Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) tarafından düzenlenen Tourism Investment Forum (TIF) 2026, bu yıl Four Seasons Hotel Bosphorus’ta gerçekleştirildi. Beşinci kez yapılan bu forumda, “Yumuşak Güç: Sanat ve Kültür ile Değer Yaratmak” temalı panel, 11 Şubat Çarşamba günü Ali Güreli’nin moderatörlüğünde sektörün önde gelen isimlerini bir araya getirdi. Panele, Zeyrek Çinili Hamam’ın Kurucu Direktörü Koza Güreli Yazgan, Fark Labs’ın Kurucusu Ahu Büyükküşoğlu Serter ve Ay Yapım CEO’su Kerem Çatay konuşmacı olarak katıldı.
Ali Güreli, panelin başlangıcında “yumuşak güç” kavramının tanımını yaparak şunları belirtti:
“1980’li yıllardan bu yana giderek artan bir öneme sahip olan kültür, sanat, edebiyat, eğitim ve gastronomi gibi unsurlar, son 10-15 yılda daha fazla dikkat çekmiştir. Bu yumuşak güç, mimari, tasarım, müzik, sinema, eğlence ve spor gibi alanlarla birlikte turizmin tüm ürünlerinde yüksek katma değer üreten çok katmanlı bir ekonomi meydana getirmiştir. Turizm yatırımlarını bu değerleri göz ardı ederek gerçekleştiremeyiz. Bu potansiyelimizi hem kendi halkımıza hem de dünya genelinde tanıtmalıyız ki mevcut ürünlerimizi sadece turizmde değil, tüm sektörlerimizde daha yüksek gelir seviyelerine taşıyabilelim. Marka değerlerimizi yükseltip, gelecek hedeflerimizi bu değerler üzerine inşa etmeliyiz.”
Yumuşak gücün önemli bir özelliği, diplomatik ve ticari olarak aşılması güç birçok engelin, ülkeler arası ilişkilerde yabancı kamuoyunun kalbine inerek aşılabilmesidir. Algılar ve kalıp yargılar değişebilir; halklar ve kurumlar arasında diyalog bu şekilde sağlanabilir. İşte yumuşak gücün en güçlü yönü de budur.
Panelde, turizmin yalnızca konaklama ve ulaşımla sınırlı olmadığı, kültür, sanat, mimari, gastronomi, tasarım ve etkinlik ekonomisi ile zenginleşen, yüksek katma değer üreten bir deneyim ve yatırım ekosistemine dönüştüğü vurgulandı.
Turizmin Yeni Rekabet Alanı: Kültürel Çekim Gücü
Ali Güreli, turizm yatırımının yalnızca yatak kapasitesi ile değerlendirilemeyeceğini belirterek, destinasyonların kültürel derinliği ve sağlam hikâyeleri ile yıl boyunca sundukları deneyimlerin, gerçek değer yarattığını ifade etti. Ayrıca, kültür ve sanatın, bir destinasyon için tamamlayıcı bir unsur olmanın ötesinde, stratejik bir yatırım alanı olduğunu vurguladı. Güreli, “Destinasyonun kültürel ajandası, bir pazarlama aracı değil, ürünün kendisidir. Destinasyona ait hikâyeler, ürünün gerçek ruhunu oluşturur…” dedi.
Güreli, dünya ekonomisindeki büyüme ve gelişim trendleri ile birlikte kültürel yatırımların, ikonik mimari projelerin ve büyük ölçekli turizm yatırımlarının MENA bölgesi ve Asya’da belirgin bir hareketlenme yaşattığını ifade etti. Petrol sonrası döneme hazırlanan Körfez ülkelerinin sanatı, küresel imaj, diplomasi ve ekonomik dönüşüm stratejilerinin merkezine yerleştirdiğini belirtti.
Türkiye’nin Kültür Odaklı Büyüme Potansiyeli
Panelde Türkiye’nin zengin kültürel mirası, arkeolojik değerleri ve üretim kapasitesinin uluslararası ölçekte önemli bir “yumuşak güç” potansiyeline sahip olduğu vurgulandı. İstanbul’un Avrupa, Orta Doğu ve Asya arasında bir kültür transfer noktası olma avantajı bulunduğu ifade edilirken, Anadolu’nun keşfe açık arkeolojik alanları ve özgün kültürel kimliğiyle “keşif turizmi” açısından önemli fırsatlar sunduğu değerlendirildi.
Ali Güreli, kültür yatırımlarının yalnızca imaj oluşturmakla kalmayıp, aynı zamanda daha uzun konaklama süreleri, daha yüksek harcama ve daha güçlü bir ülke algısı yaratma potansiyeline sahip olduğunu vurguladı.
Sanatla Katma Değer Yaratmak
Fark Labs Kurucusu Ahu Büyükküşoğlu Serter, 2006 yılında Türkiye’nin ilk sanat oteli Casa dell’Arte’yi açtıklarını belirterek, Türk sanatını müze dışına taşıyarak ziyaretçilerle buluşturmayı ve Türkiye’nin kültürel değerini artırmayı hedeflediklerini ifade etti.
Ürünleri daha katma değerli hale getirip daha geniş kitlelere ulaştırmanın yollarını aradıklarını vurgulayan Serter, bu süreçte sanat ve kültürün vazgeçilmez bir unsur olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin bu alanda güçlü ve doğal bir kaynağa sahip olduğunu da sözlerine ekledi.
Ekran Gücünün Küresel Etkisi
Ay Yapım CEO’su Kerem Çatay, Türk dizilerinin küresel etkisini vurgulayarak, kaliteli bir Türk dizisinin dünya genelinde neredeyse 1 milyar izleyiciye ulaşabildiğini ve özellikle 40 yaş üstü kadın izleyici kitlesinin birçok ülkede karar verici konumda olduğunu belirtti. Hikâyelerin geçtiği lokasyon ile inandırıcı bir bağ kurmanın önemine değinen Çatay, turizm bileşenleriyle daha bilinçli ve stratejik bir iş birliği yapılması halinde Türkiye için birkaç yıl içinde çok farklı sonuçların elde edilebileceğini ifade etti.
Mirası Deneyime Dönüştürmek
Panelde mirasın deneyime dönüştürülmesi konusunun önemi vurgulandı. Zeyrek Çinili Hamam örneği üzerinden, arkeoloji, çağdaş sanat ve deneyim tasarımını bir araya getiren kültür odaklı dönüşüm modeli ele alındı.
Koza Güreli Yazgan, bir hamam restorasyonu olarak başlayan projenin, zamanla kültür ve wellness destinasyonuna dönüştüğünü ifade etti. 3 bin metrekarelik müze alanı, sarnıç, etkinlik alanları, mağaza, kütüphane ve fonksiyonel hamamıyla çok katmanlı bir yapıya kavuşan Zeyrek Çinili Hamam’ın 2023’te açıldığını hatırlatarak, projenin uluslararası yayınlarda, örneğin New York Times, Financial Times ve The Washington Post gibi mecralarda yer aldığını belirtti. Bu ilginin arkeolojik zenginlik ve güçlü hikâyeden kaynaklandığını vurguladı.
Kuşaklararası Servet Transferi ve Yeni Turizm Dili Vurgusu
Ali Güreli, panelin kapanışında önümüzdeki 20 yıl içinde yaklaşık 84 trilyon dolarlık bir servetin kuşaklar arasında el değiştireceğine dikkat çekti. Bu büyük dönüşüm, nitelikli turizm anlayışını ve ürün ile iletişim dilini yeniden tasarlamayı zorunlu kıldığını vurguladı. Kültür, sanat ve turizm yatırımlarının, yumuşak gücün yeni nesil getirisi olduğunu ifade eden Güreli, daha yüksek harcama, daha güçlü marka algısı ve daha sürdürülebilir bir destinasyon ekonomisinin anahtarının deneyim ekonomisinde yattığını belirtti. Bu potansiyelin doğru bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.








