Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından uygulanan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) hesaplama yöntemindeki metodolojik değişikliklerin enflasyona olan etkilerini değerlendirdi. TCMB’nin analizine göre, uluslararası standartlarla uyum sağlamak adına yapılan ağırlık güncellemelerinin ocak ayı enflasyonunu yaklaşık 0,1 puan aşağı çekmesi bekleniyor. Ancak, hizmet grubundaki ağırlık artışının yıllık enflasyon üzerinde yaklaşık 1 puanlık yukarı yönlü bir etki yaratması öngörülüyor.
TCMB’nin blog sayfasında yayımlanan çalışmada, Ocak 2026 itibarıyla TÜİK’in TÜFE hesaplama yönteminde üç alanda metodolojik değişiklikler yapıldığı ifade edildi.
TCMB ekonomisti Dilara Ertuğ ve kıdemli uzmanı Nagihan Özlü, “2026 Yılı Tüketici Fiyat Endeksindeki Güncellemeler ve Etkileri” başlıklı blog yazılarında bu değişikliklerin enflasyona olan etkilerini detaylandırdı.
TCMB’nin blog yazısında şu ifadeler yer aldı:
“Hanehalkının tükettiği mal ve hizmet fiyatlarının zaman içindeki değişimini ölçen Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından Avrupa Birliği (AB) standartlarıyla uyumlu biçimde hesaplanmaktadır. Ocak 2026 itibarıyla, TÜİK, metodolojik değişiklikleri tüketim harcama sınıflandırmasının değiştirilmesi, TÜFE baz yılının 2025 olarak güncellenmesi ve harcama ağırlıklarının belirlenmesinde ‘Ulusal Hesaplar Hanehalkı Nihai Tüketim Harcamaları’ verilerinin ana kaynak olarak kullanılmaya başlanması ile gerçekleştirmiştir. Bu yazıda söz konusu değişikliklerin TÜFE’ye yansımalarını ele alıyoruz.”
“Eski sınıflandırmada harcama kalemleri 12 ana grup, 43 alt grup ve 407 madde olarak belirlenmişti. Ancak zamanla tüketim alışkanlıklarındaki değişim ve ürün çeşitliliğinin artması bazı kategorilerin güncelliğini yitirmesine neden oldu. Yeni ürün ve hizmetlerin sınıflandırılması da zorlaşmıştı. Bu nedenle, Birleşmiş Milletler tarafından oluşturulan ve AB ülkelerinde zorunlu hale getirilen yeni sınıflamaya geçiş yapıldı.”
“Yeni sınıflama, güncel tüketim yapısını daha iyi yansıtacak şekilde kategori sayısını artırırken, mal ve hizmet ayrımını da netleştirdi. Ayrıca çevrim içi hizmetler (paket yemek servisi, taşıma ücreti vb.) ve yeni tüketim biçimleri (elektrikli otomobillerin şarjı, çamaşır kurutma makinesi vb.) de kapsam içine alındı. Harcama kalemleri, 12 grup yerine 13 ana grup altında yeniden düzenlendi. Heterojen yapısı nedeniyle ‘Çeşitli Mal ve Hizmetler’ ana grubundaki bazı kalemler, ‘Sigorta ve Finansal Hizmetler’ ve ‘Kişisel Bakım, Sosyal Koruma ve Çeşitli Mal ve Hizmetler’ başlıkları altında ayrıştırılarak yeniden tanımlandı. ‘Haberleşme’ ana grubunun kapsamı genişletilirken, ‘Bilgi ve İletişim’, ‘Eğlence ve Kültür’ ana grubu ise ‘Eğlence, Dinlence, Spor ve Kültür’ olarak yeniden sınıflandırıldı.”
“Sınıflandırma değişikliği ile birlikte TÜFE’nin baz yılı da 2025 olarak güncellendi. Endeksin yeni baz yılına göre yeniden ölçeklendirilmesi, geçmiş aylık ve yıllık enflasyon oranlarını etkilemiyor.”
“Eski sınıflandırmada ağırlıklar, Hanehalkı Bütçe Anketi, kurumsal nüfus anketi, turizm anketi ve idari kayıtlardan elde edilen harcama bilgileri ile hesaplanıyordu. Yeni sınıflandırmayla, TÜFE ağırlıklarının belirlenmesinde kullanılan veri kaynakları değiştirildi. Tüketim paylarının hesaplanmasında ‘Ulusal Hesaplar Hanehalkı Nihai Tüketim Harcamaları’ verileri ana kaynak haline gelirken, ‘Hanehalkı Bütçe Araştırmaları’ ise alt sınıf ağırlıklarında tamamlayıcı kaynak olarak kullanılmaya başlandı. Ulusal hesapların düzenli güncellenmesi, tüketim kalıplarındaki değişimlerin daha hızlı yansıtılmasına olanak tanıyor.”
“Ağırlıklar alt kalemler ve özel kapsamlı göstergeler bazında değerlendirildiğinde, en belirgin değişim hizmet sektöründe yaşanıyor. Tüketim kalıpları ve ekonomideki yapısal dönüşümle birlikte, hizmet sektörünün payında 7,4 puan artış gözlemleniyor. Ulaştırma hizmetleri, lokanta ve otel ile diğer hizmetler bu artışın başını çekiyor. Ayrıca, eğlence, spor ve kültür ile finansal hizmetlerin tüketim payında da bir artış olduğu kaydediliyor. Bu durum, gelişmiş ülkelerle yakınsama sürecinin bir yansıması olarak, milli gelir verilerindeki hizmet sektörünün payında görülen artışla uyumlu. Tüketim harcamalarında da hizmetlere doğru bir kayma söz konusu.”
“Hizmet grubu ağırlığındaki artışa karşın, diğer ana grup ağırlıkları 2025’e kıyasla azalmaktadır. Enerji grubunda 3,2 puan ile en belirgin düşüş yaşanıyor. Bu grupta elektrik ve doğal gaz kalemleri, şebeke suyu ve sübvansiyonların etkisiyle öne çıkıyor. Temel malların 2026 yılı ağırlığında 3,0 puan gerileme görülüyor. Dayanıklı mallar bu gerilemenin öncüsü. Gıda grubunda ise ağırlıkta sınırlı bir düşüş gözlemleniyor. İşlenmemiş gıdanın ağırlığı taze meyve-sebze kaynaklı olarak gerilerken, işlenmiş gıdanın ağırlığı artış gösteriyor. Tüm bu gelişmeler neticesinde, B ve C göstergelerinin ağırlıkları sırasıyla yüzde 79,3 ve yüzde 65,3’e ulaşarak 5,2 ve 4,5 puanlık bir artış göstermiştir.”
“İkili düzeydeki ana harcama gruplarında ise, ağırlıklar bir önceki yıla kıyasla en fazla konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubunda azalırken, bilgi ve iletişim ile sağlık grupları da bu düşüşü takip ediyor. Ağırlıkların en fazla arttığı gruplar ise lokanta ve konaklama ile eğlence, dinlence, spor ve kültür grubudur. Diğer ana harcama gruplarında ise ağırlık değişimleri görece sınırlı kalmıştır.”
“Bu bölümde, ağırlıklarda gerçekleştirilen değişikliğin 2026 yılı ocak ayı enflasyonuna etkisini ölçüyoruz. TÜİK tarafından yayımlanan en kapsamlı fiyat endeksleri beşli hane düzeyinde hesaplanmaktadır. Bu nedenle, eski ve yeni ağırlıkları kullanarak beşli hane düzeyinde hesaplama gerçekleştiriyoruz. Bu hesaplamalar, endeksin ağırlık yapısındaki değişikliğin ocak ayı enflasyonuna etkisinin yaklaşık 0,1 puan azaltıcı yönde olduğunu göstermektedir.”
“2025 yılında mallarda yıllık enflasyon yüzde 25, hizmetlerde ise yüzde 44 seviyesinde gerçekleşmişti. 2026 yılında da hizmet enflasyonunun, mal enflasyonundan yüksek olabileceği düşünülüyor. Hizmetlerin ağırlığındaki artışın, bu yılki enflasyon oranını yukarı yönlü etkileme potansiyeli mevcut. Öte yandan, 2025 yılında olduğu gibi, 2026 yılında da yıllık hizmet enflasyonunun mal enflasyonuna kıyasla…”








