Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda, İYİ Parti’nin gıda zehirlenmelerinin nedenlerinin araştırılmasına yönelik önergesi, AK Parti ve MHP’nin oylarıyla kabul edilmedi.
Önerge üzerinde söz alan İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, “Tatil için geldikleri memleketleri artık üç yaşındaki bir çocuğa mezar oldu. Bir aile gözlerimizin önünde yok oldu ve Sayın Sağlık Bakanı’nın açıklaması ‘Gerekli müdahaleleri arkadaşlar yapmışlar, ilk intiba olarak orada bir eksiklik olduğunu düşünmüyoruz’ oldu. Bu açıklama, insan hayatı ve halk sağlığı açısından ne kadar büyük bir eksiklik yaşadığımızı gözler önüne seriyor.” dedi.
Ruhsatlı firmalar tarafından yapılması gereken ilaçlamaların, ruhsatsız ve gelişigüzel kimyasallarla gerçekleştirildiğini ifade eden Taşçı, “Zehirlenme olayının önlenememiş olması, bir eksiklik değil midir?” şeklinde konuştu.
Bir vatandaşın içtiği kahve yüzünden zehirlendiğini hatırlatan Taşçı, “2021 yılında, 4 yaşındaki bir çocuk pestisit nedeniyle hayatını kaybetti. Kayseri’de 23 öğrenci, Mardin’de 67 öğrenci son günlerde zehirlendi. Bir gıdanın tüketilemeyecek hale gelmesi için ya ham madde temininde, ya taşınmasında, ya işlenmesinde ya da depolanmasında bir uygunsuzluk yaşanmış olmalıdır.” ifadelerini kullandı.
“Yediğimiz meyveden, içtiğimiz sütten, tarım yaptığımız sudan, topraktan, soluduğumuz havadan, etten, balıktan, tavuktan zehirleniyoruz.” diyen Taşçı, okullarda, yurtlarda ve otellerde gıda zehirlenmesi vakalarının yaşandığına dikkat çekti. Gıda güvenliğinin lüks olmadığını vurgulayan Taşçı, “Cezalar caydırıcı değilse, hiçbir markanın, otelin, okulun, yurdun, işletmenin değeri bir insanın canından daha kıymetli olamaz. Bu nedenle, açıklanmayan pestisit analiz sonuçlarından, taklit ve tağşiş listelerinde yer alan firmalara yönelik yaptırımlara kadar geniş bir yelpazede araştırma komisyonu kurulması kaçınılmazdır.” dedi.
DEM Partili Otlu: Bu ülkede ya aniden ya da ömür boyu yoksulluktan dolayı ölebiliyorsunuz
Öneri üzerine söz alan DEM Parti İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu, “Bir kez daha anlaşıldı ki, bu kimyasal maddelerle gıdaların zehirlenip zehirlenmediği artık önemsiz. Bu ülkede ölüm çok kolay; bu durum, AKP rejiminin yirmi üç yıllık iktidarında denetimsizliğin bir sonucudur.” dedi.
Otlu, ayrıca “Yediğimiz meyve ve sebzelere hangi kimyasalların değdiğini bilmiyoruz. Turizm ve konaklama sektöründe ya da restoranlarda yediğimiz yiyeceklerin denetimi yok.” şeklinde konuştu. Ülkede ya aniden ölündüğünü ya da ömür boyu yoksulluktan dolayı hayatta kalamadığını belirtti.
CHP’li Yaman: Denetim yetkilerinin güçlendirilmesi zorunluluktur
CHP Grubu adına konuşan Ankara Milletvekili Aylin Yaman, “Son dönemde artan gıda zehirlenmeleri tesadüf değil; denetim eksikliği ve sistemsel zafiyetlerin sonucudur.” dedi.
Yaman, Türkiye’nin uluslararası alanda alarm verdiğini ifade ederek, “Avrupa Birliği’ne gönderilen ürünlerde bu yılın ilk dokuz ayında 384 ihlal tespit edildi. Türkiye bu listede birinci sırada yer alıyor. Pestisit kalıntıları ve mikrobiyolojik riskler, iç piyasayı tehdit ediyor.” şeklinde konuştu. Denetim yetkilerinin güçlendirilmesi, belediyelere yetki verilmesi ve gıda mühendislerinin rolünün artırılması gerektiğini vurguladı.
AK Partili Keleş: Çalışmalarımız, halk sağlığını koruma hedefleriyle aralıksız devam etmektedir
Öneri üzerine AK Parti grubu adına konuşan Elazığ Milletvekili Erol Keleş, gıda güvenliğinin sağlanması amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı’nın resmi kontrollerinin risk esaslı olarak devam ettiğini belirtti. Keleş, “2024 yaz döneminde, özellikle turizm bölgelerinde 3 bin 405 denetim yapıldı ve uygunsuz işletmelere gerekli idari yaptırımlar uygulandı.” ifadelerini kullandı.
Okul ve yurt kantinlerinde de 15 bin 88 denetim gerçekleştirdiklerini söyleyen Keleş, “Öğrencilerimizin sağlığını korumak için bütün önlemler titizlikle alınmıştır.” dedi. Ayrıca, gıda zehirlenmesi bildirimi olduğunda Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 81 il müdürlüğüyle 7/24 çalıştığını vurguladı.
Kaynak: ANKA








