Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’de 21 Ocak’ta gerçekleşen yangın felaketi sonucunda 78 kişinin yaşamını yitirdiği, 133 kişinin yaralandığı olayla ilgili olarak, 20’si tutuklu toplamda 32 sanığın yargılandığı davanın üçüncü duruşmasının üçüncü celsesi, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla verilen bir gün aranın ardından Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor. Davanın tutuklu sanıklarından Kadir Özdemir’in avukatı Serbülent Baykan, müvekkilinin beraatini talep etmediğini ve tahliye isteğinin mahkeme takdirine bırakıldığını ifade etti. Baykan, “Müvekkilim geri zekalı. Bunu kendisine de söyledim. Hatır için avukatlığını yapıyorum” şeklinde konuştu.
Duruşmaların pazartesi ve salı günü yapılan kısmında, 18 sanık ile avukatlarının savunmaları alınırken, kalan 14 sanık ve avukatları da savunmalarını sunmaya devam ediyor.
Mahkeme Başkanı, celse arasında iddianamede olası kastla cezalandırılması talep edilen 13 sanık hakkında, 28 kişiyi kasten yaralamanın nitelikli halinden cezalandırılması istemli bir raporun ulaştığını belirtti. Esas hakkındaki mütalaaya karşı sanıkların savunmaları alınırken, suç isnadıyla ilgili ek savunmalar da sırayla dinleniyor.
Tutuklu sanıklardan otelin muhasebe müdürü Kadir Özdemir ise üzerine atılı suçlamaları reddederek beraatini talep etti. Özdemir’in avukatı, “Müvekkilimin sorumluluğu yoktur. Yetkilerinin çoğu mali işlemlerle sınırlıdır. Müvekkilim, işçi-işveren sözleşmesine bağlı olarak çalışmaktadır. Harcama yetkisi yönetim kurulunun onayı ile verilir, bankadan para çekme yetkisi dahi yoktur. Operasyonel ve teknik sorumluluk yüklenmemiştir. Bu nedenle müvekkilimden yangına ilişkin bir önlem alması beklenemez” şeklinde savunma yaptı.
“Benim müvekkilim gerizekalı”
Sanık Özdemir’in diğer avukatı Serbülent Baykan, müvekkili için beraat ve tahliye talebinin olmadığını belirterek, “Bu bir katliamdır. Bolu davasında kast ve taksir tartışılmaz. Bunlar bizim önümüze atılmış yemdir. ‘Kasten adam öldürmedir’ tartışmasızdır. Müvekkilim gerizekalıdır. Gerizekalının avukatlığını da hatır için yapıyorum. İsterse beni dava edebilir. Ancak bazı şeyler eksik. Bu vahim olayda, bu kadar can kaybını yüreğimde hissediyorum. Suçlu kimse, Allah belasını versin” şeklinde konuştu.
Baykan, “Burada kast var, cinayet var. Kat görevlileri ve 16 kişi yanarak can verdi. Kendi çalışanlarına bile ihanet ettiler. Ben bu işi para için yapmıyorum. Emir Aras’ın talimatı üzerine bizim geri zekalı gidip itfaiye raporunun iptali için başvuruda bulunmuş. Bu geri zekalı gidip biraz yatsın, aklı başına gelsin” ifadelerini kullandı.
Turizm Bakanı Ersoy’un dokunulmazlığı olup olmadığını sorgulayan Baykan, “Bu adam ETS Tur üzerinden oteli pazarlayan birisidir. Otelde emekçiler de öldü. Bunlar kendi çalışanlarına bile ihanet ettiler. Bu iş Soma’ya dönmeyecek. Soma’da hukuki olarak çok çalıştık ama sonuç alamadık. Mahkemenin Bakan hakkında suç duyurusunda bulunmasını istiyorum. Soruşturma izni zorla verildi. Bakanlık görevlileri 4-5 yıl alacakken benim müvekkilim bin yıl alacak. Müvekkilim 5 bin yıl alsın ki Kültür ve Turizm Bakanı da 500 yıl hapis cezası alsın” dedi.
“İddia makamı iddiaları araştırmadan esas hakkındaki mütalaayı acelesi varmış gibi hazırlamıştır”
Tutuklu sanık Gazelle Otel Müdürü Ahmet Demir, Grand Kartal Otel ile hiçbir ilgisinin olmadığını savunarak, “Görevli olmadığım otelde meydana gelen yangın nedeniyle en baş sorumlulardan biri olarak gösterilmem, hukuka ve adalete olan inancımı ciddi şekilde zedelemektedir. Gerçek adalet, gerçek sorumluların cezalandırılması ile yerini bulacaktır. Sayın Savcı, acele ederek beni idamlık etmiş, ama delillere hiç bakmamış. Eğer ben peşinen suçluysam, neden yargılanıyorum?” dedi.
Demir’in avukatı da, “Müvekkilim toptancı yaklaşımın kurbanı olmuştur. Soyut suçlamalar yapılmıştır. Sanki biz savaşta değiliz. Herkesi eşit şekilde suçlayan bir yaklaşım var. Öne sürdüğümüz deliller göz önüne alınmadan mütalaa hazırlanmıştır. Burası bir linç ve şov alanı değildir. Burası adalet alanıdır” diyerek savunma yaptı.
“Kanunda bana tanınmamış görevler müfettişler tarafından dayatıldı”
Tutuklu sanık İl Özel İdare Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, daha önceki beyanlarına katıldığını belirterek şu açıklamayı yaptı: “1999 yılında Grand Kartal Otel, turizm işletme belgesiyle açıldı. Otel 2001 yılında İl Özel İdaresine başvurmuş, belgeler temin edilerek o dönemki yöneticiler tarafından ruhsatı verilmiştir. Sadece Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından denetlenmektedir ibaresi vardır. Dolayısıyla, ‘Sen ruhsatı ver, biz denetimi yapacağız’ denilmiştir. İhmalden dolayı burada değilim. Kanunda bana tanımlanmamış görev, müfettişler tarafından bana dayatıldı. Müfettişler yaptıkları soruşturmada ön yargılı davranmış ve sadece ‘sana işlem yapacağız’ düşüncesiyle hareket etmiştir. Soruşturma izni verildiği gün tarafımıza tebliğ edilmeden gözaltına alınıp tutuklandım” dedi.
Kaynak: ANKA








