Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından düzenlenen “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 72’ncisi Zonguldak’ta yapıldı. Mitingin ana konu başlıkları arasında, İmamoğlu’na özgürlük talebi ve erken seçim çağrısı bulunuyor. Bu etkinlik, CHP’nin İmralı’ya gitmeme kararı sonrasında gerçekleştirilen ilk miting olması açısından da dikkat çekiyor. CHP Genel Başkanı Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında verilen soruşturma iznine ilişkin olarak, “Ekrem İmamoğlu’na yapılanlar gibi Mansur Yavaş’a da aynı itibar suikastını gerçekleştirmeye çalışıyorlar” şeklinde bir ifadede bulundu. Özel, Devlet Bahçeli’nin “Silivri’ye nasıl gidiliyorsa İmralı’ya gidilir” sözlerine ise “Ekrem Başkan, Sayın Bahçeli’ye kendisine ne büyük bir haksızlık yapıldığını, nasıl bir hukuk darbesiyle muhatap olduğunu, tek suçunun hizmet etmek olduğunu anlatır. Memnuniyet duyarız.” yanıtını verdi.
Mitingde ilk olarak İmamoğlu’nun mesajı okundu, İmamoğlu’nun ifadeleri şöyle:
- ‘Kıymetli vatandaşlarım, değerli Zonguldaklılar, sevgili hemşehrilerim; sizleri saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.
- Hasretle kucaklıyorum. Zonguldak, ekmeğini alnının teriyle taştan çıkaran iyi yürekli, güzel karakterli insanların şehridir.
- Madene ömrünü veren, depremde canlar kurtaran yiğitlerin şehridir. Bu şehir, Demokrat, dürüst, yurtsever liderimiz Bülent Ecevit’in Karaoğlan’ın memleketidir. Zonguldak, Cumhuriyet Halk Partisi’nin halkçı ve icraatçı belediyeciliğinin farkını ve değerini iyi bilir.
- Bu vesileyle çok değerli Belediye Başkanımız Tahsin Erdem’e, bu özel şehre adadığı tüm gayretleri ve hizmetleri için teşekkür ediyorum. Yolu açık olsun. Zonguldak il kongresinde, örgütümüzün güçlü iradesiyle yeniden il başkanı seçilen yol arkadaşım Devrim Dural’ı tebrik ediyorum.
- Yürüttüğü kararlı ve onurlu mücadele için, kendisinin şahsında tüm örgütümüze yürekten teşekkür ediyorum. Sevgili kardeşlerim; hukuk ve demokrasiyi ayaklar altına alan, kendisini devletin sahibi gören bir avuç insan, Atatürk’ün emaneti canımızdan aziz Cumhuriyetimize yeni bir şekil vermeye çalışıyor. Hukuk devletinin değil, iktidarın hukukunun geçerli olduğu, milli iradenin baskı altında tutulduğu bir sistem kurma hevesindeler.
- Bu amaçlarına engel olarak gördükleri herkese, her kesime zorlukla boyun eğdirmeye çalışıyorlar. Siyasetle sandıkla başaramadıklarını, şantajla, tehditle, kumpasla başarmaya ve milletten alamadıkları yetkiyi güdümlü yargı eliyle almaya uğraşıyorlar. Hedefleri apaçık ortadadır ve bu kirli hedef, hakkımızda hazırladıkları her iddianamenin, her satırına, her cümlesine sinmiştir. Rakiplerini siyaset dışına itmek, milli iradeyi baskı altına almak ve nesilden nesile o koltukta oturmak istiyorlar. İddianame işte bu bozuk niyetin, bu kirli planın ibret vesikasıdır.’
CHP lideri Özel’in açıklamaları ise şöyle:
- Dünyada en çok suç işlenen 10. ülkeyiz, 190 ülke arasında. Sokaklar güvenli değil. Karanlıkta eve giden kadın tedirgin, çocuklar güvende değil. Uyuşturucu okul önüne kadar gitmiş, kuvözde bebek bile güvende değil.
- Geçen gün Ali Yerlikaya çıkmış, ‘Suç örgütleriyle etkin mücadelemiz devam edecek’ dedi. O gün akşam Daltonlar çetesinin reisinin doğum günüymüş, Türkiye’nin dört bir yanında ellerinde makineli silahlarla havaya ateş açarak çete liderinin yaş gününü kutladılar. O gün sabah Ali Yerlikaya, ‘Suç örgütleriyle etkin mücadelemiz devam edecek’ dedi.
- Utanmasa Daltonlar’ın başının doğum günü pastasından bir dilim getirip evinin kapısında servis edecekler. Allah hiçbir İçişleri Bakanı’nı Ali Yerlikaya’nın düştüğü duruma düşürmesin. Bu Ali Yerlikaya, Atatürk’ün kurduğu CHP’nin İstanbul İl Başkanlığı’na kayyum sokmak için beş bin polis getiren zavallılardan biridir. Polisin derdini duymaz, nefret ediyor polisler bundan.
- Kendi bakan yardımcıların hakkında operasyon yapmaya, bizim tarafa sözde bilgiler sızdırmaya çalışma, ne haliniz varsa görün. Yakamızdan düşün. Bir bakan, kendi bakan yardımcısıyla kavgasına muhalefet partilerini alet etmeye çalışıyor.
- Polisin derdini duymaz. Nefret ediyor polisler bundan. Polisin derdini duymaz. Kendisine bağlı jandarmayı dinlemez. Bu çocukların hakkını vermez. Gece gündüz çalıştırır. Ağzına almaz polisin hakkını, jandarmanın hakkını ama devamlı savunur yandaşların hakkını.
- Bu Ali Yerlikaya’ya, bu İçişleri Bakanı’na şunu söylüyorum. Kendi bakan yardımcıların hakkında operasyon yapmaya bizim tarafa oralardan sözde bilgiler sızdırmaya çalışma. Ne haliniz varsa görün. Yakamızdan düşün. Yakamızdan düşün.
- Bir bakan, kendi yardımcısıyla kavgasına muhalefet partilerine alet etmeye çalışıyor. Ama bu işlere sebebiyet veren birisi var. O da, bu kifayetsizleri, bu beceriksizleri, bu devlet adamlığından anlamayanları başımıza musallat eden Recep Tayyip Erdoğan. Ondan başkası değil.
- Erdoğan ülkeye ilk geldiğinde, “Bu ülke iyi yönetilmiyor” diyordu. Hatta rahmetli Ecevit’e, “ölünce mi bırakacaksın be adam” diyordu. “Senin diyordu, yürüyemiyorsun” diyordu. Ölünce mi bırakacaksın diyordu. Hatta Necmettin Erbakan hocasına dahi “yaş yetmiş, iş bitmiş” diyordu. Şimdi o Erbakan’ın yaşına geldi.
- O rahmetli Ecevit’in yaşına geldi. Biz onun o günkü yaşlarındayız ama onun yaptığı kabalığı, saygısızlığı ona söylemeyiz. Ölümle işimiz yok. Allah sıhhat versin. Uzun ömür versin ama bıktık artık yakamızdan da düşüversin, yakamızdan da düşüversin.
Kadaş: Karadüzen Anonim Şirketi
- İlk geldiğinde ne diyordu? Ülkeyi şirket yönetir gibi yöneteceğim. Yaptı mı? Vallahi yaptı. Sözünü tuttu. 2018’de Cumhurbaşkanı oldu. Bir kabine açıkladı. Sağlık Bakanı’nın özel hastaneler zinciri var. Turizm Bakanı’nın oteller ve seyahat acenteleri zinciri var. Diğer taraftan Milli Eğitim Bakanı’nın özel okullar zinciri var. Gerçekten 2018’den sonra memleketi şirket yönetir gibi yönetmeye başladı. Şirketinin adını biliyor musunuz?
- Kadaş, Karadüzen Anonim Şirketi. AK Parti’nin karadüzeni. Kadaş, Karadüzen Anonim Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı şahsı tabii kim olacak. Şahsım Yönetim Kurulu Başkanıyım diyor. Sermayesi, verginin %89’unu topladığı bu meydan. Bu ülkede dol








