Kültür ve Turizm Bakanı, vefatının 25. yılı anısına düzenlenen serginin açılışını yaparken, Rami Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen etkinliğe İstanbul Valisi Davut Gül, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Coşkun Yılmaz ve birçok davetlinin katılımı gözlerden kaçmadı. Açılışın ardından sergiyi dolaşan Bakan Ersoy, eserler hakkında bilgi aldı ve etkinlik kapsamında Beşir Ayvazoğlu’nun yazdığı ‘Nuri Arlasez’ adlı biyografi kitabını davetlilere takdim etti.
‘NURİ ARLASEZ ÜLKEMİZDE BU KÖPRÜYÜ AYAKTA TUTMAYA ÖMRÜNÜ ADAMIŞTIR’
Bakan Ersoy, “Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi’ne bağışlanan tarihi değeri yüksek 329 el yazması ile hat sanatına dair 350 levha, Nuri Arlasez’in bu alandaki katkısını gözler önüne sermektedir. Medeniyet, kültürel varlıkları, sanat eserlerini ve bilimsel, edebi yazmaları kapsar. Nuri Arlasez, ülkemizde bu değerleri korumak için ömrünü adamıştır. Onun tutkusu, kültürel mirasımıza pek çok eser kazandırarak onu zenginleştirmiştir. Arlasez, sadece bir koleksiyoner değil, kültür mirasımızı gelecek kuşaklara taşıyan bir elçi olmuştur.” diye belirtti.
‘BU SERGİ KÜLTÜR VE MEDENİYET YOLCULUĞUNUN MÜTEVAZI BİR BELGESİDİR’
Bakan, “Yazmaların Peşinde Bir Ömür: Nuri Arlasez sergisi ve kitabı, merhumun kültürel mirasımıza olan bağlılığının bir göstergesidir. İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi’nin arşivindeki fotoğraflar ve Arnold Toynbee ile olan mektuplaşmaları, sergi ve kitabın hazırlanmasına önemli katkılar sağlamıştır. Bu çalışmalar, Nuri Arlasez’in zengin birikim ve medeniyet yolculuğunun mütevazı bir belgesi olmuştur. Vefa gösterenler her zaman karşılık bulmuştur.” şeklinde eklemelerde bulundu.
‘YAZMA ESERLERİN TEK BİR ÇATI ALTINDA TOPLANMASI BÜYÜK ÖNEM ARZ EDİYOR’
Ersoy, “Nuri Arlasez gibi önemli bir şahsiyetin vesile olduğu bu birliktelikte yazma eserlerin tek çatı altında toplanması gerektiğini de vurgulamak istiyorum. Bu çatı, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı olmalıdır. Başkanlığımız, koleksiyonunda bulunan yüzbinlerce yazma ve nadir eserle, İslam ve Türk-İslam tarihinin en önemli entelektüel hafızasını sunmaktadır. Türkiye Yazma Eserler Kurumu, dünya genelinde bu alandaki en büyük kurum konumundadır.” şeklinde konuştu.
‘TÜYEK ESER SAĞLAMA KURULU 406 ADET YAZMA ESER VE 907 ADET NADİR MATBU ESER SATIN ALMIŞTIR’
Bakan Ersoy, “Kendi koleksiyonlarımızdan 455 bin eserin dijital versiyonunu araştırmacıların kullanımına sunan web sitemiz, www.yek.gov.tr, dünyanın en büyük yazma eser sitesi olma özelliğini taşımaktadır. Yazmaların tercüme, tahkik, yayın ve araştırma süreçlerini titizlikle yürütmeye devam ediyoruz. 2012’den bu yana önemli katkı sağlayan 251 eseri yayımladık. Bu eserler toplamda 337 cilt ve 237 bin 629 sayfaya ulaşan bir külliyat oluşturmuştur. Son üç yılda düzenlediğimiz otuz yazma eser sergisi ile de halkımızla ortak hafızamızı buluşturmayı amaçladık. 2025 yılına kadar düzenleyeceğimiz panel, sergi, konferans ve çalıştay sayısının 78’e ulaşmasını hedefliyoruz.” dedi.
‘BAKANLIĞIMIZA BAĞLI BÜTÜN MÜZE KÜTÜPHANELERİMİZDEKİ YAZMA ESERLERİN TÜYEK’E DEVRİ İLE İLGİLİ KARARI İMZALADIK’
Ersoy, “TÜYEK, kendi alanında dünyanın en büyük ve en etkin kurumudur. Bu nedenle, ülkemizdeki yazma eserlerin korunması ve değerlendirilmesi açısından bu eserlerin başkanlık çatısı altında toplanması büyük önem taşımaktadır. İlk adımı attık ve Bakanlığımıza bağlı müze kütüphanelerimizdeki yazma eserlerin TÜYEK’e devri için gerekli kararları imzaladık. Komisyonlar bu işlemler üzerinde çalışmalarını başlattı ve en kısa süre içinde devrin tamamlanmasını amaçlıyoruz. Bu eserler Süleymaniye Kütüphanesi’nde depolanacak; müzelerimizde yazma eserlerin sergilenme uygulamaları daha da zenginleşecek. Türk ve İslam Eserleri Müzesi, artık sadece 2-3 bin eserle değil, başkanlığımız bünyesindeki yüzbinlerce yazma eserden seçim yaparak sergi gerçekleştirebilecektir. Bu uygulama yalnızca müzeler için geçerli olmamalıdır; özel koleksiyona sahip kurumlar, yazma eserlerin en iyi şekilde korunması için bu eserleri TÜYEK’e devretmelidir. Bazı kurumların durumu gerçekten üzücü; depolama koşulları kötü ve uzman sayısı yetersiz. Bu nedenle, doğru adım atmanın zamanıdır. Geçmişin değerli yazma eserlerini, gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde ulaştırmalıyız. Bu bağlamda, Konya Büyükşehir Belediyesi’nin Koyunoğlu Yazma ve Nadir Matbu Eser Koleksiyonu’nu devretmesi örnek bir adım olmuştur.” diye sözlerini tamamladı.








