CHP Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin emekli aylıklarıyla ilgili yaptığı açıklamalara yanıt verdi. Özel, Bahçeli’ye hitaben, “Açıkça ifade ediyorum, değerli büyüğümüz, emeklilere bir iyilik yapsın. Biz de iki elimizle destek verelim, Devlet Bey. Emekliler bu kadar zor bir durumda iken, siz bir yandan buna sefalet ücreti derken, CHP hakkında olumsuz konuşuyorsunuz. Önergeyi sen ver, biz kayıtsız şartsız senin önerdiğin iyileştirmeye destek vereceğiz” dedi.
6 Şubat depreminden etkilenen bölgelerin hâlâ toparlanmadığını vurgulayan Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın partisine “deprem turisti” ifadesini kullanmasını eleştirdi. Özel, “Adıyaman gibi bir yerde CHP’nin yüzde 50’den fazla oyla belediye başkanını seçmesi, deprem turistliğinden mi kaynaklanıyor?” diye sordu.
İstanbul Güngören’de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ölümüyle ilgili de konuşan Özel, “Kendisiyle görüştüm; üzerimize düşeni yapacağımızı, Minguzi davasında olduğu gibi kendisini yalnız bırakmayacağımızı, hukuki destek sağlayacağımızı söyledik” ifadelerini kullandı.
Suriye’deki gelişmelere yönelik değerlendirmelerde bulunan Özel, “Suriye’de taraflar arasındaki mutabakatın kesin bir şekilde uygulanmasını temenni ediyoruz. Herkesi savaşı körüklemeye değil, barışı ve kardeşliği savunmaya davet ediyoruz” dedi. Özel ayrıca, iktidar medyasının ve bazı trollerin kullandığı, Kürtleri rencide eden ifadeleri kınayarak, “Bu saldırgan söylemlerin tamamını reddediyoruz. Yeniden ‘Kürt eşittir terörist’ denklemine girmeyin” uyarısında bulundu.
“Cumhuriyet Halk Partisi olarak Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt meselesinin herkesin kabul edeceği bir şekilde çözülmesi için elimizden gelen gayreti göstereceğiz” diyen Özel, “Gün, ‘elim güçlendi, elin güçlendi’ kolaycılığına kaçmadan, terörsüz ve demokratik Türkiye yolunda kararlılıkla yürüme günüdür” dedi.
Özel’in konuşmasından öne çıkanlar:
Meclis Genel Kurulu kapalı olduğu her dakika, Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri emekliler için nöbette, adalet nöbetindeler.
Hafta sonu deprem bölgesinde, Hatay’daydık. 6-7 Şubat tarihleri arasında, depremin olduğu hafta deprem bölgesinde olacağız. Bütün milletvekillerimiz, Parti Meclisi üyelerimiz ve gölge bakanlarımızla birlikte bölgede olacağız. Hatay’da bir miting yapma durumu Nisan ayı için planlanmıştı.
Ancak Erdoğan’ın deprem bölgesine gitmesi ve orada söyledikleriyle Hatay’da büyük bir infial oluştu. Hatay’ın değerli üç milletvekili, il örgütümüz, Hatay halkının orada bir miting istediğini dile getirdiler.
“Hava soğuk” dedik, “olsun” dediler. “Yağmur var” dedik, “olsun” dediler. Genel Başkanımızı doğruları konuşmak ve Hatay halkının duygularına ses olmak için mitingde görmek istediklerini söylediler. Biz de geçtiğimiz Cumartesi günü Hatay’a gittik.
Durum şu; Erdoğan’ın deprem bölgesiyle ilgili bir muradı var: Tüm sorunlar çözülmüş, herkesin keyfi yerindeymiş, kimsenin derdi yokmuş gibi bir algı oluşturmak istiyor. Bu da Türkiye’nin diğer illerinin buna inanmasını sağlamak ve kendi hanesine olumlu yazmak için. Tüm hesap bu.
“Öyle bir dil tutturuyor ki, kendileri dışında kimse deprem bölgesine gitmemiş”
Deprem haftasında Hatay’da olmak yerine, özel bir program yapmış ve deprem günü oraya insanları getirip, devlet memurlarını zorlayarak bu durumu ortaya çıkarmıştır. Dronlar uçurup, her şeyin tamam olduğunu göstermek istemektedir. Ama yapılanları takdir etmek lazım; kendileri her şeyi tam yapmış, kendileri dışında kimse deprem bölgesine gitmemiş gibi bir algı yaratıyorlar.
“İsyanın en büyük sebeplerinden biri de bu”
Erdoğan, “Muhalefet enkazda yoktu, inşa aşamasında yoktu, taş üstüne taş koymadılar” dedi. Bu, isyanın en büyük sebeplerinden biri oldu. Deprem günü, bazı milletvekilleriyle Ankara’da bir koordinasyon toplantısı yapmak üzere yola çıktık. Cumhuriyet Halk Partisi grup başkanvekilleriyle birlikte, “Ne yapalım?” dedik. “Ankara’da bir koordinasyon toplantısı yapalım ama gruba zaman kaybettirmeyelim” dedik. Tüm milletvekillerinin, bulabildikleri ilk vasıtayla deprem bölgesine intikal etmesi gerektiğini belirttik.
Pazartesi günü, bölgenin milletvekilleri dışında, öğle saatlerinden itibaren Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri bölgeye ulaşmaya başladılar. Salı günü, 123 milletvekiliyle eş zamanlı değerlendirme toplantısı yaptık. Yani herkes bulunduğu bölgedeki arkadaşlarıyla online değerlendirme ve koordinasyon toplantısı gerçekleştirdi.
45 gün boyunca ben ve üç grup başkanvekili, bölgede koordinasyon yaptık. Bütün illeri dönüşümlü olarak ziyaret ettik. Her ilin sabit milletvekilleri o ilde Cumhuriyet Halk Partisi’nin gayretini, emeğini ve katkılarını sağladılar.
“Deprem turistliğinden kaynaklanıyor olabilir mi?”
Adıyaman Belediye Başkanı, o dönemin Adıyaman’daki tek CHP milletvekili. Aday belirlemek için ekip yolladık, “Adıyaman kararını vermiş” dediler. Adıyaman’da CHP’nin yüzde 50’den fazla oyla belediye başkanını seçmesi, deprem turistliğinden mi kaynaklanıyor?
Malatya’da 10 ay önce yüzde 19 oy almışken, 10 ay sonra yapılan ankette Veli Ağbaba’nın oy oranının yüzde 38’e çıktığı anketin sonuçları, deprem turistliğinden mi kaynaklı? Yardımları koordine ederek kendi elleriyle dağıtmasıyla mı alakalı?
“Bölgeye selam vermediler diyen Erdoğan’a söylüyorum”
Erdoğan’a şunu söylüyorum; Hatay’da bizim hatamız ve seçim gününde yaşanan rezilliklerden dolayı kıl payı kaybettik. Cumhuriyet Halk Partisi’nin, “Bölgeye selam vermediler” diyen Erdoğan’a, ona oy veren seçmenlere sesleniyorum: “9.600 araç, 28.500 personelle 60 gün boyunca bölgedeydik. 7.200 tır, 4 uçak, 6 gemi; gıdadan sağlık malzemesine, çadırdan sobaya kadar bölgeye yardım ulaştırdık. 155 mobil mutfak, 163 ikram aracı, 18 mobil fırın, 3 milyona yakın battaniye, 266 bin ısıtıcı soba, 50 bin çadır, 1.810 konteyner ulaştırdık.”
Hatay özelinde: 4.065 araç, 14.063 personel, 3.246 tır, 85 mobil mutfak, 6 mobil fırın, 25 ikram aracı. İnanmayan gelsin, bir milletvekili versin, ben de vereyim Hatay milletvekilinin yanına. Örneğin 6 mobil fırın hangi mahalleye kuruldu gösterelim, ahaliye soralım var mıydı yok muydu?
Taş üstüne taş koy








