
Turizmde çeşitlilik artık sadece bir tercih değil, sürdürülebilirliğin temel koşulu. Bu bağlamda sağlık turizmi, Türkiye’nin turizm gelirlerinde istikrarlı bir büyüme yakaladığı en önemli alanlardan biri olarak öne çıkıyor. Akdeniz’in incisi Alanya da, iklim avantajı, sağlık altyapısı ve uluslararası tanınırlığı sayesinde bu dönüşümde dikkat çeken bir merkez haline geliyor.
Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Burçin Cevdet Çetinsöz, bu yazısında Alanya’nın sağlık turizmi potansiyelini, mevcut durumu ve geleceğe yönelik stratejik adımları bilimsel bir bakış açısıyla değerlendiriyor.
Alanya’da Sağlık Turizmi
Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı
Prof. Dr. Burçin Cevdet Çetinsöz
Türkiye, coğrafi konumu, güçlü sağlık altyapısı, nitelikli sağlık profesyonelleri ve üst düzey sağlık hizmetleriyle, dünya çapında sağlık turizmi alanında rekabetçi bir destinasyon olma noktasında önemli bir konumdadır. 2024 yılında toplam 1.506.442 kişi sağlık hizmeti almak için ülkemize gelmiş ve buradan elde edilen gelir 3.022.957 bin ABD Doları tutarında gerçekleşmiştir. 2028 yılına kadar sağlık turizmi gelirinin 20 milyar dolara çıkarılması hedeflenmektedir (USHAŞ, 2024).
Alanya doğası, kültürü, tarihi, uzman hekimleri, profesyonel sağlık personelleri ve her bütçeye hitap eden konaklama tesisleri sayesinde sağlık turizmi açısından önemli bir potansiyel taşımaktadır. Yılda ortalama 4 milyon turisti ağırlayan Alanya, düşük sezonda sağlık turistleri için uygun imkanlarda çok önemli tedavi ve tatil fırsatı sağlayabilmektedir. Özellikle 2017 yılında kurulan Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, “Aile Hekimliği”, “Algoloji”, “Anatomi”, “Anestezi ve Reanimasyon”, “Beyin ve Sinir Cerrahisi”, “Biyofizik”, “Çocuk İmmünoloji ve Allerji Hastalıkları, “Çocuk Cerrahisi” “Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları”, “Çocuk Kardiyoloji”, “Çocuk Ergen ve Ruh Sağlığı Hastalıkları”, “Deri ve Zührevi Hastalıklar”, “Endokrinoloji ve Metabolizma”, “Enfeksiyon Hastalıkları”, “Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon”, “Fizyoloji”, “Gastroenteroloji”, “ Genel Cerrahi”, “ Göz Hastalıkları”, “ Göğüs Hastalıkları”, “Göğüs Cerrahisi”, “Hematoloji”, “Histoloji ve Embriyoloji”, “İç Hastalıkları”, “Jinekolojik Onkoloji Cerrahi”, “Kadın Hastalıkları ve Doğum”, “Kalp ve Damar Cerrahisi”, “Kardiyoloji”, “ Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları”, “Nefroloji”, “Nöroloji”, “Ortopedi ve Travmatoloji”, “Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi”, “ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları”, “Radyoloji”, Tıbbi Biyokimya”, “Tıbbi Mikrobiyoloji”, “Tıbbi Onkoloji”, “Tıbbi Patoloji”, “Tıbbi Farmakoloji ve Genetik” ve “Üroloji ” olmak üzere 42 branş, 400 yatak kapasitesi, 424 doktor ve 15 teknik personeli ile hizmet vermektedir. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi sağlık turizmi kapsamında yurt dışından gelen hastaları tedavilerini gerçekleştirmek için “Sağlık Turizmi Yetki Belgesi”ne de sahiptir. Bu belge sayesinde hastane bünyesinde saç ekimi, plastik cerrahi, göz, diş ve organ nakli gibi tıbbi operasyonlar ve tedaviler yerli ve yabancı turistlere yapılmaktadır. Kamu hastanesi olan Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi dışında Alanya’da Başkent Hastanesi, Anadolu Hastanesi ve Yaşam Hastanesi olmak üzere üç adet daha “Sağlık Turizmi Yetki Belgesi”ne sahip özel hastane bulunmaktadır. Başkent hastanesi 124, Anadolu hastanesi 102 ve Alanya Yaşam hastanesi ise 74 yatak kapasitesine sahiptir. Bu hastanelerin yurtdışından çekeceği turistler sayesinde Alanya’da turizmin hem on iki aya yayılması hem de ilçenin turizm gelirlerinin artttırılmasında sağlık turizmi önemli rol oynayacaktır. Ayrıca Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi bünyesinde Sağlık Turizmi Uygulama ve Araştırma Merkezi (SATUMER) kurulmuştur. Satumer’in ana faaliyetleri arasında Alanya’ya gelen turistlerin sağlıklarının korunması, sağlık turizminin geliştirilmesi için iş birliklerinin arttırılması, sağlık yönetimi ihracatı ve sağlık turizmi eğitimi alanlarında faaliyetlerin düzenlenmesi yer almaktadır. Özelikle Satumer bünyesinde Alanya’da sağlık turizmi konusunda hem sektör temsilcilerinin hem de öğrencilerin bilgi düzeylerinin arttırılması için Ticaret Bakanlığı destekli sertifikalı eğitimler verilmeye başlanmıştır. Bunların dışında Satumer, sağlık turizminin tanıtımında öncü bir rol oynayarak Türkiye’nin sağlık turizm potansiyelinin yurtdışında etkin bir şekilde tanıtılmasına katkı sağlamaktadır. Alanya’da sağlık turizmin gelişmesi için çalışmalar yürüten bir diğer kurum ise Alanya Sağlık Turizmi Derneğidir. Alanya Sağlık Turizmi Derneği gerek yurt içinde gerek yurt dışında sağlık turizmi ile ilgili yürütülen çeşitli çalıştay, fuar, bilgilendirme toplantılarına katılım olmak üzere yerel paydaşlar ile çeşitli iş birlikleri içerisinde bulunarak ilçenin sağlık turizminde çekim merkezi olması için çalışmalar yürütmektedir.
Alanya’da sağlık turizmi sertifikasına sahip kamu hastanesi ve özel hastane dışında sağlık turizminde bir diğer önemli arz potansiyel ise Damlataş mağarasıdır. Bu mağara içinde bulunan yüksek nem, karbondioksit gazı ve düşük ısı astım hastalığına sahip bireylerin tedavisine önemli fayda sağlamaktadır. Bundan dolayı Damlataş mağarası astım hastaları tarafından yoğun ziyaret edilerek ilçenin önemli sağlık turizmi çekiciliği arasında yer almaktadır. Öte yandan Gazipaşa’nın ılıca köyünde yer alan ve siyah su olarak ün yapan Ilıca kaplıcalarının da şifalı suları, romatizma, kadın hastalıkları, mide, ülser, siyatik ve ani bel ağrısı rahatsızlıklarının tedavisine iyi gelmektedir. Bundan dolayı ılıca kaplıcalarının şifalı sularını deneyimlemek isteyen yerli ve yabancı turistler Gazipaşa ilçesine ziyaret gerçekleştirmektedir. Alanya’da sağlık turizminin bu mevcut potansiyelini üst seviyelere çıkarmak ve ilçeye daha çok turist çekmek için kamu, özel sektör ve yerel yönetimlerin sağlık turizmi yatırımlarını arttırması gerekmektedir. Özellikle Alanya’nın kırsal alanlarında doğa içinde Avrupa pazarına yönelik geriatri alanında yaşlı bakım köyleri ve kür merkezleri kurulabilecek potansiyel bulunmaktadır. Bu yatırımlar kapsamında Alanya’da “Thalasso Merkezi” olarak adlandırılan yosunla ve deniz suyu ile tedavi merkezleri (Spa-Wellnes) bulunan oteller ve sağlık merkezleri açılmalıdır. Kamu ve özel hastanelerde sağlık hizmetinin kalitesinin iyi olması tek başına sağlık turizminde önemli yer edinmek için yeterli olmayıp mutlaka güçlü bir tanıtım faaliyetleri yürütülmeli ve sağlık personellerinin yabancı dil bilgisi arttırılmalıdır. Son olarak Alanya’da gerçekleştirilecek olan sağlık bilimleri alanında kongre sempozyum ve çalıştayların sayısı artırılarak sağlık turizmi konusunda farkındalık yaratılmalıdır. Belirtilen önerilerin tüm yerel paydaşların ortak çalışmaları sonucunda hayata geçmesi ile Alanya sahip olduğu büyük potansiyeli harekete geçirerek sağlık turizminde marka turizm destinasyonlarından biri haline gelebilir.
Prof. Dr. Burçin Cevdet ÇETİNSÖZ
Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi
Turizm Fakültesi Dekanı








