
Birleşik TÜRSAB’ın yaptığı son açıklamada, kendi belirlediği adayın arkasında durmaktan vazgeçtiğini ve “hiçbir adayı desteklemiyoruz” kararını duyurmasını, sektör adına büyük bir hayal kırıklığı olarak görüyoruz. Bu nedenle, hem verilen sözlerin tutulmamasını hem de süreç boyunca sergilenen tutarsızlıkları ortaya koymak adına bu yazıyı kaleme alma zorunluluğu doğmuştur.
Birleşik TÜRSAB’ın Tutarsızlığı, Aylin Özsavaş’ın Yalnız Bırakılması ve Kaçırılan Fırsat
TÜRSAB’da değişim yıllardır konuşuluyor…
Ama değişimin ilk defa bu kadar somutlaştığı bir dönemde, sözde “değişim platformu” olan Birleşik TÜRSAB’ın sergilediği tablo maalesef içler acısıdır.
Uzun açıklamalar, süslü cümleler, ilkelerden bahseden paragraflar…
Fakat tüm bu kelime kalabalığını bir kenara koyduğumuzda ortaya çıkan gerçek nettir:
Birleşik TÜRSAB kendi seçtiği adayın arkasında duramamış, kendi verdiği sözleri tutmamış, kendi iradesine sahip çıkamamıştır.
Namussuz Şeref Sözü Verip Birbirini Yarım Yolda Bırakanlar

Bu sürecin en ağır tarafı ise şudur:
Birleşik TÜRSAB içindeki bütün taraflar, aday seçimi yapılırken birbirlerine “namus–şeref sözü verdiklerini” defalarca dile getirdiler.
Herkesin huzurunda, açık açık:
“Kim aday çıkarsa hepimiz arkasında duracağız” dediler.
Bu sadece bir söz değil, platformun varlık sebebiydi.
Ve ne oldu?
Sözlerin hiçbir kıymeti kalmadı.
Verilen namus sözü buhar oldu.
Şeref vaadi ilk rüzgârda uçtu.
Bu kadar hayati bir süreçte kendi sözüne sahip çıkamayan bir yapının, TÜRSAB’a nasıl sahip çıkacağı sorusu ister istemez akıllara geliyor.
Aylin Özsavaş: Platformun Seçtiği Aday… Ama Platform Ortada Yok
Bütün bunların en üzücü tarafı ise şudur:
Aylin Özsavaş, Birleşik TÜRSAB’ın bizzat kendi seçtiği adayıydı.
Sahada karşılığı olan, projeleri olan, vizyonuyla dikkat çeken güçlü bir isimdi.
Ama Birleşik TÜRSAB’ın büyük bölümü, aday çıkınca ortadan kayboldu.
Gerçek bu.
Kimse bunu artık saklayamaz.
Aylin Hanım’a aktif ve samimi destek veren yalnızca iki isim vardı:
Cem Polatoğlu ve Emin Çakmak.
Onun dışında platformun neredeyse hiçbir yöneticisi:
Tek bir sosyal medya paylaşımı yapmadı,
Adaylık açıklamasını duyurmadı,
Sahada yanında durmadı,
Kendi seçtikleri adayı varmış gibi bile davranmadı.
Bu kadar sessizlik, bu kadar geri çekilme, bu kadar görünmez destek(!), siyasi bir strateji değil;
bir adayın göz göre göre yalnız bırakılmasıdır.
—
Birleşik TÜRSAB’ın Asıl Sorunu: Eşik Atlayamamak
Kendi adayının arkasında duramayan bir yapı, değişime liderlik edemez.
Aday belirlenirken verilen sözler sadece lafta kalmışsa, o platformun geleceğe dair inandırıcılığı da kalmaz.
Bugün yaşanan tablo ne ilkesel duruştur, ne stratejidir.
Bu tam anlamıyla bir dağınıklık ve tutarsızlık öyküsüdür.
Platformun açıklamasında ne kadar “tarafsızlık”, “vizyon”, “kolektif yönetim” gibi ifadeler geçerse geçsin, gerçek tüm açıklığıyla ortadadır:
Birleşik TÜRSAB, verdiği sözü tutamamıştır.
—
Nezih Hacıalioğlu’nun Tutarsız Adaylığı
Açık konuşmak gerekirse, ikinci kırılma noktası ise Nezih Hacıalioğlu’nun tavrıdır.
Bir gün Aylin Hanım’ın adaylığı için oy veren, platform toplantılarında “arkandayız” diyen biri, ertesi gün “ekip istedi” diyerek aday olamaz.
Daha doğrusu olur, ama bunun adı tutarlılık olmaz.
Bu şekilde “aynı yöne gidiyoruz ama farklı yollardan” gibi cümlelerle yaşanan kırılmayı örtmeye çalışmak da kamuoyunu yanıltmaktan başka bir şey değildir.
Sonuç ne mi oldu?
Değişimin gücü bölündü.
Platformun güvenilirliği zedelendi.
Adayın emeği görmezden gelindi.
—
Tarafsızlık Kararı: Adı Tarafsızlık, Ruhu Sorumluluktan Kaçış
Birleşik TÜRSAB’ın aldığı “hiçbir adayı desteklemiyoruz” kararı, kağıt üzerinde tarafsızlık gibi görünse de gerçekte bunun adı bellidir:
Sorumluluktan kaçmak.
Kendi yarattığı krizin üstünü örtmek.
Kendi sözünü sahiplenemediğini gizlemeye çalışmak.
Bu karar mevcut yönetimi eleştirmiyor gibi görünse de onlara yarayan bir karardır – çünkü muhalefeti bölük pörçük bırakmıştır.
Bu tabloyu sektör unutmayacaktır.
—
Gerçek Değişim İradesi Hâlâ Aylin Özsavaş’tadır
Bütün bu karmaşaya rağmen bugün hâlâ net bir gerçek var:
Aylin Özsavaş, TÜRSAB’da değişimin en güçlü ve en tutarlı adayıdır.
Çünkü:
Sözünün arkasında duran odur.
Proje sunan odur.
Saha çalışmasını yapan odur.
Görünür olan, mücadele eden odur.
En önemlisi, yalnız kalsa da geri adım atmayan odur.
Bir platformun dağınıklığı onun değerini düşürmez;
tam tersine, cesaretinin büyüklüğünü ortaya çıkarır.
—
Son Söz
Bugün konuşulması gereken bir gerçek var:
Birleşik TÜRSAB değişim isterken, kendi içindeki değişim testinden sınıfta kalmıştır.
Ama bu tablo değişimi durdurmaz.
Aylin Özsavaş’ın yürüdüğü yol hâlâ en net, en güçlü, en umut veren yoldur.
Adayın yalnız bırakılmış olması, onun başarısızlığı değil;
söz verip sözünde durmayanların zafiyetidir.








