15 yıldır kalemkarlık yapan Sevilay Güler, 10 yıl önce Makedonya’da gördüğü kağıt yapımını kendi pratiğine dahil etmeye karar verdi. Türkiye’ye döndükten sonra bu alanda çalışmalara başlayan Güler, bitkisel lifler, pamuk ve talaş tozu kullanarak kağıt yapımını öğrendi. Edirnekari desenlerini kendi ürettiği kağıtlara işlemeye başlayan Güler, zamanla atölyesine gelen kursiyerlere de eğitim vermeye başladı. Aynı zamanda geri dönüşüme katkıda bulunan Güler, halen kendi kağıtları üzerine Edirnekari uygulamaya devam etmekte.
Edirne’de, Kültür ve Turizm Bakanlığı Edirnekari Sanatçısı Sevilay Güler, geleneksel el sanatı olan Edirnekari’yi, bitkisel lifler, pamuk ve talaş tozu gibi malzemelerle kendi ürettiği kağıtlara işliyor. Geri dönüşüme katkıda bulunan Güler, “Çeşitli yüzeylerde; ahşap veya kağıt gibi, Edirnekari çalışabiliyoruz. Ancak neden kendi yaptığım kağıtların üzerine bu sanatı uygulamayım dedim. Bu konuda başarılı oldum. Şu anda atölyemde öğrencilerimle ve kursiyerlerimle bu çalışmaları sürdürüyoruz” dedi.
‘MAKEDONYA’DA GÖRÜP YAPMAYA KARAR VERDİM’
Kağıt yapımını Makedonya gezisi sırasında keşfettiğini belirten Güler, “Yaklaşık 10 yıl önce Makedonya’ya gitmiştim. Orada el yapımı kağıtları görünce, bu kağıtları kendi işimde de kullanabileceğimi düşündüm. Edirne’ye döndüğümde bu alanda çalışmalarımı sürdürdüm ve el yapımı kağıt üretmeyi başardım. Ardından Edirnekari desenlerimi bu kağıtlar üzerine uygulamaya başladım” şeklinde konuştu.
El yapımı kağıdın oluşum sürecinin yaklaşık 20 gün sürdüğünü ifade eden Güler, “Bu kağıdın yapımında çeşitli malzemeler kullanıyoruz; bitkisel lifler, pamuk ve talaş tozu. Bu malzemeleri belirli oranlarda karıştırarak 20 gün boyunca selülozlaşmasını sağlıyoruz. Sonrasında ise kağıt haline geliyor ve tekneye alınıp bez üzerine çıkarılıyor. Ardından mühreliyoruz ve desen çizimiyle hazır hale getiriyoruz. Son aşamada ise bu kağıtları Edirnekari desenleriyle süslüyoruz” dedi.
‘ÖDÜL DE ALDIM’
Güler, atölyesine gelen kursiyerlere el yapımı kağıt üretimini de öğrettiğini vurgulayarak, “Ahşap ve kağıt gibi çeşitli yüzeylerde Edirnekari çalışabiliyoruz. Ancak neden kendi ürettiğim kağıtların üzerine bu sanatı uygulamayayım dedim ve bunda başarılı oldum. Hatta valilikten bu konuda bir ödül aldım. Şimdi yine atölyemde öğrencilerimle ve kursiyerlerimle bu çalışmaları sürdürüyorum. El sanatları, biraz da yetenek meselesidir. Ben bu işe yıllarımı verdim ve bu işle uğraşarak huzur buluyorum. Sanat, bence insanın içindedir ve bir şekilde dışa vurur” şeklinde ifade etti.
‘İNSANLAR ÖĞRENMEK İSTİYORLAR’
Meraklı olan herkese Edirnekari sanatını öğretmeye çalıştığını belirten Güler, “15 yıldır profesyonel olarak bu sanatı icra ediyorum. Öncesinde restorasyon alanında çalıştım ve bu süreçte el sanatlarıyla Edirnekari’yi birleştirerek kağıt üretimimi gerçekleştirdim. Bu işten keyif alıyorum ve beğeni toplamak beni mutlu ediyor. İnsanların merakı var ve öğrenmek istiyorlar. Ben de elimden geldiğince onlara öğretmeye çalışıyorum” dedi.
‘EN ÖNEMLİ ÖZELLİĞİ DAYANIKLI OLMASI’
Edirnekari, ahşap ve deri gibi malzemeler üzerine boya ve cila ile uygulanan motifler ve kompozisyonlar içerir. Çeyiz sandıkları, yazı çekmeceleri, para kutuları gibi dekoratif eserlerde kullanılan Edirnekari’nin en önemli özelliği, boyalarının dayanıklı olmasıdır. İlk olarak Edirne’de uygulanan bu el işçiliği, zamanla İstanbul, Bursa, Diyarbakır ve Erzurum gibi Anadolu şehirlerinde de benimsenmiştir. Edirne’nin kendine özgü diğer yöresel el sanatları arasında ağaç işlemeciliği, lake kutu yapımı ve kitap kapakçılığı da bulunmaktadır.
Bir Cevap Bırak








