Türkiye, son 55 yılın en yüksek sıcaklıklarını kaydederken, bir yandan da derin bir kuraklık dönemiyle mücadele ediyor. İstanbul’daki barajlardaki su seviyeleri hızla düşerken, İzmir’de Tahtalı Barajı’nın yalnızca yüzde 6 doluluk oranına indiği ve gece saatlerinde su kesintilerine gidildiği bildiriliyor. Bursa’nın su kaynakları kritik seviyelere yaklaşırken, Ankara da su krizi tehlikesiyle karşı karşıya.
Türkiye, mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar ve azalan yağışlarla zor bir yaz geçirdi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2025 yılının temmuz ayı son 55 yılın en sıcak temmuzu olarak kaydedildi. Yağış miktarları, bir yıl öncesine göre yüzde 71 oranında azaldı. Bu durum, barajlardaki doluluk oranlarının düşmesine ve büyük şehirlerde su krizinin derinleşmesine zemin hazırladı.
Melen’de son 15 yılın en düşük seviyeleri
İstanbul’daki barajların doluluk oranı yaklaşık yüzde 42’ye gerileyerek, geçen yılki yüzde 48 seviyesinin altına düştü. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) Genel Müdür Yardımcısı Bülent Solmaz, Melen regülatöründen gelen suyun son 15 yılın en düşük seviyesine indiğini açıkladı. “Barajların doluluk oranını tüketimle karşılaştırarak, İstanbul’da 4 aya yetecek su kaldığına dair haberler doğru değil,” diyen Solmaz, yalnızca Melen’den gelen suyun durumunu aktardı. 25 Ağustos’ta aldıkları su miktarı, geçen yılın aynı dönemine göre önemli bir düşüşle 317 bin metreküpe geriledi.
İzmir teyakkuza geçti, su kesintileri başladı
İzmir’deki su durumu, İstanbul kadar olumlu görünmüyor. Şehrin su ihtiyacını karşılayan iki ana barajdan biri olan Gördes sıfır seviyesine ulaşırken, Tahtalı Barajı da yalnızca yüzde 6 seviyesinde kalıyor. İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU) Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, 6 Ağustos itibarıyla gece kesintilerine geçtiklerini belirtti. Erdoğan, “Tahtalı’daki suyu, yağışlar gelene kadar en iyi şekilde korumalıyız; tamamen tükenmesi halinde büyük su kesintileri yaşanacak,” şeklinde uyardı. Ayrıca, özel bir işletmeden alınan su ile günlük yüzde 8 katkı sağladıklarını ifade etti.
Başkentte kurak yaz alarmı
Ankara’da aktif kullanılabilir su oranı sadece yüzde 8’e düştü, oysa geçen yıl bu oran yüzde 30 civarındaydı. Barajlara gelen su miktarı ise Ağustos 2024’te 5 milyon 741 bin 917 metreküp iken, bu yıl 3 milyon 136 bin 314 metreküpe geriledi. Başkentte günlük su tüketimi 1.7 milyon metreküp olarak belirtiliyor ve mevcut su miktarı, buharlaşma ve sulama dikkate alınmadan yaklaşık 2 ay yetecek düzeyde olduğu bildirildi.
Bursa’da seviye kritik hale geldi
Bursa’nın su ihtiyacının yüzde 85’i Doğancı ve Nilüfer barajlarından karşılanıyor. Ancak bu barajların doluluk oranı şu an sadece yüzde 20 olarak kaydediliyor; geçen yılki geçici ortalama ise yüzde 49 seviyesindeydi. Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi (BUSKİ), “Nilüfer ve Doğancı barajlarındaki doluluk oranları, kentin su güvenliği açısından tehlikeli seviyelere ulaşmış durumda” diyerek endişelerini dile getirdi. 1 Eylül itibarıyla Çınarcık Barajı’ndan Dobruca İçme Suyu Arıtma Tesisi’ne günlük 110 bin metreküp su aktarılacağı duyuruldu.
Antalya gelecek neslin suyunu tüketmekte
Antalya’da içme suyu temin etme sistemi, diğer şehirlerden farklı bir yapı gösteriyor. Baraj bulunmayan bu şehirde, içme suyunun yüzde 95’i yer altı suyundan sağlanıyor. Antalya Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) Su Şebeke ve Arıtma Tesisleri Dairesi Başkanı Osman Sütçü, kuraklık sebebiyle yer altı kaynaklarının hızla tükenmekte olduğunu vurguladı. “Yer altı kaynaklarında geçen yıla göre 10-15 metreküp seviyesinde düşüşler gözlemliyoruz. Bu oldukça kaygı verici çünkü yer altı suları, gelecek nesillerin su kaynaklarını temsil ediyor,” şeklinde konuştu.
Muğla Geyik Barajı’nda önemli düşüş
Yaz aylarında turizm sezonunun yoğun olduğu Muğla, aynı zamanda su sıkıntısı ile karşı karşıya. Geyik Barajı’ndan elde edilen su miktarı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 66 oranında düşüş göstermiş durumda. Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ), “Son yıllarda Mumcular Barajı’nda neredeyse hiç su tutulamıyor. Geyik Barajı’ndan su üretimi, enerji temini amaçlı sınırlı tutulduğu için yalnızca kısıtlı miktarda içme suyu sağlanabiliyor,” açıklamasında bulundu. Muğla’nın su kaynakları, büyük ölçüde kırılgan yer altı sularına ve yağış rejimine bağlı olarak iklim değişikliği projeksiyonları nedeniyle ciddi bir riske maruz kalıyor.








