Otokar, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine dayanarak, ülkemizde satılan her üç otobüsten birinin Otokar markasına ait olduğunu açıkladı. Şirket, alternatif yakıtlı araç yatırımları ve küresel stratejik işbirlikleri ile Avrupa’daki büyümesini sürdürmeye devam ediyor.
Otokar, 6 metreden 21 metreye kadar uzanan geniş ürün yelpazesi, alternatif yakıt teknolojileri ve güçlü AR-GE altyapısı ile sürdürülebilir ulaşım dönüşümünde önemli bir rol oynamaktadır.
Şirket, 2025 yılında Avrupa’nın önde gelen otobüs üreticilerinden Daimler Buses ile stratejik bir üretim anlaşması imzaladı. Bu çerçevede, Mercedes-Benz Conecto model otobüsler Otokar’ın Sakarya fabrikasında üretilecek. Bu işbirliği, Otokar’ı Avrupa’nın en büyük beş otobüs üreticisinden ikisine daha üretim yapabilen bir konuma getirerek küresel otomotiv değer zincirindeki yerini güçlendirdi.
Geçtiğimiz yıl, küresel ayak izini genişletmeyi sürdüren Otokar, Fransa, İtalya ve Almanya gibi ana pazarlarındaki konumunu korurken, İsveç’e gerçekleştirdiği ilk ihracat ve Jersey Adası’nda hizmet vermeye başlayan sağdan direksiyonlu otobüsleriyle yeni pazarlarda da yer aldı.
Busworld Ödülleri kapsamında e-Territo modeliyle “Ekoloji Ödülü”nü kazanan şirket, çevre dostu ulaşım çözümlerindeki yetkinliğini uluslararası düzeyde tescil ettirmiş oldu.
Otokar, İtalya’da hizmet vermeye başlayan 60’a yakın alternatif yakıtlı otobüsü ve Fransa’daki e-Territo’nun ilk satışıyla düşük ve sıfır emisyonlu araçlardaki başarılı performansını devam ettirdi.
Otonom sürüş yeteneklerini bir adım öteye taşıyan Otokar, tamamen kendi mühendislik ve yazılım kaynaklarıyla geliştirdiği Otonom e-Centro ile Avrupa’da bir ilke imza attı.
Macaristan’da TÜV Rheinland tarafından 30 gün boyunca 148 farklı senaryoda 600’ün üzerinde teste tabi tutulan araç, bu kapsamlı süreci başarıyla tamamlayarak ilk Türk otonom aracı unvanını elde etti.
Test sürecinin ardından İspanya’nın Madrid şehrindeki Mercamadrid akıllı kentsel alanında yolcu taşımaya başlayan Otonom e-Centro, Otokar’ın gelecekteki mobilite çözümlerindeki iddialı konumunu temsil etmeye başladı.
7-15 ton segmentinde satışlar yüzde 21 arttı
AR-GE ve mühendislik gücü sayesinde ürün çeşitliliğini artıran Otokar, hafif kamyon pazarında 7-15 ton segmentinde adet bazında satışlarını 2024 yılına göre yüzde 21 oranında artırdı.
Kendi satış ağıyla Avrupa’ya resmi olarak ihracat yapabilen tek hafif kamyon üreticisi olan şirket, yurtdışındaki distribütörleriyle ihracat faaliyetlerine devam ediyor.
Pikap pazarına 2024’ün son çeyreğinde Foton Tunland modeliyle giriş yapan Otokar, 2025 yılında bu segmentte başarılı bir performans sergiledi.
Hibrit motor seçeneği, yüksek konfor seviyesi ve gelişmiş teknolojik donanımıyla dikkat çeken Foton Tunland V9’un satışlarıyla ürün gamını genişleten şirket, yıl sonunda 4×2 versiyonunu da portföyüne ekledi.
“Portföyümüzü genişletmeye devam ediyoruz”
Açıklamada görüşlerine yer verilen Otokar Ticari Araçlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kerem Erman, 17 yıldır sürdürdükleri liderliğin, müşterilerinin Otokar’a duyduğu güvenin en somut göstergesi olduğunu belirtti.
Erman, uzun yıllardır liderliklerinin kendilerine daha iyisini yapma sorumluluğu yüklediğini ve motive ettiğini vurgulayarak, “Türkiye otobüs pazarının büyüme gösterdiği 2025’te toplu taşımadaki artan ihtiyaç sebebiyle özellikle belediye/halk otobüsü segmentinde büyüme yaşandı. Otokar olarak bu alanda önemli teslimatların yanı sıra turizm ve servis alanında da Sultan aracımızla devam eden satış başarımızı pekiştirdik” şeklinde konuştu.
Daimler Buses ile gerçekleştirilen stratejik üretim işbirliğine de değinen Erman, “Otokar’ın da aralarında bulunduğu Avrupa’nın en büyük otobüs üreticilerinden ikisine daha üretim yapacak olmamız, mühendislik yetkinliğimizin ve üretim kalitemizin dünya çapında takdir edildiğini gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.
Otonom e-Centro projelerinin Türk mühendisliğinin teknoloji ihracatındaki ilerlemesini kanıtladığını belirten Erman, “TÜV Rheinland tarafından test edilen ilk Türk otonom aracı olması ve sonrasında İspanya’da toplu taşımada kullanılmaya başlaması bizim için büyük bir gurur kaynağı. Bu araç, sadece bir otobüs değil, yazılım ve otonom teknolojilerde Türkiye’nin küresel sahneye çıkışının sembolü. 2050 yılına kadar karbon nötr olma hedefiyle ilerleyen Koç Holding Karbon Dönüşüm Programı’nın aktif bir parçası olarak elektrikli ve alternatif yakıtlı araç portföyümüzü genişletmeye devam ediyoruz. e-Territo ile kazandığımız Busworld Ekoloji Ödülü bu alandaki kararlılığımızın bir yansıması. 2026’da Avrupa’daki varlığımızı yeni nesil elektrikli araç ailesiyle genişleterek sürdürülebilir mobilite alanındaki öncü rolümüzü güçlendireceğiz” ifadelerini kullandı.
Kaynak: AA








