Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı, Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde tamamlandı. Toplantı, toplamda 1 saat 45 dakika sürdü.
Bu toplantıda ekonomi ile Gazze meselesi masaya yatırıldı. Erdoğan, konuşmasına Gazze’de yaşanan İsrail saldırılarında hayatını kaybeden beş gazeteciyi anarak başladı ve ardından muhalefete yönelik sert ifadelerle devam etti.
“Milli markalara yönelik boykot çağrıları geri tepti”
CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu pek çok CHP’li belediye başkanının tutuklanmasına dair yürütülen soruşturmalara işaret eden Erdoğan, şu sözleri sarf etti:
“Son 2,5 yıl boyunca hayata geçirdiğimiz makro ekonomik istikrar ve reforma dayalı programımız, stres testlerini başarıyla geçti. İstanbul merkezli suç örgütüne yönelik gerçekleştirilen operasyonun ardından muhalefetin yaptıkları sabotaj girişimlerinin etkisi, Allah’a şükür ki tutmadı. Milli markalarımıza yönelik boykot çağrıları da, halkımızın sağduyusu sayesinde kendiliğinden başarısızlığa uğradı. Merkez Bankamızın rezervleri hakkında oluşturulmaya çalışılan olumsuz algının da hiçbir geçerliliği yoktu. Ülkemizi yıpratmak amacıyla yurt dışına yaptıkları şikayetler de sonuçsuz kaldı.
Ne Batılı aktörler ne de kendilerini hedef alan yabancı medya kuruluşları bu çağrıları dikkate aldı. Türkiye’yi başkalarına şikayet edenler kaybeden taraf oldu. Merkez Bankası rezervlerimiz 176,5 milyar dolara çıkarak Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı. Borsa son haftalarda hızlı bir toparlanma sürecine girdi. İç ve dış borçlanma maliyetlerinin düşüşüyle birlikte Türk Lirası’na olan güven de artıyor. Enflasyondaki azalma ise 14 aydır sürekli olarak devam ediyor ve genel enflasyon beklentileri tüm kesimlerde iyileşme göstermekte.”
Yangınlarla Mücadele
“Türkiye’nin yangınlarla mücadele kapasitesi, 27 uçak, 105 helikopter ve yaklaşık 6 bin kara aracı ile tarihinin en gelişmiş filolarından birine sahiptir. Ülkemizde meydana gelen felaketlerden faydalanmaya çalışan muhalif söylemlere karşı, Türkiye yangınlarla mücadelede örnek gösterilen bir konumdadır. Kayıplarımızın toplam orman varlığına oranı bakımından, aynı iklim kuşağındaki çoğu ülkeden daha iyi durumdayız. Yangın sonrası ağaçlandırma çalışmalarımız da oldukça başarılıdır; Avrupa’da birinci, dünya genelinde ise dördüncü sıradayız.
Birleşmiş Milletler, orman yangınlarının 2030 yılına kadar yüzde 14, 2050 yılına kadar ise yüzde 30 artacağını öngörmektedir. Bu olumsuz senaryoya karşı önlemler almalı ve bu konuda bir bilinç geliştirmeliyiz. Orman yangınlarının yüzde 96’sının insan kaynaklı olduğu düşünüldüğünde, ciddi bir mesafe kat etmemiz gerektiği açıktır. Piknik ateşi, sigara izmaritleri ve anız yakma gibi dikkatsiz davranışlar büyük yangınlara yol açabilir. Vatandaşlarımızdan, yağışlı ve serin günlere ulaşana kadar azami dikkat etmelerini rica ediyoruz.”
“Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımıza hürmetsizlik yapılıyor”
“Hükümetimiz, göreve başladığı günden bu yana yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın her zaman yanında olmuştur. Oy kullanma hakkının sağlanması ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’nın kurulması gibi pek çok adım atmış bulunmaktayız. Yurtdışındaki 7 milyonu aşkın vatandaşımız, anavatanlarına olan vefa borçlarını fazlasıyla yerine getirmektedir. Örneğin, 62,2 milyon turistin 9,6 milyonu, yani yüzde 15,4’ü yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızdır. 60,5 milyar dolarlık turizm gelirimizin yüzde 17’si ise yine bu bireylerin katkısıdır. Ancak son dönemlerde bu kardeşlerimize yönelik ciddi hürmetsizliklerin yapıldığını büyük bir üzüntüyle takip ediyoruz.
Örnek vermek gerekirse, gurbetçilere ‘zırzop’ diyen ana muhalefet temsilcisinden tutun, medyada ve sosyal medyada yer alan hakaretlere kadar birçok utanç verici duruma tanık oluyoruz. Yurtdışında yaşayan kardeşlerimiz, kimsenin rahatça siyaset malzemesi yapabileceği bir nesne değildir. 86 milyon vatandaşımız gibi, yurtdışındakiler de bu ülkenin asli unsurlarıdır ve hayatımızın bir parçasıdır. Hangi köken, inanç, mezhep veya siyasi görüşe sahip olurlarsa olsun, başımızın tacıdırlar. Bu kardeşlerimizi dışlayıp ötekileştirmeye asla izin vermeyeceğiz; Türkiye’ye ve ailelerine her yıl giden bu güzel insanları ana muhalefetin kibirli ve dışlayıcı tavırlarıyla yalnız bırakamayız.”
“Minarelerimizden ezanlar yükseldiği sürece Türkiye özgürdür”
Erdoğan, konuşmasını yaz Kuran kursları ile ilgili veriler sunarak tamamladı ve 2,5 milyon çocuğun bu kurslara katıldığını belirtti. “Minarelerimizden günde beş vakit ezanlar yükseldiği, camilerimizin kubbeleri Kuran tilavetiyle çınladığı sürece, Allah’ın izniyle Türkiye ayaktadır, özgürdür; istiklal ve istikbali de güvence altındadır” ifadelerini kullandı.








