2024 yılına dair yapılan bir rapor, küresel ölçekte birleşme ve satın alma işlemlerinin toplam hacminin 3,5 trilyon dolar civarında kalmasının beklendiğini ortaya koydu. Bu rakam, 2021’de ulaşılan tarihi zirvenin altında kalacağı tahmin ediliyor. Bununla birlikte, 5 milyar dolar ve üzeri büyüklükteki ‘mega’ işlemlerin 2024 yılı itibarıyla yıllık bazda yüzde 17 artışla 1,2 trilyon dolara ulaşacağı belirtiliyor. İlk on işlemin toplam hacminin yüzde 7’sini oluşturduğu dikkate alındığında, küresel alandaki en büyük işlemin 35,9 milyar dollar ile perakende ve tüketici ürünleri alanındaki Mars’ın Kellanova’yı satın alması olduğu kaydediliyor. Branchout Türkiye Kurumsal Finansman ve Strateji Lideri Kürşat Doğan, bu artışın büyük şirketlerin belirgin sinerjiler arayışı ve risk alma konusunda daha cesur bir tavır sergilemeleriyle ilişkili olduğunu ifade etti.
FİNANSAL YATIRIMCILAR SEÇİCİ DAVRANDI
Rapora göre, finansal yatırımcıların işlem hacmindeki payı yüzde 34, işlem adedindeki payı ise yüzde 27 olarak tespit edildi. Stratejik yatırımcılar piyasalardaki güçlü konumlarını korurken, finansal yatırımcıların daha dikkatli bir tutum sergilediği görünmektedir.
Doğan, artan faiz oranları ve sıkılaşan finansman koşullarının finansal yatırımcıları daha seçici hale getirdiğini belirterek, “Bu durum, risk almakta tereddüt eden finansal yatırımcıların yatırımlarını sınırlandırmalarına yol açtı. 2021’deki zirve döneminin ardından, finansal yatırımcıların işlem hacimlerindeki düşüş devam etti ve 2024’teki toparlanma ise sınırlı oldu. Türkiye’de 2024 itibarıyla işlem hacminin 4,9 milyar doları stratejik, 1,6 milyar doları ise finansal yatırımcı işlemlerine dayanmaktadır. 2024 yılında finansal yatırımcıların Türkiye’deki en büyük on işlemin toplam değeri 1,2 milyar ABD doları olarak gerçekleşti ve bu, ilk on işlem toplam hacmin yüzde 75’ini oluşturdu” şeklinde konuştu.
Branchout Türkiye’nin raporu, dünya genelinde geçen yıl yaklaşık 40,2 bin adet birleşme ve satın alma işlemi gerçekleştirildiğini göstermektedir. Bu sayı, bir önceki yıla göre hafif bir artış göstermekte. Öne çıkan teknoloji, medya ve telekomünikasyon (TMT) sektörü, hem işlem hacmi hem de sayısı bakımından liderliğini devam ettirmektedir. Yapay zeka tabanlı çözümler ile hizmet olarak yazılım şirketleri ise yatırımcıların ilgi odağı olmaya devam etmektedir.
Türkiye’de dikkat çekici anlaşmalar, teknoloji sektörünün yanı sıra lojistik ve enerji gibi geleneksel alanlarda da meydana geldi. Getir’in Mubadala’dan aldığı 250 milyon dolarlık yatırım, Kaspi.kz’nin Hepsiburada’nın çoğunluk hisselerini 1,1 milyar dolara edinmesi gibi işlemler, Türkiye’nin fintek ve e-ticaret alanındaki potansiyelini gözler önüne serdi. General Atlantic’in Insider’a yaptığı 500 milyon dolarlık Seri E yatırımı, Türkiye’den çıkan SaaS oyuncularının uluslararası fırsatlarını temsil eden önemli bir gelişme olarak dikkat çekti. Ayrıca, Quexco’nun Mutlu Akü’yü satın alması ve DFDS’in Ekol Lojistik’in uluslararası taşımacılık operasyonunu devralması, Türkiye’nin enerji dönüşümündeki ve lojistik zincirindeki küresel entegrasyona açık olduğunu göstermektedir. TMT sektörü, Türkiye’de 2,6 milyar dolarlık hacim ve 238 işlem ile global eğilimlerle uyumlu bir tablo çizmektedir.
GAYRİMENKUL VE ENERJİ SEKTÖRLERİNDE DİKKAT ÇEKEN ANLAŞMALAR YAPILDI
Geçen yıl gayrimenkul, inşaat, turizm, enerji, maden ve petrol sektörlerinde önemli anlaşmalar gerçekleştirildi. 1,3 milyar dolarlık işlem hacmine sahip gayrimenkul ve inşaat sektöründe, Doğuş Holding’in Galataport’un yüzde 19 hissesini 418 milyon dolara satın alması ve Orjin Grup’un İstinyePark AVM’nin yüzde 42 hissesini 500 milyon dolara edinmesi, sektör hacminin yüzde 71’ini oluşturdu. Ayrıca, Birleşik Krallık merkezli ACG, Polimetal Madencilik hisselerinin tamamını 290 milyon dolara, Palmet Enerji’nin Zorlu Enerji Dağıtım hisselerinin tamamını 200 milyon dolara, CVK Maden İşletmeleri’nin Virtus Mining hisselerinin yüzde 70’ini 159 milyon dolara ve Doğan Holding’in Gümüştaş Madencilik hisselerinin yüzde 75’ini 123 milyon dolara satın alarak enerji, maden ve petrol alanındaki önemli gelişmelere katkı sağladı.
BİRLEŞME VE SATIN ALMALARIN AMACI BÜYÜME DEĞİL, DÖNÜŞÜM
2024 yılı boyunca Türkiye’de 465 birleşme ve satın alma işleminin gerçekleştirildiği ve toplam hacmin 6,5 milyar dolar olduğu bildirildi. Doğan, “Geride kalan yıl içindeki Türkiye’deki bu anlaşmalar, Türk şirketlerinin M&A işlemlerinde dönüşüm odaklı bir yaklaşım benimsediğini gösteriyor. Zira bu işlemler, teknolojik gelişmeler, dijitalleşme ve çevresel, sosyal ve yönetişim kriterleri gibi trendlerin etkisiyle şekillenmekte. 2024 itibarıyla birleşme ve satın alma işlemleri artık yalnızca bir finansal araç olmaktan çıkıp, dijitalleşme, organizasyonel yenilenme ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda bir stratejik dönüşüm süreci olarak değerlendirilmektedir. Kurumsal hedeflerde büyümenin ötesinde çeviklik kazanma, yetkinlik edinme ve uzun vadeli değer yaratma gibi çeşitli amaçlar öne çıkıyor” şeklinde açıklamalarda bulundu.
YABANCI YATIRIMCILARIN KATILDIĞI İŞLEMLER ARTTI
2024 yılı itibarıyla Türkiye’de yapılan birleşme ve satın alma anlaşmalarında TMT sektörünü, gayrimenkul, inşaat ve turizm gibi sektörler takip etmektedir. Rapora dayanarak, 2024 yılında yabancı yatırımcıların katılımıyla gerçekleştirilen 101 işlemin hacmi 3,6 milyar dolara ulaştığı belirtiliyor. Bu rakam, bir önceki yıl 1,9 milyar dolardı ve yabancı yatırımcıların birleşme ve satın alma işlemlerindeki katılımında bir artış trendine işaret ediyor. En çok işlem gerçekleştiren üç yabancı ülke ise Kazakistan, ABD ve Birleşik Krallık olarak sıralanıyor.
‘ORTA ÖLÇEKLİ, YÜKSEK POTANSİYELLİ ŞİRKETLER ÖNE ÇIKACAK’
Rapor, 2024 yılında Türk şirketlerin yurtdışında yaptığı önemli satın almalara ve Türkiye’deki işlemlerin detaylarına geniş bir bakış açısı sunuyor. 2025 ve sonrasında büyümenin ötesinde stratejik dönüşüm amacı gütmesi beklenen birleşme ve satın alma süreçlerinin güçleneceği vurgulanıyor. Doğan bu konudaki değerlendirmesinde, “Yapay zeka ve ileri teknoloji odaklı girişimlere yönelik stratejik ortaklıklar ve yetenek transferine dayalı modellerin yaygınlaşması bekleniyor. ÇSY kriterlerinin daha net çerçevelerle belirlenmesi ve yeşil enerji, karbon yönetimi ile döngüsel ekonomi gibi alanlarda birleşme ve satın alma faaliyetlerinin artacağı yeni bir dönemin yaklaştığını öngörüyoruz. Bu yeni dönemde, özellikle orta ölçekli ancak yüksek potansiyele sahip şirketlerin hem yerel hem de uluslararası yatırımcıların dikkatini çekeceği düşünülüyor. Birleşme ve satın alma süreçleri, artık yalnızca büyümeyi değil, yeniden yapılanmayı, pazara erişimi ve rekabet avantajı elde etmeyi de ifade etmektedir.” şeklinde görüş bildirdi.








