Kültür ve Turizm Bakanı, Türkiye’nin kaçakçılıkla mücadelesinin en kritik boyutunun alıcıları yıldırmak olduğunu vurguladı. Bakan, son yıllarda yürütülen çalışmalarla önemli kültürel varlıkların ülkeye kazandırıldığını kaydetti.
Bakan, Ankara’da düzenlenen Kültür Yolu Festivali kapsamında Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde bulunan “Kaçış Yok” sergisi ile Refik Anadol’un “Yeryüzü Rüyaları” adlı dijital sergisini ziyaret etti. Ziyaret sırasında, ABD’den geri alınan “kırmızı boncuklu kolye” ve diğer kültürel varlıkların iade süreci hakkında bilgi verdi.
3 Eylül tarihinde New York Kültür Ateşeliği’nde teslim alınan kırmızı boncuklu kolye, Türkiye’ye iade edilen eserler arasında yer aldı. Bakan, “Kaçış Yok” sergisinin, ABD ve İsviçre’den gelen eserleri barındırdığını açıkladı.
Bakan, bu sergiyi geçen yıl UNESCO ile ilk kez düzenlediklerini ve bu yılki Kültür Yolu Festivaline dahil ettiklerini dile getirdi. Kaçakçılıkla mücadelede vatandaşların katılımının büyük önem taşıdığına değinen Bakan, bu doğrultuda birçok eserin yurda kazandırıldığını ifade etti.
Yurt dışına kaçırılan eserlerin iadesinin, Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi’nin etkili çabaları sayesinde gerçekleştirildiğini belirten Bakan, izlenilen protokoller aracılığıyla yıllarca süren iade süreçlerinin 7-8 ayda tamamlandığını açıkladı.
Bakan, “Kaçakçılıkla mücadelenin kökü alıcıyı yıldırmakta yatıyor. Defineciyi yıldırmak istiyorsanız, alıcıyı yıldırmalısınız” diyerek Türkiye’nin bu alandaki son yedi yıldaki başarılarına dikkat çekti.
Bakan, kırmızı boncuklu kolyenin 1970’lerde ABD’ye götürüldüğünü, Boston Güzel Sanatlar Müzesi’nde sergilendiği sürede Anadolu kökenli olduğunun tespit edildiğini belirtti. Bu durumun belgelenmesi sorumluluğunun kendilerinde olduğunu vurguladı.
Ayrıca, Milattan Sonra 2. yüzyıla tarihlenen Büyük İskender mermer başının da benzer bir iade sürecinden geçtiğini ifade eden Bakan, eserin yabancı bir koleksiyoner tarafından edinildiğini ve mirasçılarının eserin iadesi talebinde bulunduğunu belirtti.
Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin uluslararası bir marka haline geldiğini ifade eden Bakan, Avrupa Festivaller Birliği’ne başvurduklarını ve kabul edildiklerini duyurdu. Festival dahilinde dünya çapında tanınmış sanatçıların etkinliklere katılacağını sözlerine ekledi.








