Anahtar Parti Kültür, Sanat ve Turizm Politikaları Başkanlığı tarafından hazırlanan ‘Milli Kültür Siyaset Belgesi’ kitabının tanıtım programı, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi. Ağıralioğlu, programda dilin kültürün gelişimindeki rolüne dikkat çekerek, “Dil olmadan kültür gelişmez. 700-800 kelimeye düşmüş bir milletin kültüründen söz edilemez. Dinimiz, ‘Dili olmayanın dini yoktur’ der. Bizim inancımızda dinin icrası ahlaktır. Dil, devlet ve millet varlığımızın temel direğidir. Aynı zamanda kültürün cephesidir. Dil zayıfladığında kültür de zayıflar” ifadelerini kullandı.
Ağıralioğlu, “Eğer çocuklarınız 500-600 kelimeyle konuşuyorsa, zihin fakirliği içindeyse, ‘Eskiden kültürümüz zengindi’ diyerek onları koruyamazsınız. Her kelime, bir mananın somutlaşmış halidir. Dil zenginliği, toplumsal zihnin canlılığını gösterir” diyerek dilin önemine vurgu yaptı.
Ağıralioğlu, dilin toplum üzerindeki etkisine de değinerek, “Diliniz fakirse şehirleriniz de fakir olur. Diliniz bozulursa şehirleriniz de bozulur. Dili anlamak, anlatılanı kavramak ve yarını muhasebe edebilmek gerekir” şeklinde konuştu. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki Meclis tutanaklarını incelediğini belirten Ağıralioğlu, “Bugünkü tartışmalarla kıyasladığınızda ne kadar seviyeli ve derinlikli olduğunu görürsünüz. Bugün yaptığımız tartışmalar, yüz yıl sonra çocuklarımıza ‘Bir dönem Meclis’te insanlar bağırıp çağırıyormuş’ dedirtecek” dedi.
Ağıralioğlu, muhtevasız yasalar ve seviyesiz tartışmaların dil fakirliğinin bir göstergesi olduğunu ifade ederek, “Bu bizim kültürel yoksulluğumuzdur. Geleneklerimiz de zayıfladı. Kültürel değerler hediyeleşmelerde bile kayboldu” şeklinde konuştu. Büyüklerin isimleriyle yaşamaya çalıştığımızı belirten Ağıralioğlu, “Yaşayanlarımız ölü, ölülerimiz yaşıyor. O yüzden yaşayanları kimse ziyaret etmiyor, ölüleri ziyaret ediyor” dedi. Bu bağlamda, “Bir ‘kültür hasar tespiti komisyonu’ kurulmalıdır” önerisinde bulundu.
Ağıralioğlu, “Bugün çocuklarımızın hayalleri yabancı markalar üzerine kurulu. Arabası Alman, bilgisayarı Amerikalı, telefonu yabancı marka. Hayatlarını başka milletlerin ürünleriyle kuruyorlar. Büyük bir kültür buna nasıl dirensin? Bir millet, kendi eserleriyle hayal kurulabilir hale gelmelidir” diyerek kültürel bağımsızlığın önemini vurguladı.
Ağıralioğlu, mevcut durumun ciddiyetine dikkat çekerek, “Bugün ihtiyacımız olan şey, Türk milletini yeniden insanlık mihveri yapacak bir anlayıştır. Merhamet merkezli bir medeniyet anlayışıdır. Bu anlayış ayağa kalkmadan insanlık huzur bulamaz” şeklinde sözlerini tamamladı.








