Antalya’da, milyarlarca dolarlık arazilerle ilgili 67 yıllık davada, Arap Süleyman, Hacı Bekirzade Mehmet Ağa ve Hazine adına tescil edilen arazilerde sahte mirasçıların var olduğu ve müdahillik sorunlarının yaşandığı bildirildi. 2 milyon 400 bin metrekarelik alanda, Turizm Uygulama Oteli, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Falez ve Rixos otelleri, Cam Piramit Parkı, Atatürk Kültür Parkı ve Antalya Tenis İhtisas Kulübü gibi birçok önemli yapı ile birlikte yaklaşık 10 bin konut yer almakta.

‘MİRASÇI OLDUKLARI HAKKINDA EN UFak FİKİRLERİ YOK’
Hacı Bekirzade Mehmet Ağa ve Arap Süleyman’ın bazı mirasçıları adına 20 yılı aşkın süredir davayı yürüten Avukat Necati Yılmaz, dosyada yer alan yüzlerce kişinin bulunduğunu ifade etti. Yılmaz, “Arap Süleyman’ın mirasçısıyız diyenlerin, nasıl mirasçı oldukları konusunda en ufak bir bilgiye sahip olmadıklarını görüyoruz. Ailesinde ‘Süleyman’ ismi geçen herkes bu dosyaya katılmakta. Mahkemelerin de bu durumdan kaynaklı hataları mevcut. İnceleme yapılmadan ve usul prosedürleri yerine getirilmeden, müdahale taleplerine kabul kararı veriliyor” dedi.

‘TARAFLIK SIFATI KAZANMADAN TALEPTE BULUNUYORLAR’
Necati Yılmaz, davada en son Hacı Bekirzade Mehmet Ağa mirasçısı olduğunu iddia eden bir kişinin talebinin reddedildiğini belirtti. Yılmaz, “Bu kişi henüz davada taraf değil. Mahkeme, yanlışlıkla bir karar vermiş. Talep, taraf sıfatı kazanmadan yapılmış. Böyle durumlar dosyanın uzamasına neden oluyor” dedi.

‘SAHTE BELGELERLE MÜDAHİL OLUYORLAR’
Arap Süleyman’ın kızı Hava’nın mirasçısı olduğu iddialarıyla davaya müdahil olan ve sahtecilikten yargılanan H.Y.’yi örnek gösteren Yılmaz, “Bu kişi, davaları geri çekme karşılığında taleplerde bulundu. Ancak durum sadece H.Y. ile sınırlı değil; yüzlerce kişi var. Bazıları, Zeynep’in mirasçısı olduklarını iddia ediyor. Zeynep’in doğum tarihi 1877, oysa bu kişilerin iddia ettikleri doğum tarihleri 1872. Bu durum mahkemelerde komik karşılanıyor fakat yeterli inceleme yapılmadan müdahale talepleri kabul ediliyor” dedi.

‘DAVANIN ZORLAŞTIĞI BİR DURUM VAR’
Necati Yılmaz, davada çok sayıda tarafın bulunmasının zorluklar yarattığını vurgulayarak, “Ne kadar çok taraf varsa, o kadar zorluk yaşanıyor. Herkesin temyiz hakkı var ve bu durum dosyanın sürüncemede kalmasına neden oluyor. İki duruşma arasında birçok kişi hayatını kaybediyor ve onların mirasçıları davaya katılmak zorunda kalıyor. Gerçek mirasçı olup olmadıkları belli olmayan insanların belgeleri ile davayı uzatmaya çalışıyor mahkeme” şeklinde konuştu.

‘EVRAK YIĞINI OLUŞTU’
Süleyman ismi nedeniyle Serik ilçesindeki benzer bir durumun da davada karmaşaya yol açtığı, 67 yıl boyunca çuvallar dolusu evrakın biriktiği kaydedildi. Avukat Necati Yılmaz, 1958 yılından bu yana devam eden bu davada ve ilgili süreçlerde oluşan evrak yığınını dile getirdi.








