
TÜRSAB’da Dönüşüm Zamanı: Aylin Özsavaş’tan 7 Bölgeye Ayrı Sömestir Takvimi Önerisi
TÜRSAB Başkan Adayı Aylin Özsavaş, seçim vizyonunu kış turizmi üzerinden somut önerilerle ortaya koydu. Özsavaş, sömestir tatilinin 7 bölgede farklı tarihlerde uygulanması gerektiğini belirterek, “Her vatandaş kış turizmine eşit şekilde erişebilmeli” dedi.
“Sömestir Tatili Yedi Ayrı Bölgede Ayrı Ayrı Planlanmalı”
TÜRSAB Başkan Adayı Aylin Özsavaş, Türkiye’de kış turizminin tek bir merkezden yönetilemeyeceğini belirterek sömestir tatilinin ülke genelinde aynı tarihlerde uygulanmasının sektörde yoğunluk ve verimsizlik yarattığını ifade etti. Türkiye’nin yedi coğrafi bölgesinin iklim, coğrafya ve turizm çeşitliliği açısından birbirinden oldukça farklı olduğuna dikkat çeken Özsavaş, tatilin bölgesel takvimlerle yeniden planlanması gerektiğini söyledi.
Özsavaş, “Bugün sömestir tatili tüm ülkede aynı tarihlerde uygulanıyor. Oysa Türkiye’nin yedi bölgesi de farklı iklim ve turizm özelliklerine sahip. Bu tatilin bölgesel takvimlerle planlanması gerekiyor. Her bölgeye göre ayrı bir sömestir takvimi belirlenirse, bu dönem iki aya kadar yayılabilir. Böylece hem yoğunluk azalır hem de herkes daha uygun koşullarda tatile erişebilir,” diyerek sistemin sosyal adalet yönüne de dikkat çekti.
Bu yaklaşımın hem turizm işletmelerini rahatlatacağını hem de turistik bölgelerdeki yerel ekonomilere dinamizm kazandıracağını belirten Özsavaş, “Türkiye’de kış turizmi potansiyelinin yalnızca yüzde 30’u kullanılabiliyor. Bölgesel takvim modeliyle bu oran kısa sürede iki katına çıkabilir,” ifadelerini kullandı.
“Kış Turizmini Kayak Merkezleriyle Sınırlamamalıyız”
Özsavaş, Türkiye’nin dört mevsim turizm potansiyelinin yalnızca yaz aylarına veya kayak merkezlerine sıkıştırılmasının büyük bir kayıp olduğunun altını çizdi. Kış dönemini çeşitlendirilmiş bir turizm anlayışıyla yeniden tasarlamayı hedeflediklerini belirterek şunları söyledi:
“Kış turizmini sadece kayak merkezleriyle sınırlamamalıyız. Gastronomi, kültür rotaları, termal tesisler ve doğa yürüyüşleriyle kış dönemini zenginleştirebiliriz. Ayrıca genç turistleri çekmek için kar festivalleri, gece kayağı ve kültürle harmanlanmış rotalar gibi yenilikçi konseptler hayata geçirilmelidir.”
Turizmin yalnızca belirli bölgelerde değil, ülkenin tamamına yayıldığı bir modelin hem bölgesel kalkınmayı destekleyeceğini hem de çeşitlenen turist profiline cevap vereceğini belirtti.

“Sadece Söylemde Kalmayacağız, Somut Adımlarla Sahada Olacağız”
Sürdürülebilir turizmi yalnızca çevresel hassasiyetle sınırlı bir kavram olarak görmediklerini vurgulayan Özsavaş, bu anlayışın ekonomik adalet ve toplumsal dengeyi de içerdiğini belirtti.
“Sürdürülebilirlik yalnızca çevreyle ilgili bir kavram değil; aynı zamanda ekonomik adalet ve toplumsal dengeyle ilgilidir. Biz bu konuyu söylemde bırakmayacağız, proje bazlı somut adımlarla sahada hayata geçireceğiz,” diyen Özsavaş, yerel üreticileri ve turizm paydaşlarını destekleyen bir model hedeflediklerini kaydetti.
“Küçük işletmelerin ve yerel üreticilerin turizm zincirine entegre edilmesi, sürdürülebilir turizmin en güçlü halkasıdır,” diyen Özsavaş, turizm sektöründe tabana yayılan bir kalkınma modelinin önemine değindi.
“TÜRSAB’da Dönüşüm Zamanı”
TÜRSAB’ın yeni dönem vizyonunu dijitalleşme, yerel kalkınma ve genç girişimcilerin desteklenmesi üzerine inşa edeceklerini söyleyen Özsavaş, kuruluşun geleceğine dair yol haritasını şu sözlerle anlattı:
“TÜRSAB’ın geleceğini birlikte inşa edeceğiz. Dijitalleşen, kapsayıcı, çevreye duyarlı ve yerel değerleri koruyan bir turizm anlayışıyla sahada olacağız. Kış turizmi, sadece birkaç merkezde değil, Türkiye’nin dört bir yanında, kendi sezonu içinde çok daha geniş bir kitleye ulaşabilmelidir. Biz bu dönüşüm için hazırız.”
Bölgeler arası dengesizliği azaltmayı, rekabet gücü yüksek ve çeşitlendirilen bir turizm ekosistemi kurmayı hedefleyen vizyonun, sektörün geleceği açısından kritik önemde olduğu belirtiliyor.








