Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki (KKTC) işletmeler, adanın kuzeyinde kumarhane sayısını iki katına çıkararak toplamda 64’e ulaşmayı hedefliyor.
Financial Times’ta (FT) yayımlanan bir habere göre, Türkiye’deki yüksek enflasyon KKTC’yi de olumsuz yönde etkilemiş durumda. Özellikle 2019’daki pandemi sonrası yaşanan ekonomik toparlanma, enflasyon sebebiyle zayıflamış görünüyor.
Gelir artırma çabaları çerçevesinde, KKTC yönetimi haziran ayında uzun süredir var olan kumarhane kısıtlamalarını kaldıran bir yasa tasarısını yürürlüğe soktu.
Ancak FT’nin haberine göre, Kuzey Kıbrıs gibi sınırlı bir alanda kumarhane sayısının 32’den 64’e çıkması, yerel halk arasında olumsuz tepkilere yol açtı.
Dünya Bankası ile işbirliği içinde çalışan Kıbrıslı Türk ekonomist Mertkan Hamit, gazeteye verdiği demeçte “Suç ekonomisini sistemimize açıkça soktuk. Covid sonrası dönemde ekonomiye yeni unsurlar girdi. Çoğunlukla karanlık kaynaklardan gelen unsurlar bu durumu etkiliyor” şeklinde ifade etti.
Birçok Kıbrıslı Türk, bu gelişmenin “Kıbrıs sorunu”na yönelik çözüm arayışlarını olumsuz yönde etkileyebileceğinden endişeli.
AB’nin Yeşil Hat üzerinden ticareti teşvik etme amacıyla oluşturduğu EU One Stop Shop bünyesinde görev yapan Kemal Baykallı, konu hakkında şu değerlendirmeyi yaptı:
“Kıbrıs sorununu çözemediğimiz sürece, elimizde sadece bu tür faaliyetler kalıyor; zira fon bulma imkanlarımız sınırlı. Türkiye’nin yatırımlarına büyük oranda bel bağlıyoruz ve bunun siyasi maliyetleri var.”
Kaygıları artıran yeni yasa tasarısı
Bu endişeler, Eylül’de görüşülmesi beklenen başka bir yasa tasarısıyla daha da büyümekte.
Söz konusu yasa tasarısı, yabancı para birimlerinin Kuzey Kıbrıs’taki banka hesaplarına yatırılmasına ve bu yatırımlar için %3 faiz ödenmesi şartını getirecek. Uzmanlar, bu düzenlemenin kabul edilmesi durumunda “kara para aklama” riskinin artacağı konusunda uyarıyor.
Dünya Bankası’nın verilerine göre, uluslararası toplumun ihracat yasağı altında tuttuğu Kuzey Kıbrıs, GSYİH’sinin %75’inden fazlasını turizm ve yükseköğretim gibi hizmetlerden elde ediyor. Ancak Covid-19 pandemisi, bu hizmetlere olan talebi ciddi şekilde azalttı ve GSYİH’de %16,2 oranında bir düşüş yaşandı. Bu oran, Avrupa’daki birçok ülkeden daha yüksek bir kaybı ifade ediyor.
Kuzey Kıbrıs, yaşadığı ekonomik daralmanın etkilerini kapatmaya çalışırken, 2021’den bu yana değer kaybeden liranın etkisiyle yaşam maliyetlerinde ciddi bir artış meydana geldi. Haziran ayı itibarıyla bölgedeki yıllık enflasyon %36 olarak kaydedildi.
Adanın kuzeyinde zayıf denetim uygulamaları, bazı sektörleri skandallarla yüz yüze getirdi. Yükseköğretim alanındaki hızlı genişleme, Kuzey Kıbrıs’taki özel üniversitelerin kontrolsüz bir şekilde büyümesine yol açtı. Bazı üniversiteler, dolandırıcılık ve insan hakları ihlalleriyle ilgili iddialarla gündeme geldi.
Hedef Türkiye’den daha fazla turist çekmek
Tüm bu gelişmelerin yanı sıra yüksek enflasyon, önemli bir gelir kaynağını da olumsuz etkiledi.
Geçmişte birçok Rum Kıbrıslı, uygun fiyatlı gıda ürünleri almak için tampon bölgeyi geçerek Kuzey Kıbrıs’a gelirdi. Ancak Baykallı, kuzeydeki fiyat artışlarının artık güneydeki ürünleri daha cazip hale getirdiği ve bu durumun tersine döndüğünü belirtti.
Baykallı, durumu şu şekilde özetliyor:
“Eğer küçük bir işletme yürütüyorsanız, adil bir muamele görmemeniz oldukça olası. Uzun vadeli plan yapmanız imkânsız. Gelecek yıl nasıl hayatta kalacağınızı bile tahmin edemiyorsunuz. Hatta çoğu zaman iflas ettiğinizin farkına bile varmadan yaşamınıza devam ediyorsunuz.”
Financial Times’a göre, kumarhane lisanslarında getirilen kısıtlamaların kaldırılması, kumarhanelerin yasak olduğu Türkiye’den daha fazla turist çekemeyi amaçlıyor.
Kuzey Kıbrıs, uzun bir süre kumar turizminin önemli bir merkezi konumundayken, uzmanlar yasalar üzerindeki bu gevşemenin ekonomiyi daha fazla bağımlı hale getirebileceği uyarısında bulunuyor.
Kaynak: Gazete Oksijen








