İzmir’de yaşayan Kıran, çocuk yaşta anneannesinden öğrendiği geleneksel bez bebek yapımını, gençlik yıllarında ilgisini çeken folklor danslarıyla birleştirerek geliştirdi. 19 yaşında halk eğitim merkezinde giyim branşında usta öğretici olarak kariyerine adım atan Kıran, uzun yıllar moda evlerinde çalıştı. Yedi yıl önce emekli olduktan sonra bez bebek yapımına yöneldi. Anneannesi sayesinde bu sanatı tanıdığını belirten Kıran, “Kırşehirliyiz, anneannem Şereflikoçhisar’ın bir köyünde yaşıyordu. 4 kız kardeşim var, yazları onun yanında geçiriyorduk. Anneannem bizi oyalamak için bez bebekler yapardı. Ondan çok ilham aldım. 10 yaşındaydım, anneannem yünlerden bebeklerin içini doldururdu. El sanatlarında yetenekli bir kadındı. Bizi de yaptığı işin içine katardı, etrafına toplardı, hepimize görev verirdi. Bebeklerin çoraplarını, çantalarını 5 şişle örerdi, aynısından bize de örerdi, en güzel tarafı buydu” şeklinde konuştu.
‘GÜNÜMÜZE UYARLADIM’
Kıran, yaşamı boyunca belirli dönemlerde bez bebek yapımıyla ilgilendiğini ve bu süreçte kızı, yeğenleri ve arkadaşlarının çocuklarına sürekli hediyeler hazırladığını ifade etti. Yoğun bir çalışma yaşamı olduğunu aktaran Kıran, “2019’da emekli oldum, ardından pandemi başladı. Bir gün evde, anneannemle birlikte yaptığım ve kızımın da oynadığı bir bez bebek elime geçti, duygulandım. Pandemide bez bebek yapımına daha çok yöneldim; yeni teknikler denedim. Anneannemin yaptığı tarzı geliştirerek, günümüze uyarladım” dedi.
GELENEKSEL KIYAFETLERİ BEZ BEBEKLERDE YAŞATIYOR
Kıran, Kırşehir’de 20 yaşına kadar yaşadığını ve bu dönemde halk oyunlarıyla ilgilendiğini anlattı. “Kırşehir halk oyunlarında oynadım, yarışmalara katıldık. Bu nedenle yöresel kıyafetlere hakimim. Yarışmalara birçok şehirden gruplar katılıyordu, hepsinin kıyafetlerini inceleme fırsatım oldu. Pandemi döneminde de bu giysileri birebir yapmak için araştırmalar yaptım, 7 bölgeden 7 şehir seçtim. Kültürümüz yaşasın, unutulmasın, çocuklarımızın hafızasında kalsın diye kumaş özellikleri, nakış ve oyaları en ince ayrıntısına kadar uygulayarak titiz bir çalışma gerçekleştirdim. İzmir benim için çok önemli, efelik kültürü burada büyük bir değer taşıyor. Halen de yaşatılıyor. Efelerin kıyafetleri çok fonksiyonel, sanki tekstil mühendisi tasarlamış gibi. Bu benim ilgimi çekti. Kadın kıyafetlerinde gelinlerin özel detayları var, karanfilden kolyeler gibi, bunları bebeklere de uyguladım” diye ekledi.
‘ANNEANNEMİN ANISINI YAŞATMAK İÇİN BEZ BEBEK YAPIMINA EĞİLDİM’
Kıran, anneannesinden öğrendiği bu geleneği yaşatmak amacıyla bez bebek yapımına yöneldiğini belirtti. “Bez bebek yapan çok az insan var. İlgi duyanlara elimden geldiğince öğretmeye çalışıyorum. Kadınlara ve kızlara çok değer veriyorum, özellikle yetiştirme yurtlarında kalan kızlarımıza öğretmek isterim. Dikiş tekniklerinin, boyama ve kalıp öğretiminin bir arada verildiği bu el sanatı alanını geliştirmek istiyorum. Bu sanatı geleceğe taşımak istiyorum, çünkü geçmişimizden gelen bir şey. 40 sene önce anneannemden öğrendim. Gençlerimiz ve çocuklarımız da bez bebek yapımını öğrenmeli; daha organik oyuncaklarla oynamalılar. Geleneksel giysilerimiz ve el sanatlarımızın unutulmaması, yaşatılması için çaba sarf ediyorum” şeklinde konuştu.








