Küresel turizm, pandeminin ardından hızla bir yeniden canlanma sürecine girdi. Birleşmiş Milletler Turizm Örgütü’nün yayımladığı en son Dünya Turizm Barometresi’ne göre, 2025 yılı itibarıyla yurtdışına seyahat edenlerin sayısının 1,5 milyarı geçmesi bekleniyor. Uluslararası ziyaretçi sayısında bir önceki yıla göre yüzde 4 oranında bir artış kaydedilirken, bu oran 2009 ile 2019 yılları arasındaki yıllık ortalama yüzde 5 büyüme trendine oldukça yakın bir seviyede gerçekleşiyor.
BBC‘nin haberine göre, Avrupa, yaklaşık 800 milyon ziyaretçi ile en fazla turist çeken bölge olma unvanını koruyor ve 2024 yılına kıyasla yüzde 6 büyüme göstermiştir. Ancak dikkat çekici artışlar, Avrupa dışındaki destinasyonlarda da gözlemleniyor. 2025 yılında Brezilya’ya gelen ziyaretçi sayısının yüzde 37, Mısır’a yüzde 20, Etiyopya’ya yüzde 15 ve Butan’a yüzde 30 oranında artması bekleniyor. Seyşeller ise yüzde 13’lük bir büyüme öngörüyor.
Sektör temsilcileri, gezginlerin artık “yüksek kimlikli, henüz doygunluğa ulaşmamış” destinasyonlara yöneldiğini ifade ediyor. Bu tercihin başlıca sebepleri arasında kültürel özgünlük, doğal güzellikler ve keşif duygusu öne çıkıyor. Bununla birlikte, birçok ülke aşırı turizmin yarattığı baskıyı azaltmak amacıyla kontrollü büyüme stratejileri geliştirmeye başladı.
Mısır: Büyük Müze etkisi
Mısır, 2025 yılı itibarıyla uluslararası ziyaretçi sayısını yüzde 20 artırarak Orta Doğu’nun en hızlı toparlanan ülkelerinden biri haline geldi. Bu artışta, Giza Piramitleri yakınında açılan Büyük Mısır Müzesi’nin önemli bir etkisi bulunuyor. Uzun zamandır beklenen bu açılış, talep patlamasına yol açtı.
Tur operatörleri, büyük Nil kruvaziyerleri yerine daha sakin rotalar sunan geleneksel küçük yelkenlilerin (dahabiya) tercih edilmesini teşvik ediyor. Ayrıca, 2027 yılında Mısır’dan izlenebilecek güneş tutulmasının da turizm talebini artırması bekleniyor. Güvenlik algısındaki iyileşme, aileler ve yalnız seyahat eden kadınlar arasında ilgiyi artırmış durumda.
Brezilya: Hava bağlantıları ve büyük etkinlikler
Brezilya, yüzde 37’lik bir artışla en yüksek büyümeyi kaydediyor. Bu artışta, yeni uluslararası uçuş hatlarını teşvik eden kamu-özel ortaklıklarının önemli bir katkısı bulunuyor. Yetkililer, doğrudan uçuşlar ve uygun fiyatlı bağlantıların büyümenin anahtarı olduğunu vurguluyor.
Rio Olimpiyatları, Dünya Kupası, São Paulo Grand Prix’si ve 2027 Kadınlar Dünya Kupası gibi büyük etkinlikler, ülkenin küresel görünürlüğünü artırdı. Sektör uzmanları, artık “bilinçli lüks” arayan ve doğa ile yerel topluluklarla etkileşimde bulunmak isteyen turistlerin ön plana çıktığını belirtiyor. Ülke, 9 bin kilometreden fazla olan sahil şeridi ve geniş iç bölgeleri sayesinde turizmi Rio ve São Paulo dışına yaymayı hedefliyor.
Etiyopya: Çatışma sonrası toparlanma
Etiyopya, 2025 yılında yüzde 15 büyüme kaydetti. Tigray bölgesindeki çatışmalar nedeniyle gerileyen turizm, uçuşların yeniden başlaması ve altyapı yatırımlarıyla toparlanma sürecine girdi. “Visit Ethiopia” platformunun devreye girmesi ve yeni otel yatırımları da talebi artırdı.
Kuzeydeki Aksum mirası, Lalibela’daki kayaya oyma kiliseler ve Gondar’daki Orta Çağ mimarisi öne çıkıyor. Simien Dağları ve burada yer alan gelada maymunları, doğa turizmini destekliyor. Güvenlik algısındaki iyileşme, okul grupları gibi yeni ziyaretçi segmentlerini çekmeye başladı.
Seyşeller: Balayı ötesi strateji
Seyşeller, 2025 yılında yüzde 13 büyüme kaydetti. Yetkililer, bu artışı kamu-özel sektör iş birliği ve hedefli tanıtım kampanyalarıyla ilişkilendiriyor. Ülke, balayı destinasyonu imajını aşarak ailelere ve sağlıklı yaşam odaklı turistlere hitap etmeye çalışıyor.
Takımadalar, deniz alanlarının yüzde 30’unu koruma altına alarak deniz koruma politikalarıyla öne çıkıyor. Özel plaj bulunmaması ve kapsayıcı turizm anlayışı da vurgulanıyor. Ziyaretçilerin yerel üreticileri ve küçük işletmeleri desteklemeleri teşvik ediliyor.
Butan: “Yüksek değer, düşük hacim” modeli
Uzun süre dışa kapalı kalan Butan, 1970’lerden bu yana “yüksek değer, düşük hacim” anlayışını benimsemiş durumda. 2025 yılı itibarıyla yüzde 30’luk bir artış kaydetmesine rağmen, ülke sürdürülebilirlik ilkesinden ödün vermiyor. Turistlerden gecelik 100 dolar sürdürülebilir kalkınma ücreti alınıyor ve bu gelir altyapı ile kamu hizmetlerine aktarılıyor.
Butan, ekonomik büyümeyi Gayri Safi Milli Mutluluk kavramıyla ölçen yaklaşımıyla tanınıyor. Turizm, hacim yerine kültürel etkileşim ve manevi deneyim üzerinden şekillendiriliyor. Yetkililer, ülkenin “modern seyahat yorgunluğuna karşı bir panzehir” sunduğunu savunuyor.
Küresel veriler, 2026 yılında turizmin rekor seviyeye ulaşabileceğini ortaya koyuyor. Ancak bu büyümenin yönü değişiyor. Seyahat talebi, yalnızca popüler merkezlere değil, kendine özgü kimlik sunan ve sürdürülebilirlik vurgusu yapan destinasyonlara yöneliyor.
Kaynak: Gazete Oksijen








