTIM’
Urla mezbahasında çalıştığı dönemde kasap ustalarının boş zamanlarda kamçı yaptığını gözlemleyen Artun, ustalardan destek aldığını ifade ediyor: “Kendilerinden rica ettim, Hasan Dağ ve Hüseyin Cengiz Kapan ustalarım bana çok yardımcı oldular. Bu işi geliştirerek deri işlemeyi de ekledim ve kendi imkânlarımla kamçı üretmeye çalıştım. Bugüne kadar geldim” diye konuşuyor. Artun, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın kendisine verdiği ‘geleneksel el sanatları sanatçısı’ unvanını da önemsiyor.
‘KAMÇILARIM ŞİDDET AMAÇLI SATILAMAZ VE KULLANILAMAZ’
Kamçı yapımının giderek unutulmaya yüz tutan mesleklerden biri olduğunu belirten Artun, “1999’dan beri bu işi sürdürüyorum. Yurt dışından da talep alıyorum; Balkanlar, Avrupa ve Afrika ile birlikte Orta Doğu’da Hindistan’a da kamçı gönderiyorum. Ancak genel olarak eserlerimi Türkiye’deki illere ulaştırdım. Kamçılarım görsel, aksesuar ve dekoratif amaçlı olup kesinlikle şiddet amaçlı satılamaz ve kullanılamaz. Eserlerimle iş yerleri, köy odaları ve müzeler gibi birçok mekana katkıda bulundum” ifadelerini kullanıyor.
‘KAMÇIYI DANA SİNİRİNDEN YAPAN TESCİLLİ TEK USTAYIM’
Kamçıyı dana sinirinden üreten Türkiye’deki tek tescilli usta olduğunu vurgulayan Artun, “Ülkede başka kamçı ustaları mevcut. Kızılcık, kestane ağacından, demir veya plastikten kamçı yapanlar var. Ancak mezbahalardaki dana sinirinden kamçı üreten yalnızca benim” şeklinde konuşuyor. Kamçı yapım süreci ile ilgili detayları veren Artun, “Dana sinirini mezbahada bir köşeye ayırıp temizliyorum. İkiye böldükten sonra kamçı haline dönüştürüyorum. Temiz su içinde beklettikten sonra saç örgüsünü yapmaya başlıyorum. Yaz aylarında yaklaşık 5 günde, kış aylarında ise 15 günde kuruyor. Kuruduktan sonra öğrendiğim teknikle süslemesini tamamlıyorum” diyor.
‘UNUTULUP KAYBOLMASINA ÜZÜLÜRÜM’
Sanatını genç nesillere aktarma amacıyla çalışmalarına devam eden Artun, “Öğrenmek isteyen herkesin kapısı her zaman açık. Büyük oğluma bu sanatı öğrettim ve diğer gençlerle de paylaşmak istiyorum. Unutulup kaybolmasına gerçekten üzülürüm. Benim gibi birçok mesleğin yok olduğunu gözlemliyorum ve gençlerin yeterince desteklenmediği bir gerçektir” diyerek sözlerini sonlandırıyor.








