Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkçenin dünya dillerindeki izlerini belgeleyen “Dünya Dillerinde Türkçe” isimli sözlüğü tanıttı. UNESCO tarafından her yıl 21 Şubat’ta kutlanan Uluslararası Ana Dil Günü vesilesiyle gerçekleştirilen tanıtım toplantısında konuşan Ersoy, bu eserin bir sözlük olmanın ötesinde, Türkçenin tarih boyunca kurduğu kültürel bağların bilimsel bir envanteri işlevi gördüğünü aktardı.
Türkçenin küresel izlerini ortaya koyan bilimsel çalışma
Yunus Emre Enstitüsü tarafından hazırlanan “Dünya Dillerinde Türkçe” sözlüğü, farklı dillerdeki Türkçe kökenli kelimeleri sistematik bir biçimde derleyen kapsamlı bir eser olarak öne çıkıyor. Tanıtım toplantısında Bakan Ersoy’un yanı sıra, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Celile Eren Ökten, ÖSYM Başkanı Bayram Ali Ersoy, Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Abdurrahman Aliy, Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanı Abdulhadi Turus, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Derya Örs ve Türk Dil Kurumu Başkanı Osman Mert de hazır bulundu.
Bakan Ersoy, sözlüğün yalnızca bir kelime listesi olmadığını, Türkçenin tarih boyunca farklı toplumlarla kurduğu etkileşim ve ortak kültürel hafızanın bir yansıması olduğunu belirtti. Dilin, medeniyetlerin en güçlü taşıyıcı unsurlarından biri olduğunu ifade eden Ersoy, Türkçenin ticaret yollarından bilim merkezlerine kadar geniş bir etki alanına sahip olduğunu söyledi.
Kosova’da ‘fincan’, Atina’da ‘bakkal’, Bükreş’te ‘çorba’
Bakan Ersoy, Türkçenin Balkanlar ve Avrupa’da aktif bir biçimde kullanılan kelimelerle yaşamaya devam ettiğine dikkat çekti. Kosova’da “fincan”, Saraybosna’da “çarşı”, Üsküp’te “dükkan”, Atina’da “bakkal”, Bükreş’te “çorba” ve Sofya’da “yoğurt” gibi Türkçe kökenli kelimelerin günlük yaşamda yer bulduğunu belirtti.
Bu durum, Türkçenin sadece tarihsel bir miras değil, aynı zamanda yaşayan ve etkisini sürdüren bir dil olduğunun bir göstergesi. Ersoy, kelimelerin çoğu zaman politik veya askeri etkilerden daha kalıcı bir kültürel iz bıraktığını vurguladı.
Bazı dillerde 2 binden fazla Türkçe kökenli kelime tespit edildi
Çalışma kapsamında elde edilen veriler, bazı Balkan ve Avrupa dillerinde 2 binden fazla, bazı dillerde ise 1.500’ün üzerinde Türkçe kökenli kelimenin hala aktif olarak kullanıldığını ortaya koydu.
Bakan Ersoy, sözlüğün yaşayan dil gerçekliğini yansıtan bir yaklaşım benimsediğini ifade etti. Sadece tarihsel kelimeleri değil, günümüzde aktif olarak kullanılan Türkçe kökenli sözcükleri de kayıt altına aldıklarını belirtti. Bu yönüyle çalışmanın, hem bilimsel güvenilirlik hem de çağdaş dil araştırmaları açısından önemli bir referans kaynağı olacağı ifade edildi.
Kültürel diplomasinin en güçlü araçlarından biri
Bakan Ersoy, Türkçenin uluslararası alanda yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda kültürel diplomasi açısından önemli bir “yumuşak güç” unsuru olduğunu vurguladı. Ortak kelimeler ve kavramların toplumlar arasında görünmeyen güçlü bağlar oluşturduğunu belirten Ersoy, sözlüğün bu bağları bilimsel olarak belgelediğini dile getirdi.
Yunus Emre Enstitüsü’nün Türkçeyi yalnızca öğretmekle kalmadığını, aynı zamanda Türk kültürünü ve düşünce dünyasını uluslararası alanda tanıttığını kaydeden Ersoy, bu tür çalışmaların Türkiye’nin kültürel etki alanını güçlendirdiğini ifade etti.

Akademik dünya için yeni araştırma alanları açacak
Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Abdurrahman Aliy, ana dilin bireyin dünyayı anlamlandırmasındaki temel unsur olduğunu belirterek, “Dünya Dillerinde Türkçe” sözlüğünün Türkçenin küresel hafızasını görünür kılacağını ifade etti.
Aliy, bu çalışmanın geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü kuracağını ve akademik araştırmalar için kalıcı bir kaynak olacağını söyledi. Uzmanlar, sözlüğün Türkçenin tarihsel derinliğini ve coğrafi yayılımını bilimsel verilerle ortaya koyarak, dil araştırmaları, kültürel çalışmalar ve uluslararası ilişkiler alanında önemli bir referans noktası oluşturacağını belirtiyor.








