DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlenen basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Koçyiğit, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen ‘İklim Kanunu’ ile enerji ve maden sektörlerini kapsayan yasa teklifinin değerine dikkat çekti. “Bu iki yasanın reddedilmesi için yoğun bir çaba sarf ettik. Ancak mevcut çoğunluk, uyarılarımıza sıkı bir kulak tıkayarak, toplumun, uzmanların, sivil toplum kuruluşlarının ve muhalefetin eleştirilerini görmezden geldi. Sonuç olarak, parmak sayısıyla ormanları ve doğayı tehdit eden yasaları birer birer Meclis’ten geçirdi. Bugün, doğanın yok edilmesine yönelik planlar yapan bir iktidarın uygulamalarıyla karşı karşıyayız. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi, bu yasalar doğayı ve yaşam alanlarını tahrip ediyor. Fakat bu gerçeği göz ardı edenler, şimdi olumsuz sonuçlarla yüzleşmek durumundalar. Meclis’ten geçen yasalar bütünüyle sermaye menfaatleri doğrultusunda inşa edilmiştir. Tüm güncel mevzuat, sermaye ve maden şirketlerinin lehine bir şekilde düzenlenmiştir. Buradan net bir şekilde ifade ediyorum ki; AKP’nin en büyük düşmanlığı doğa ve halk karşısındadır. Günümüzdeki orman yangınları, yeşil alanların imara açılması ve kıyı haklarının yerel halk yerine turizm firmalarına verilmesinin sorumlusu, sermayeden yana tavır alan iktidardır” dedi. Koçyiğit, ayrıca yangınlarla etkin bir şekilde mücadele edebilmek için personel ve ekipman sayısının artırılması gerektiğini vurguladı.
‘KOMİSYON ÜYELERİMİZ BELİRLENDİ’
Koçyiğit, TBMM’de ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi doğrultusunda oluşturulacak komisyonla ilgili değerlendirmelerde de bulundu. “Bu sürecin ‘Terörsüz Türkiye’ olarak adlandırılmasına kesinlikle karşıyız. Eğer bu ülkede Kürt sorununu demokratik bir biçimde çözmek istiyorsak, meseleyi terör ve güvenlik politikaları üzerinden değil, barış ve demokratik toplum anlayışı üzerinden ele almalıyız. Komisyon için üye arkadaşlarımızı belirledik ve bu konu basında da yer almıştı. Koordinatör Grup Başkanvekili olarak Meral Danış Beştaş, Saruhan Oluç ve Cengiz Çiçek arkadaşlarımızla birlikte bu komisyonda görev alacağız. Henüz resmi bildirimimizi yapmadık, ancak bu hafta içinde gerçekleştireceğiz” şeklinde açıklamalarda bulundu.
‘GENEL DEMOKRASİ KONUSUNDA MUHALEFET ORTAK BİR YAKLAŞIMI BENİMSİYOR’
Koçyiğit, komisyonun yalnızca teknik bir platformda kalmaması gerektiğini vurgulayarak, “Meclis Başkanı ile gerçekleştirdiğimiz son toplantıda, bizler yani CHP ve genel muhalefet, komisyonun yalnızca teknik bir çerçeveye hapsolunmaması gerektiğini, aynı zamanda silah bırakma meselesiyle sınırlı kalmaması gerektiğini önemle vurguladık. Ülkede Kürt sorununa dair derin kök nedenler var. Bu kök nedenler ele alınmadığı sürece Türkiye’nin demokratikleşmesi mümkün değildir ve nihayetinde Kürt sorunu da çözüme ulaşamaz. Bu sebeplerle, komisyonda demokratikleşme ve barış perspektifinin hâkim olması gerektiğini vurguladık. Ayrıca, sorunlara kalıcı çözüm önerileri geliştirilmesinin gerekliliğini de ifade ettik. Bu bağlamda, genel demokrasi konusuna ilişin muhalefet olarak ortak bir yaklaşım benimseyerek mutabakata vardığımızı söyleyebilirim” dedi.








