Bu siteyi kullanarak Gizlilik Politikası'nı ve Kullanım Şartları'nı kabul etmiş olursunuz.
Accept

“Gazeteciler, gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır”

Mustafa Kemal ATATÜRK (1929)

HOTEL GAZETESİHOTEL GAZETESİHOTEL GAZETESİ
  • Ana Sayfa
  • GÜNDEM
  • GASTRONOMİ
  • GEZİYORUM
    • GEZİ YORUM
  • RÖPORTAJLAR
  • YAZARLAR
    • YAZARLAR
    • AKADEMİK YAZILAR
  • E-GAZETE
Reading: Bülent Alıcı “2026 Dayanıklılık Yılı Olacak”
Share
Bildirimler Daha Fazla
Font ResizerAa

“Gazeteciler, gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır”

Mustafa Kemal ATATÜRK (1929)

Font ResizerAa
HOTEL GAZETESİHOTEL GAZETESİ
  • Ana Sayfa
  • GÜNDEM
  • GASTRONOMİ
  • GEZİYORUM
  • RÖPORTAJLAR
  • YAZARLAR
  • E-GAZETE
Search
  • Ana Sayfa
  • GÜNDEM
  • GASTRONOMİ
  • GEZİYORUM
    • GEZİ YORUM
  • RÖPORTAJLAR
  • YAZARLAR
    • YAZARLAR
    • AKADEMİK YAZILAR
  • E-GAZETE
Have an existing account? Sign In
Follow US
SEKTÖRÜN BASILI TEK GAZETESİ
Bülent Alıcı “2026 Dayanıklılık Yılı Olacak”
Anasayfa » Blog » Bülent Alıcı “2026 Dayanıklılık Yılı Olacak”
GÜNDEMÖzel HaberlerRÖPORTAJLAR

Bülent Alıcı “2026 Dayanıklılık Yılı Olacak”

MUSTAFA UCBAS
Last updated: 23 Şubat 2026 10:29
MUSTAFA UCBAS Published 23 Şubat 2026
Share
SHARE

Hotel Gazetesi olarak, turizm sektörünün nabzını tutan ve artık gelenekselleşen yıllık röportaj serimizde bu yıl da Eser Hotelleri Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Alıcı ile bir araya geldik. Her yıl sektörün mevcut durumunu, karşı karşıya olduğu riskleri ve geleceğe dair beklentileri açık yüreklilikle değerlendiren Alıcı, 2026’ya girerken turizmin yalnızca büyümeyi değil, dayanıklılığı ve sürdürülebilirliği konuşmak zorunda olduğunu vurguluyor. Artan maliyetler, daralan kârlılık ve nitelikli personel açığı; bu yılki söyleşinin ana eksenini oluşturuyor.

Bu özel röportajda Bülent Alıcı, kamu politikalarından STK’ların rolüne, İstanbul ve Arnavutköy turizminin dönüşümünden İTO seçimleri ve yerli rezervasyon modeli vizyonuna kadar pek çok başlığı net ve cesur ifadelerle ele alıyor. Geleneksel hâle gelen bu yıllık değerlendirme, yalnızca bir sektör analizi değil; aynı zamanda Türk turizminin 2026 ve sonrasına dair ortak akıl arayışına güçlü bir katkı niteliği taşıyor.


“2026 Dayanıklılık Yılı Olacak”

Bülent Alıcı / Eser Hotelleri Yönetim Kurulu Başkanı

GENEL TABLO: AYAKTA KALMA MÜCADELESİ

Hotel Gazetesi : 2026 yılına girerken Türk turizmini genel olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bülent Alıcı: 2026’ya girerken tabloyu net görmek gerekiyor. Türkiye hâlâ dünyanın en güçlü destinasyonlarından biri ama bu güç artık otomatik bir avantaj sağlamıyor. Rakamlar yukarıda gibi görünebilir fakat işletmelerin mutfağında ciddi bir yorgunluk var. Turizmci son iki yıldır kâr etmeyi değil, zararı sınırlamayı konuşuyor. Döviz gelirine rağmen maliyetlerin büyük bölümünün TL ve kontrolsüz artması, özellikle şehir otellerini ve orta ölçekli tesisleri ciddi biçimde zorluyor. Bu nedenle 2026’yı net şekilde bir “dayanıklılık yılı” olarak görüyorum.

H.G.:  “Turizm zor bir yıl geçirecek” görüşü sektörde sık dile getiriliyor. Sizce bu zorluğun temel nedeni nedir?

Bülent Alıcı: Birden fazla neden var ama en temel sorun planlama eksikliği. Turizm 12 ay konuşuluyor ama 3–4 ay yaşanıyor. Sezonluk bakış açısı hâlâ kırılabilmiş değil. Kur baskısı, fiyatlama sorunları ve artan işletme maliyetleri birleşince tesisler nefes alamaz hâle geliyor. Bugün turizmci yatırım değil, açıkçası hayatta kalma planı yapıyor.

 KAMU POLİTİKALARI VE DESTEK BEKLENTİSİ

H.G.:  Devletin turizmcilere yaklaşımını yeterli buluyor musunuz?

Bülent Alıcı: Devletin turizmi önemsediğini biliyoruz, bunu inkâr edemeyiz. Ancak sahadaki gerçeklerle masa başındaki planlar çoğu zaman örtüşmüyor. Turizmci desteklenmeli ama bu destek sadece teşvik başlığı açmakla olmuyor. Vergi düzenlemeleri, SGK primleri, enerji maliyetleri ve finansmana erişim gibi alanlarda daha somut ve sürdürülebilir adımlar gerekiyor.

H.G.:  Devletten en acil beklentiniz ne olurdu?

Bülent Alıcı: Vergi yükünün hafifletilmesi. Turizm tesisleri döviz kazandırıyor ama giderleri TL üzerinden ve çok yüksek. KDV oranları, personel üzerindeki SGK yükleri ve enerji maliyetleri yeniden ele alınmalı. Eğer bir sektör kâr etmeyi değil, zarar etmemeyi hedefler hâle geldiyse burada ciddi bir alarm vardır.

STK’LAR, DERNEKLER VE DAĞINIK YAPI

H.G.: Sektörde STK ve dernek sayısı oldukça fazla. Bu yapıları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bülent Alıcı: Açık konuşmak gerekirse sayı çok ama etki son derece sınırlı. Her yıl yeni bir dernek, yeni bir birlik kuruluyor fakat sahada turizmciyi rahatlatan somut bir kazanım göremiyoruz. Maalesef bazı yapılarda sektörün geleceğini konuşmaktan çok koltuklar konuşuluyor. Turizm gibi stratejik bir sektörde bu kadar parçalı yapı olması gücümüzü azaltıyor.

H.G.: STK’ların sektöre katkısı neden sınırlı kalıyor?

Bülent Alıcı: Çünkü çoğu yapı günlük sorunlara değil, vitrine odaklanıyor. Basın açıklaması yapmak kolay, çözüm üretmek zor. Eğitim, istihdam, maliyet baskıları gibi konularda ortak ve sürdürülebilir projeler görmek istiyoruz ama bunlar çok sınırlı. Turizmci artık söz değil, sonuç görmek istiyor.

İSTİHDAM KRİZİ VE EĞİTİMSİZ PERSONEL GERÇEĞİ

H.G.: İstihdam ve nitelikli personel konusu 2026’da nasıl bir tablo çiziyor?

Bülent Alıcı: Açık söylemek gerekirse istihdam konusu artık kronik bir probleme dönüştü. Eğitimli ve tecrübeli personel ya sektörden kopuyor ya da yurt dışına gidiyor. Kalan kadrolar ise çoğu zaman yeterli eğitim almadan sahaya çıkıyor. Bu durum hem hizmet kalitesini hem de işletmelerin itibarını olumsuz etkiliyor. Personel bulmak kadar personeli elde tutmak da büyük bir mücadele hâline geldi.

H.G.: Turizm eğitimi yeterli mi? Nerede eksik kalıyor?

Bülent Alıcı: Teorik bilgi var ama pratik ciddi şekilde zayıf. Gençler mezun oluyor ama sektöre hazır değiller. İşletmeler yeniden eğitim vermek zorunda kalıyor. Bu da zaman ve maliyet demek. Eğitim kurumlarının sektörle daha iç içe olması şart, stajlar formalite olmaktan çıkmalı.

TESİSLER İÇİN HAYATTA KALMA REÇETESİ

H.G.:  2026’da turizm tesislerini ayakta tutan en önemli unsur sizce ne olacak?

Bülent Alıcı: Artık ayakta kalmak başlı başına bir başarı kriteri. Doğru maliyet yönetimi, gelir çeşitliliği, dijital satış kanalları ve doğru insan kaynağı bu işin temel taşları. Eski alışkanlıklarla devam eden tesislerin işi gerçekten çok zor. Her tesis kendi gerçeklerine uygun esnek bir model geliştirmek zorunda.

H.G.: Sektörün ortak sesi neden güçlü çıkmıyor?

Bülent Alıcı: Çünkü herkes kendi derdine odaklanmış durumda. Ortak masa kurulamıyor. Oysa turizm bütüncül bir sektör; konaklama, seyahat, yeme-içme ve ulaşım birbirinden ayrı düşünülemez. Bu dağınıklık sektörü zayıflatıyor.

H.G.:Diğer STK başkanlarının açıklamalarında sizce ortak bir eksik var mı?

Bülent Alıcı: Sorun tespiti genelde doğru ama çözüm ve takip kısmı eksik. Herkes benzer şeyleri söylüyor fakat uygulamaya geçilmiyor. Devletle daha güçlü, veriye dayalı ve sürekli bir iletişim kurulmalı.

İSTANBUL TURİZMİ: VİTRİN GÜÇLÜ, ARKA PLAN YORGUN

H.G.:  İstanbul turizmini özel olarak nasıl değerlendiriyorsunuz? 2026 İstanbul için ne ifade ediyor?

Bülent Alıcı: İstanbul turizmi Türkiye turizminin vitrini ama arka planda ciddi sorunlar birikti. Şehir otelleri maliyet artışından en fazla etkilenen segmentlerden biri. Kongre ve iş turizmi potansiyelinin gerisinde. İstanbul çok pahalı bir şehir hâline geldi ama hizmet kalitesi aynı hızda artmadı. Planlı ve uzun vadeli bir şehir turizmi stratejisine ihtiyaç var.

2025’TEN 2026’YA: ZOR BİR GEÇİŞ DÖNEMİ

H.G.: 2025 yılı turizm sektörü açısından nasıl geçti?

Bülent Alıcı: 2025 yılı maalesef 2024 yılını aratan bir yıl oldu. Verilen bütçelerin büyük bölümü tutmadı. Artan maliyetler ve öngörülemeyen giderler planları kısa sürede geçersiz kıldı. Bu durum turizmcinin motivasyonunu ve yatırım iştahını ciddi şekilde zayıflattı.

Herkes kendi derdine odaklanmış durumda. Ortak masa kurulamıyor. Oysa turizm bütüncül bir sektör; konaklama, seyahat, yeme-içme ve ulaşım birbirinden ayrı düşünülemez. Bu dağınıklık sektörü zayıflatıyor.

İTO SEÇİMLERİ VE TURİZM ELÇİLİĞİ VİZYONU

H.G.: 2026 Kasım ayında yapılacak İTO seçimlerinde Oteller Komitesi için yeniden aday olacak mısınız?

Bülent Alıcı: Bu konuya adaylıktan çok sorumluluk olarak bakıyorum. Yaklaşık 20–25 yıldır aynı isimlerin görev yaptığını görüyoruz. Ancak hotelcilerin sorunlarıyla yeterince ilgilenildiğini sahada göremiyoruz. Basit konaklama tesislerinin itfaiye sorunları, Şile ve Ağva gibi bölgelerdeki plan problemleri ortada. Biz koltuk için değil, gerçekten turizm elçiliği yapmak için yola çıkmak istiyoruz.

H.G.: 2022 İTO seçimleri öncesinde ciddi projeleriniz vardı. Bu projeler hayata geçirildi mi?

Bülent Alıcı: Açıkçası büyük bir hayal kırıklığı yaşadım. Turizm elçileri adına çok önemli projelerimiz vardı ancak seçim sonrasında bu projelere neredeyse hiç değinilmedi bile.

H.G.: Bu projelerden bazılarını paylaşır mısınız?

Bülent Alıcı: Turizm elçilerinin yeşil pasaport alabilmesi, güneş enerjisi projeleri, kalıcı bir fuar alanı, uluslararası turizm festivali ve İstanbul’un 6–8 bölgeye ayrılarak her bölgenin sorunlarının düzenli toplantılarla yetkililere aktarılması… Özellikle Adalar, Şile, Tuzla ve Silivri gibi bölgelerin sesi yeterince duyulmuyor. Bu projeler hayata geçseydi İstanbul turizmi bugün çok daha dengeli olurdu.

SEKTÖRE NET MESAJ

H.G.: 2026 için turizmcilere vermek istediğiniz mesaj nedir?

Bülent Alıcı: Turizm bu ülkenin en güçlü sektörlerinden biri ama artık gerçeklerle yüzleşmek zorundayız. Birlikte hareket etmeyi öğrenemezsek bireysel başarıların sektörü kurtarması mümkün değil. 2026, ya aklımızı birleştirdiğimiz yıl olacak ya da kayıpları daha yüksek sesle konuştuğumuz bir yıl.

İTO Seçimleri, Turizm Elçileri ve Yerli Rezervasyon Modeli Önerisi

H.G.: İTO seçimleri yaklaşırken turizm camiasına vermek istediğiniz özel bir mesaj var mı?

Bülent Alıcı: İTO seçimleri, yalnızca bir yönetim değişimi değil; İstanbul turizminin geleceğini birlikte şekillendirme fırsatıdır. Buradan özellikle turizm elçilerine ve aday olmayı düşünen herkese seslenmek istiyorum: Buyurun gelin. İster aday olun, ister oy kullanarak sürece yön verin. Ama mutlaka bu yapının içinde olun. Çünkü sektörün gerçek sorunları, masa başından değil; sahadan, emekten ve işletmenin içinden gelen seslerle çözülür.

Bu seçimleri birkaç ismin etrafında dönen bir yarış olmaktan çıkarıp, hotelcinin, tur operatörünün, yatırımcının ve çalışanların ortak aklına dönüştürmek zorundayız.

OTA Tartışmaları ve Yerli Booking Modeli: 

Kriz mi, Fırsat mı?

H.G.: ürkiye turizmi için yapısal olarak en acil atılması gereken adımlardan biri sizce nedir?

Bülent Alıcı: Bugün sektörün en büyük yapısal sorunlarından biri, yurt dışı merkezli OTA’lara (Online Travel Agency) olan yüksek bağımlılıktır. Aşırı komisyon oranları, fiyatlama baskısı ve pazarlama tekeli, özellikle orta ve küçük ölçekli hotelcileri ciddi şekilde zorluyor.

Bu noktada çok net bir önerim var: TÜROB öncülüğünde, İTO’nun destek verdiği, Türkiye’deki hotellerin gerçek anlamda yanında olan bir “yerli booking platformu” mutlaka kurulmalıdır. Bu yapı bir şirketten ziyade, hotelcinin söz sahibi olduğu bir sektörel komisyon modeli olarak kurgulanmalıdır.

Türk Turizmi İçin Stratejik Bağımsızlık: Yerli Booking Vizyonu

H.G.:  Bu yerli booking platformu nasıl bir sistemle çalışmalı?

Bülent Alıcı: Kurulacak yerli rezervasyon sitesinin temel farkı, hotelciyi sıkıştıran değil; onu büyüten bir model sunması olmalıdır. Komisyon oranları makul seviyede tutulmalı, şeffaf olmalı ve gelirlerin önemli bir bölümü yeniden sektöre dönmelidir.

Bu noktada TGA’nın (Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı) rolü çok kritiktir. TGA, bu yerli platformun uluslararası tanıtımını üstlenmeli; dijital kampanyalar, hedef pazar çalışmaları ve marka bilinirliği konusunda destek vermelidir.

Uzun vadede bu platformun yaratacağı gelir, TGA’nın ilerleyen dönemde hotellerden aldığı katkı paylarını dengeleyebilecek hatta karşılayabilecek bir noktaya ulaşabilir. Böylece hotelci hem tanıtım yükünü tek başına taşımamış olur hem de daha adil bir sistemin parçası haline gelir.

H.G.:  Bu modelin hayata geçmesi OTA bağımlılığını gerçekten azaltır mı?

Bülent Alıcı: Kesinlikle evet. Bugün gereksiz yere çok yüksek komisyonlar ödüyoruz ve fiyat politikamızı büyük ölçüde yurt dışı merkezli platformlara göre belirlemek zorunda kalıyoruz. Oysa güçlü bir yerli alternatif oluşturabilirsek, hem pazarlık gücümüz artar hem de OTA tekeline mahkûm olmaktan kurtuluruz.

Bu yalnızca ekonomik bir mesele değil; aynı zamanda stratejik bir bağımsızlık meselesidir.

H.G.:  Son günlerde gündeme gelen OTA’ların kapatılması ve Booking’in Türkiye’de kapalı olması konusunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bülent Alıcı: Bu durumu sadece bir yasak veya kriz olarak değil, doğru yönetilirse önemli bir fırsat olarak görmek gerekiyor. Booking’in Türkiye’de kapalı olması, yerli ve milli bir rezervasyon modelini konuşmak için belki de bugüne kadar yakalanmış en somut zemin.

Bu süreçte aceleci ve tepkisel adımlar yerine, sektörün tüm paydaşlarının katılacağı geniş kapsamlı bir çalıştay düzenlenmelidir. TÜROB, İTO, TGA, hotelciler, teknoloji firmaları ve akademisyenler aynı masada buluşmalı; sürdürülebilir, hukuki altyapısı güçlü ve uluslararası rekabete açık bir model birlikte tasarlanmalıdır.

Eğer bu fırsatı da kaçırırsak, birkaç yıl sonra yine aynı sorunları konuşur halde buluruz. Ama bugün cesur davranabilirsek, Türk turizmi adına gerçekten tarihî bir adım atabiliriz.

ARNAVUTKÖY TURİZMİ VE YENİ YATIRIM ALANLARI

H.G.: Son yıllarda Arnavutköy bölgesi yoğun turizm yatırımlarıyla öne çıkıyor. Bu bölgeyi ve yatırımları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bülent Alıcı: Arnavutköy bugün İstanbul turizminin en hızlı büyüyen ama aynı zamanda en fazla plansızlık riski taşıyan bölgelerinden biri. Havalimanı etkisiyle çok ciddi bir otel ve turizm yatırımı var. Bu çok kıymetli bir potansiyel. Ancak yatırım tek başına yetmez; yatırımcıyı yönlendirecek, bölgeyi bütüncül ele alacak bir turizm yapılanması şart. Aksi hâlde her tesis kendi başına ayakta kalmaya çalışır ve bölgesel sinerji oluşmaz.

Bu bölgede ulaşım, istihdam ve planlama en kritik başlıklar. Personelin merkezden bölgeye ulaşımı ciddi bir sorun. Toplu taşıma, vardiya saatlerine uygun değil. İstihdam havuzu oluşturulmadan açılan tesisler personel bulmakta zorlanıyor. Ayrıca bölgeye özgü bir destinasyon kimliği henüz tanımlanmış değil. Arnavutköy sadece “havalimanı otelleri bölgesi” olarak görülmemeli; kongre, toplantı, uzun konaklama ve hatta gastronomi gibi alt başlıklarla desteklenmeli.

Burada İTO, TÜROB ve yerel yönetimlerin birlikte hareket etmesi gerekiyor. Bölge yatırımcılarına yol gösterecek rehber planlar, ortak istihdam projeleri ve düzenli koordinasyon toplantıları yapılmalı. Arnavutköy doğru planlanırsa İstanbul turizmi için büyük bir kaldıraç olur; plansız büyürse herkesin ayrı ayrı zorlandığı bir alana dönüşür. Bizim savunduğumuz şey, sorun çıktıktan sonra konuşmak değil; sorun çıkmadan önce birlikte plan yapmak.

Göz At

Türkiye, MSC Cruises için Stratejik Öneme Sahip

Grand S Hotel Tamamen Yenilenerek Misafirlerini Ağırlamaya Devam Ediyor

BVS Pera Bosphorus Hotel,

Uluslararası Turizmde Enerji Krizi

Gastronomi ve Turizmin Devleri Pastory Food Demo Day’de Bodrum’da Buluşacak

TAGGED:2026 Dayanıklılık YılıArnavutköy turizmiBülent AlıcıEser HotelleriHotel Gazetesiİstanbul turizmiİTO seçimleri 2026OTA bağımlılığıOteller Komitesişehir otelleriTGAturizm elçileriturizm istihdam sorunuturizmde maliyet kriziturizmde sürdürülebilirlikTürk TurizmiTÜROByerli booking platformu
Share This Article
Facebook Twitter Pinterest Whatsapp Whatsapp LinkedIn Telegram Email Linki Kopyala Yazdır
Share
Bir Cevap Bırak

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İstanbul Turizm Fuari

Son Yazılar

  • Ankara’da Konser Soruşturmasında Şok Gelişme! 31 Mart 2026
  • Sofya Havalimanı’nda Yeni Primeclass Lounge Açıldı! 31 Mart 2026
  • Seddülbahir Kalesi’ne Uluslararası Ödül Müjdesi! 31 Mart 2026
  • Vakıflar’dan Doğaya Önemli Destek: Yemleme Çalışması 31 Mart 2026
  • Türkiye Turizminde Yeni Stratejiler Belirlendi 30 Mart 2026

Üyeliklerimiz

Hakkımızda

Otel Gazetesi
Hızlı Linkler
  • Ana Sayfa
  • GÜNDEM
  • GASTRONOMİ
  • GEZİYORUM
    • GEZİ YORUM
  • RÖPORTAJLAR
  • YAZARLAR
    • YAZARLAR
    • AKADEMİK YAZILAR
  • E-GAZETE
Kategoriler
  • Ana Sayfa
  • GÜNDEM
  • GASTRONOMİ
  • GEZİYORUM
    • GEZİ YORUM
  • RÖPORTAJLAR
  • YAZARLAR
    • YAZARLAR
    • AKADEMİK YAZILAR
  • E-GAZETE

Abone Ol

E-posta bültenimize ücretsiz bir şekilde Abone Ol!

HOTEL GAZETESİHOTEL GAZETESİ
Follow US
© Otel Gazetesi. Webixmo tarafından geliştirilmiştir. Tüm Hakları Saklıdır.
  • Ana Sayfa
  • Contact & Künye
  • Yazarlar
  • E-GAZETE
  • OTELE ELEMAN
  • Üyelik – GİZLİLİK BEYANI
Welcome Back!

Sign in to your account

Şifremi unuttum