
Papyon ile Oda Servisinde Geleceğe Yolculuk: Misafir Deneyimi ve Otel Operasyonlarında Yeni Dönem
Hotel Gazetesi olarak, konaklama sektöründe inovatif çözümleriyle dikkat çeken Papyon’un Kurucu Ortağı ve CEO’su Akif Çıldan ile keyifli ve kapsamlı bir röportaj gerçekleştirdik. Türkiye’den doğan ve kısa sürede İngiltere’ye açılarak 1.650’den fazla otelde kullanılan Papyon, oda servisinde dijital dönüşümü sağlayarak hem otellerin operasyonel yükünü hafifletiyor hem de misafirlere kusursuz bir deneyim sunuyor.
Röportajımızda, Papyon’un kuruluş hikâyesinden otellere sağladığı somut faydalara, sürdürülebilirlik katkılarından globalleşme vizyonuna kadar pek çok konuya değindik. Ayrıca Akif Çıldan, önümüzdeki dönemde Papyon’a eklemeyi planladıkları yeni özelliklerden ve otellere sundukları gelir modeli fırsatlarından da bahsetti.
Bu özel röportajda, oda servisinde operasyonel kolaylık, misafir memnuniyeti ve globalleşme hedeflerini bir arada bulabilir, Papyon’un konaklama sektöründe nasıl bir devrim yarattığını keşfedebilirsiniz.
Misafir Deneyimini Zirveye Taşıyan Teknoloji: PAPYON ROOM SERVICE SOLUTIONS

“Misafirler tek tıkla sipariş veriyor, oteller operasyonel yükten kurtuluyor.”
HG: Papyon’u kısaca tanıtır mısınız?
Akif Çıldan: Papyon, otellerde oda servisini dijitalleştiren bir teknoloji girişimi. Bizim amacımız, otellerin operasyonel yükünü ortadan kaldırırken misafirlere hızlı, kolay ve güvenilir bir oda servisi deneyimi sunmak. Papyon’u yalnızca bir yazılım olarak değil, otellere sürdürülebilir büyüme sağlayan ve misafir memnuniyetini artıran yeni bir iş modeli olarak konumlandırıyoruz.
HG: Papyon’un kuruluş hikâyesi nedir?
Akif Çıldan: Papyon’un temelleri 2021 yılında İstanbul’da atıldı. O dönemde özellikle 4 yıldız ve altındaki otellerde oda servisi ya hiç yoktu ya da sürdürülebilir bir şekilde işletilemiyordu. Mevcut yemek teslimat platformlarının da otellere özel bir çözüm sunmaması, misafirleri konaklama sırasında bu hizmetten mahrum bırakıyordu. İşte tam bu noktada Papyon devreye girdi; sektördeki bu büyük boşluğu görerek otellerin yükünü hafifleten ve misafirlere kusursuz bir deneyim sağlayan dijital oda servisi projesini hayata geçirdik.
HG: Otellere sağladığınız en önemli faydalar neler?

Akif Çıldan: Papyon’un otellere sağladığı en büyük fayda aslında üç başlıkta özetlenebilir: Öncelikle oteller, mutfak yatırımı ya da ek personel istihdam etmeden oda servisi üzerinden yeni bir gelir modeli yaratıyor. İkincisi, tüm sipariş ve kurye süreçleri Papyon tarafından yönetildiği için operasyonel yükten kurtuluyorlar. Son olarak da misafirler, QR menü üzerinden kolayca sipariş verebildiği ve farklı ürünlere tek noktadan ulaşabildiği için otelin hizmet kalitesi ve misafir memnuniyeti ciddi şekilde artıyor.
HG: Papyon’un menüsü otellere ve misafirlere nasıl bir ürün yelpazesi sağlıyor?
Akif Çıldan: Papyon’un menüsü otellere ve misafirlere sadece yemekle sınırlı olmayan geniş bir yelpaze sunuyor. Misafirler QR menü üzerinden yemek, atıştırmalık, içecek ve market ürünlerine ulaşabiliyor.
Bunun yanında kiralık ürün seçenekleri, oda içinde alınabilecek güzellik ve bakım hizmetleri, hatta S Sport gibi içerik servisleri de menüde yer alıyor. Bu sayede oteller, kendi imkanlarıyla sunamayacakları birçok hizmeti misafirlerine kolayca ulaştırıyor; misafirler de tek bir menü üzerinden hem ihtiyaçlarını hem de keyifli deneyimleri zahmetsizce karşılayabiliyor.
“Oteller için kolaylık, misafirler için kusursuz deneyim.”
HG: Misafirler Papyon deneyimini nasıl yorumluyor?

Akif Çıldan: Misafirler Papyon’u genellikle pratik ve güvenilir bir oda servisi çözümü olarak görüyor. QR kod ile menüye ulaşabilmek, adres bilgisi girmeye gerek kalmadan sipariş verebilmek onlar için büyük kolaylık. Fiyatların açık ve şeffaf olması, ürün çeşitliliği ve hızlı teslimat da öne çıkan noktalar. Özellikle yabancı misafirler için dil bariyeri olmadan sipariş verebilmek büyük bir rahatlık sağlıyor. Genel yorum, Papyon’un oda servisini çok daha güvenilir, kolay ve keyifli bir deneyime dönüştürdüğü yönünde.
HG: Papyon’un ilk 3 ayda otellere getirdiği somut sonuçlardan bahseder misiniz?
Akif Çıldan: Papyon’un ilk üç ayında otellere sağladığı etkiler oldukça netti. Öncelikle, oda servisi hiç olmayan oteller için sıfırdan yeni bir gelir kapısı açtık ve ek bir yatırım gerektirmeden ilk günden itibaren sipariş almalarını sağladık. İkinci olarak, oda başına düşen gelirde gözle görülür bir artış oldu; oteller yalnızca konaklama değil, oda servisi üzerinden de düzenli bir kazanç elde etmeye başladı. Son olarak, misafir memnuniyetinde yükseliş kaydedildi; QR menü ile sipariş kolaylığı ve hızlı teslimat sayesinde otellerin değerlendirme puanlarında olumlu yorumlar öne çıktı. Yani sadece üç ayda hem gelir hem operasyon hem de misafir deneyimi tarafında somut kazanımlar görüldü.
HG: Papyon sürdürülebilirlik açısından nasıl katkı sağlıyor?

Akif Çıldan: Papyon, sürdürülebilirlik tarafında da otellere önemli katkılar sağlıyor. Öncelikle otellerin kendi mutfak yatırımı yapmasına gerek kalmadığı için enerji tüketimi, gıda israfı ve personel kaynaklı karbon ayak izi azalıyor. Ayrıca dijital menü ve QR sistemleri sayesinde basılı broşür, menü veya kağıt kullanımına ihtiyaç kalmıyor. Tedarik sürecinde de otellere en yakın iş ortakları tercih edilerek lojistikten kaynaklanan çevresel yük minimuma indiriliyor. Kısacası Papyon, oteller için sadece gelir artırıcı bir çözüm değil, aynı zamanda çevre dostu ve sürdürülebilir bir oda servisi modeli sunuyor.
HG: Tedarikçi ve iş ortaklıklarınızdan söz eder misiniz?
Akif Çıldan: Papyon’un başarısının önemli bir ayağı tedarikçi ve iş ortaklıklarımızdan geliyor. Her otelde misafire ulaşan sipariş aslında güçlü bir yerel iş ağı sayesinde gerçekleşiyor. Restoranlar, marketler ve markalar ürünlerini Papyon’un paneline yüklüyor, biz de bu siparişleri dijital olarak otellere taşıyoruz. Kurye tarafında ise Türkiye’de Vigo, İngiltere’de Stuart gibi lojistik partnerlerimizle çalışıyoruz. Bu model sayesinde hem yerel işletmeler için yeni bir satış kanalı yaratıyoruz hem de otellere sorunsuz bir operasyon sunuyoruz. Yani Papyon, otel, tedarikçi ve misafir arasında üçlü bir kazan–kazan ekosistemi kuruyor.
“Türkiye’den doğan Papyon, 2026’da 100.000 oda hedefiyle global arenada büyüyor.”

HG: Şu anda kaç otel ve kaç odada aktifsiniz?
Akif Çıldan: Bugün itibarıyla Papyon, 1.650’den fazla otelde ve 43.500’den fazla odada aktif olarak kullanılıyor. Bu sayı her geçen ay düzenli olarak artıyor. Türkiye ve İngiltere’de büyümemizi sürdürüyoruz; özellikle yeni şehirlerde yaptığımız açılışlarla önümüzdeki dönemde bu rakamların çok daha hızlı yükseleceğini öngörüyoruz.
“Oda servisinde tüm operasyonu biz üstleniyoruz.”
HG: Globalleşme vizyonunuz nedir?
Akif Çıldan: Papyon’un globalleşme vizyonu aslında çok net: Oda servisini yeniden tanımlayan bu modeli dünyanın turizm başkentlerine taşımak. Türkiye ve İngiltere’de edindiğimiz tecrübeyi şimdi Avrupa’ya, özellikle Amsterdam ve Paris gibi stratejik merkezlere yayıyoruz. Orta vadede hedefimiz, Papyon’u sadece bölgesel bir oyuncu değil, oteller için global ölçekte standart haline gelen bir oda servisi altyapısı yapmak. Uzun vadede ise, dünyanın neresinde olursa olsun bir misafir otele giriş yaptığında Papyon’un QR menüsüyle karşılaşmasını istiyoruz. Yani vizyonumuz, ‘otel odasında global bir deneyim markası’ yaratmak.
HG: Önümüzdeki dönemde Papyon’a ekleyeceğiniz yeni özellikler neler olacak?
Akif Çıldan: Önümüzdeki dönemde Papyon’a birkaç önemli özellik eklemeyi planlıyoruz. Öncelikle otellerin gelirlerini daha iyi takip edebileceği, anlık rapor ve analiz ekranlarını güçlendiriyoruz.
Misafir tarafında ise sipariş sürecini daha kişiselleştiren, kullanım kolaylığını artıran iyileştirmeler geliyor. Ayrıca tedarikçi entegrasyonlarını genişleterek ürün çeşitliliğini artıracağız. Yani bir yandan otelin yönetim yükünü azaltırken, diğer yandan misafirin oda servisi deneyimini daha zengin ve hızlı hale getirmeye odaklanıyoruz.
HG: Papyon’a dahil olmak isteyen oteller size nasıl ulaşabilir, süreç nasıl işliyor?
Akif Çıldan: Papyon’a dahil olmak isteyen oteller bize web sitemizden ya da ekibimizle doğrudan iletişime geçerek başvurabiliyor.
Süreç tamamen ücretsiz; otelin oda sayısı ve ihtiyaçları analiz edildikten sonra QR menü ve tedarikçi entegrasyonu kuruluyor. Ortalama birkaç gün içinde hiçbir yatırım ya da ek maliyet olmadan otel, oda servisini aktif hale getiriyor. Yani oteller için sıfır maliyetle yeni bir gelir modeli başlıyor, misafirler içinse kusursuz oda servisi deneyimi hemen devreye giriyor.
Papyon’u Otelinizde Deneyin!
Size özel olarak hazırlanmış demo ile Papyon’un dijital oda servisi çözümünü yakından tanıyın.








