Edirne Sarayı, Osmanlı Padişahı II. Murad döneminde 1450 yılında inşasına başlanmış ve Fatih Sultan Mehmet döneminde tamamlanmış bir yapıdır. Tarih boyunca birçok savaş, deprem ve yangın gibi doğal afetler nedeniyle hasar görmüş veya yıkılmıştır. Cihannüma Kasrı, Adalet Kasrı, Kum Kasrı, hamam, mutfak ve saray giriş kapısının bazı bölümleri günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır. Mevcut yapılar ile kaybolan bölümlerin yeniden inşa edilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı, Edirne Valiliği ve Trakya Üniversitesi yaklaşık on beş yıl önce ortak kazı ve restorasyon projeleri başlattı. Mutfak ve hamam restorasyon çalışmalarının ardından, 18 Ekim 2022’de Trakya Üniversitesi’ne ait kazı çalışmaları Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar Başkanlığı’na devredildi. 2023 yılı Ocak ayında ise yapılan beş yıllık master plan çerçevesinde tarihi saray alanında ihya ve restorasyon süreci başladı.
‘Dönem özelliklerini son derece güzel yansıtan bir saray’
Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar Dairesi Başkanı Yasin Yıldız, Edirne’ye giderek sarayda sürdürülen çalışmaları yerinde inceledi. Yaklaşık 1200 dönümlük alanda devam eden restorasyon ve ihya faaliyetlerinin sürdüğünü belirten Yıldız, “Milli Saraylar olarak yürüttüğümüz projelerdeki öncelikli hedefimiz, Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda Edirne Sarayı alanının bütün olarak yeniden ihyasıdır. Bu prensip doğrultusunda ilerliyoruz. Cihannüma özelindeki kazılar ile arkeolojik kalıntılar, literatür taramaları, fotoğraf ve arşiv belgeleri sayesinde yeniden hayat bulmuş bölümler keşfedildi. Ayrıca sarayın Arz Odası ile ilgili çalışmalar da devam ediyor; Kum Kasrı gibi tarihi yapıların restorasyon işlemleri sürdürülmektedir. Master planımızın dört ana etabı tamamlandığında, Edirne için değil, dünya kültürel mirası açısından da önemli bir eser ortaya çıkacaktır” dedi.
‘Çalışmalar günde 300 personelle yürütülüyor’
Yıldız, sarayın belirli bölgelerinde Bilim Kurulu liderliğinde arkeolojik kazı çalışmalarının sürdüğünü vurgulayarak, “Akademisyenlerimizin yanı sıra pek çok arkeolog, sanat tarihçisi ve saha çalışanı burada görev alıyor. Edirne Sarayı’ndaki çalışmalarımızı ortalama günde 300 personel ile yürütüyoruz. Bu ekip, sadece restorasyon ve kazı işlemlerinde görev almakta. Cumhurbaşkanımızın sağladığı bu imkanlarla Edirne Sarayı’na önemli yatırımlar yapıldığını söyleyebilirim” şeklinde konuştu.
‘17, 18 ve 19’uncu yüzyıl kalıntıları mevcut’
Edirne Sarayı’nın ihya oranının yüzde 50’ye ulaştığını belirten Yıldız, “Edirne Sarayı’nda 15-16’ncı yüzyıla ait kalıntılar bulunmamaktadır. Farklı dönemlerde inşa edilmesi nedeniyle sarayın kalıntıları, mimari yapısı ve planlamasıyla Topkapı Sarayı’na benzer. Edirne Sarayı’nın bu kalıntılarında 15 ve 16’ncı yüzyıl yapılarına dair izler ararsak, ihya edilen kısmın yüzde 50’ye yaklaştığını söyleyebilirim. Ayrıca burada, 17, 18 ve 19’uncu yüzyıla ait çok kıymetli yapılar mevcuttur ve 19’uncu yüzyıla ait olanları oldukça sağlam durumdadır” dedi.
‘Mahmudiye Kışlası kültür merkezi olarak önemli bir yer edinecek’
Sarayın ihya çalışmaları kapsamında geçtiğimiz yıl restorasyonuna başlanılan Mahmudiye Kışlası’nda önemli gelişmeler kaydedildiğini ifade eden Yıldız, “Tamamlandığında, taşınabilir nitelikli eserlerin sergileneceği modern müzecilik uygulamalarının yer alacağı bir yapı olacak. Milli Saraylar Araştırma Merkezi’nin Trakya, Balkanlar ve Orta Avrupa’yı kapsayacak bir kolunu burada açmayı planlıyoruz. Edirne Sarayı, sanat tarihi, mimarlık ve kültürel miras alanında çok önemli bir kütüphaneye ev sahipliği yapacak. Ayrıca konferans salonları, etkinlik alanları ve Balkan coğrafyasındaki sanatçılara hitap edecek geçici sergileme alanları da bulunacak. Yaklaşık 80 dönüm bahçe ile 25 bin metrekarelik kapalı alanı olan Mahmudiye Kışlası, bu kampüsün önemli bir parçası olarak kültürel ve sanatsal bir merkez haline gelecektir” ifadelerini kullandı. (DHA)








