21 Ocak 2025 tarihinde Bolu’nun Kartalkaya Kayak Merkezi’nde bulunan Grand Kartal Otel’de çıkan yangın, Türkiye tarihindeki en büyük otel kazalarından biri olarak kaydedildi. Yangının sabah saat 03.17’de başladığı olayda, 34’ü çocuk olmak üzere toplamda 78 kişi hayatını kaybetti, 137 kişi ise yaralandı.
Yangının çıkış nedeni, otelin dördüncü katındaki restoranda bırakılan elektrikli ızgaranın aşırı ısınmasıyla ilişkiliydi. Bilirkişi raporlarına göre, ızgaranın korozyona uğramış termostatı devreye girmedi ve sıcaklık artışı sonucu kısa devre meydana geldi. Izgaranın yağ haznesinde biriken, temizlenmeyen hayvansal yağlar alev alarak yangının büyümesine yol açtı. Yangın, bu yanıcı maddelerin sıçramasıyla çöp bidonuna ulaştı ve LPG bağlantı hortumlarının alev almasıyla hızla yayıldı. Tavandaki vernikli OSB ve ahşap dekorasyon, yangının kontrol altına alınmasını imkânsız hale getirdi.
Bilirkişiler, yangının ilk 10 dakikasını “kurtuluş için altın zaman” olarak tanımladı. Ancak bu süre zarfında yangın alarm sistemi çalışmadı, duman dedektörleri devre dışı kaldı ve konuklara yönelik herhangi bir anons yapılmadı. Bazı misafirler, alarm butonlarına bastıklarını ancak sistemin çalışmadığını bildirdi. Duman dedektörlerinin ise daha önce sigara içilmesi nedeniyle kapatıldığı tespit edildi.
Yangın, saat 03.24’te fark edilmesine rağmen, otel yönetimi tarafından etkili bir uyarı yapılmadı. Üst katlardaki yöneticilerin yangından haberdar olduktan sonra diğer misafirlere haber vermeden binayı terkettiği belirlendi. Yangının henüz koridorlara ulaşmadığı anlarda bazı yöneticilerin otelden kaçması, aynı katlardaki misafirlere uyarı yapılmamasıyla birleşince durum daha da kötüleşti. Bu süreçte bazı konuklar odalarında dumandan zehirlenirken, bazıları pencerelerden atlamak zorunda kaldı.
Facianın ardından yapılan incelemelerde otelde yağmurlama (sprinkler) sistemi bulunmadığı, duman tahliye sistemlerinin mevzuata aykırı olarak kapatıldığı, acil çıkış yollarının yetersiz olduğu ve yangın merdivenlerinin standartlara uygun olmadığı ortaya çıktı. Ayrıca, personele yangın eğitimi verilmediği, düzenli tatbikat yapılmadığı ve elektrik ile LPG tesisatlarının güvenlik kurallarına uygun olmadığı raporlara yansıdı.
Hayatını kaybedenlerin çoğunun karbonmonoksit zehirlenmesi ve duman inhalasyonu nedeniyle yaşamını yitirdiği belirlendi. Bazı çocukların bedenleri ağır yanıklar nedeniyle tanınamaz hale geldi ve kimlik tespitleri DNA testleriyle gerçekleştirildi.
Dava sürecinde neler oldu?
Grand Kartal Otel yangınının ardından Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, otel yöneticileri, bazı kamu görevlileri ve itfaiye personelinin de aralarında bulunduğu 32 kişi hakkında dava açıldı. Bu dava, kamuoyunda “Kartalkaya faciası davası” olarak anıldı.
Dava süreci, Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 20’si tutuklu 32 sanığın yargılandığı davada, 31 Ekim 2025 tarihinde mahkeme kararı açıklandı. Kararda, otel sahipleri ve bazı belediye yetkilileri hakkında “olası kastla öldürme” suçunun işlendiği belirlendi.
Bu bağlamda, otel sahipleri Halit Ergül ve Emine Ergül Murtezaoğlu, yönetim kurulu üyeleri Ceyda Hacıbekiroğlu ve Elif Aras, genel müdür Emir Aras, otel müdürü Zeki Yılmaz, Gazelle Otel Müdürü Ahmet Demir, muhasebe müdürü Kadir Özdemir, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Sedat Gülener, Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürü Kenan Coşkun ve itfaiye eri İrfan Acar, 34’er kez müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Mahkemenin gerekçeli kararında, sanıkların oteldeki yangın güvenliği eksikliklerini bildikleri halde bilinçli şekilde önlem almadıkları ve buna rağmen otelin faaliyetini sürdürmesine izin verdikleri vurgulandı. Ayrıca, yangın sırasında misafirlerin zamanında uyarılmaması ve tahliyenin geciktirilmesinin can kayıplarını artırdığı ifade edildi.
Bolu İl Özel İdaresi bünyesindeki bazı yöneticiler de “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan mahkûm edildi. Mahkeme, bu sanıkların da denetim görevlerini yerine getirmeyerek otelin faaliyetini sürdürmesine göz yumduklarını kayda geçirdi.
Bakanlık personeli dosyası ayrıldı
Otelin turizm işletme belgesini veren ve düzenli denetim yapmakla yükümlü olan Kültür ve Turizm Bakanlığı personeli, ana davadan ayrı tutuldu. Bakanlığa bağlı 9 kamu görevlisi hakkında yürütülen soruşturma dosyası ayrıldı ve henüz iddianame düzenlenmedi.
Savcılık, Bakanlık yetkililerine yangından kısa bir süre önce yapılan denetimlerde neden herhangi bir yangın güvenliği eksikliğinin tespit edilmediğini sordu. Şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınan bazı bakanlık yetkilileri, yangın güvenliğinin kendi denetim alanları dışında olduğunu savundu. Mağdur aileleri ve avukatlar, bu savunmaların mevzuatla çeliştiğini ve sürecin bilinçli bir şekilde uzatıldığını iddia etti.
Mağdur aileler, özellikle Bakanlık personeline yönelik soruşturmanın yavaş ilerlemesini “adaletin eksik kalması” olarak değerlendirmektedir. Ailelerin ortak talebi, yangında sorumluluğu bulunan tüm kişi ve kurumların eksiksiz biçimde yargı önüne çıkarılmasıdır.
Ancak, otelin turizm işletme belgesini veren ve denetimle yükümlü olan Kültür ve Turizm Bakanlığı personeli hakkında, üzerinden bir yıl geçmesine rağmen henüz dava açılmamış olması, kamuoyunda ve mağdur aileler arasında tartışmalara neden oldu. Bakanlığa bağlı bazı üst düzey yetkililer hakkında soruşturma devam etmektedir.
‘Kurtuluyorsunuz ama şükredemiyorsunuz’
Yangının birinci yılında, BBC Türkçe’ye konuşan hayatta kalanlar, facianın etkilerinin hâlâ sürdüğünü ifade etti.
Grand Kartal Otel yangınından kurtulan diş hekimi Sıdıka Akdeniz, yangın sırasında hiçbir alarmın çalmadığını ve kimsenin “yangın var” diyerek uyarıda bulunmadığını belirtti. Ailesiyle birlikte üçüncü katta kaldıkları için hayatta kaldıklarını vurgulayan Akdeniz, “Altın zaman dediğimiz 8–10 dakikalık sürede uyuyorduk. Hiçbir alarm çalmadı, kimse odaları boşaltmadı. Tamamen kendimiz uyandık” dedi.
Akdeniz, yangında en yakın arkadaşı Yasemen Tüzgiray ve ailesini kaybettiğini anlatarak,








