İklim değişikliğinin etkileri giderek belirginleşiyor ve bu durum turizm sektörünün sürdürülebilirliği açısından büyük bir tehdit oluşturuyor. Turizm, dünya genelinde önemli bir ekonomik sektör olarak, her on kişiden birine istihdam sağlıyor. Bazı ülkelerde, gayri safi yurtiçi hasılanın büyük bir kısmı turizmden elde ediliyor. Çevre dostu bir seyahat anlayışının benimsenmesi ise daha fazla önem arz ediyor. Turizm, çevre kirliliğinin yanı sıra, turistik bölgelerdeki bitki ve hayvan türlerini de tehdit ediyor. Sektör, dünya genelindeki sera gazı emisyonlarının önemli bir kısmını oluşturuyor.
Doğal çevre ve biyoçeşitlilik, turizm sektörünün temel yapı taşlarını oluşturuyor. Turistler, farklı bölgelerde yağmur ormanları ve çeşitli flora ile fauna örneklerini görmek için seyahat ediyor. Booking.com’un gerçekleştirdiği bir ankete katılanların büyük bir kısmı, pandeminin onları daha sürdürülebilir seyahat etme konusunda teşvik ettiğini ifade ediyor. Katılımcılar pandemi sonrası yiyecek israfını ve tek kullanımlık plastiklerin kullanımını azaltma yönünde olumlu değişiklikler yapma arzusunda olduklarını dile getiriyor. Ayrıca, tatil sırasında yürümek, bisiklet kullanmak veya toplu taşıma gibi çevre dostu yöntemleri tercih etme isteğini belirtenler de çoğunlukta.
Turistik faaliyetlerin çevre dostu, iklimle uyumlu ve karbon salınımını minimize eden bir şekilde gerçekleştirilmesi için otellerin yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş yapması ve kıyılar üzerindeki baskıyı azaltması gerekmektedir. Doğru politikalar ve uygulamalar ile turizm sektörü iklim değişikliği ile uyum sağlamada önemli bir ilerleme kaydedebilir. Özellikle kültürel turizmde yerel halkla birlikte hareket etmek sürdürülebilirlik açısından kritik bir önem taşıyor. Bireyler olarak, doğayı koruyarak ve onunla bağımızı koparmadan seyahat etme bilincini geliştirmeliyiz.
KÜLTÜREL MİRASA SAHİP ÇIKALIM
Çevre ve Kültürel Değerleri Koruma ve Tanıtma Vakfı (ÇEKÜL), 27 Eylül Dünya Turizm Günü kapsamında tüm turizm paydaşlarına sürdürülebilir bir turizm çağrısında bulunmuştur. ÇEKÜL, turizmin ekonomik büyüme açısından kritik bir sektör olduğunu, ancak kontrolsüz ve plansız ilerlemenin doğal ve kültürel mirasa zarar verebileceğini vurgulamaktadır. Aşırı kalabalıklar, doğal alanların tahribatı ve kültürel kimlik kaybı gibi problemler, sürdürülebilir turizmin gerekliliğini bir kez daha gündeme getiriyor. Bu özel günde, tüm paydaşların sürdürülebilir turizm adına harekete geçmesi gerektiği ifade ediliyor.
Turizm, sadece ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda toplumsal ve çevresel bir sorumluluk olarak ele alınmalıdır. Sosyal ve kültürel yapıları doğrudan etkileyen turizmde, popülist yaklaşımlardan kaçınılması ve uzun vadeli sürdürülebilir planlamaların yapılması gerektiği görülüyor.
MERCANLARA NEFES OLDULAR
Dünyada yalnızca kendi iç denizine sahip olan ülkemiz, Marmara Denizi’ni Karadeniz, Ege ve Akdeniz arasında önemli bir biyoçeşitlilik koridoru olarak değerlendiriyor. Bu bağlamda, Anadolu Efes ve Deniz Yaşamını Koruma Derneği (DYKD) ile gerçekleştirilen “Denize +1 Nefes” projesi, Marmara Denizi’nde biyoçeşitliliği artırmayı ve farkındalık oluşturmayı hedefliyor. Proje, “denizlerin yağmur ormanları” olarak bilinen mercanların korunması ve zenginleştirilmesine odaklanıyor.
Denize +1 Nefes projesinin ilk aşamasında, dalgıçlar doğal yaşamdan kopmuş mercanları koruma altına alınan özel alanlara taşıyarak yeni mercan bahçeleri oluşturdu. Projenin ikinci kısmında ise, nakledilen mercanların gelişim süreci ve etkileri 7 gün 24 saat izlenebilmesi için deniz tabanına kamera sistemleri kuruldu. Üçüncü aşamada, Marmara Denizi’ndeki biyoçeşitliliğin seslerini kaydetmek için sualtına ses kayıt cihazları yerleştirildi.
Sanatçı Mercan Dede, bu ses kayıtlarından esinlenerek “Mercanların Senfonisi” adında bir eser ortaya koydu. Anadolu Efes Bira Grubu Başkanı, “Sorumlu, bilinçli ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek için çaba sarf ediyoruz” şeklinde açıklamada bulundu.
TEMASSIZ YEMEK HARCAMALARI ARTTI
Bankalararası Kart Merkezi’nin verilerine göre, yurtiçindeki kredi kartları ile gerçekleştirilen turizm harcamaları, 2024 yılının ilk sekiz ayında yüzde 32.7 artarak 17.2 milyar dolara yaklaştı. 2023 yılının benzer döneminde bu rakam 12.9 milyar dolar olarak kaydedilmişti.
Bu dönemde yurtiçindeki otel konaklama harcamaları yüzde 29 artış göstererek 6.5 milyar dolara, uçak bileti harcamaları ise yüzde 16 artışla 6.5 milyar dolara ulaştı. Yerli kartlarla yapılan “temassız” yemek harcamaları ise yüzde 48 artarak 12.9 milyar dolara yükseldi. Aynı dönemde, yerli ve yabancı kartlarla gerçekleştirilen çevrimiçi turizm hizmetleri alımları da yüzde 25.4 oranında artarak 10.9 milyar dolara ulaştı.
SEKTÖRDEN
PEGASUS Hava Yolları, yurtdışı uçuş ağını genişleterek Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan İspanya’nın Sevilla şehrine ve Antalya’dan Mısır’ın Kahire kentine direkt uçuşlar başlattı.
DEDEMAN Hotels & Resorts International, Kazdağları’nın termal kaynaklarıyla meşhur beldesi Güre’de yeni otelini misafirlerine açmaya başladı.
GOOGLE ve seyahat teknolojileri şirketi Sabre, iş seyahatlerinin çevresel etkilerini azaltmak amacıyla “Travel Impact Model”ini geliştirdi. Bu sistem, iş seyahatlerinin karbon ayak izini daha doğru bir şekilde hesaplamayı sağlıyor.
BARUT Hotels, kadın şeflerin sektördeki rolünü desteklemek için Anda Barut Collection’da kadın şeflerin katılımıyla “Cuisine Queens” isimli bir etkinlik düzenledi.
TÜRKİYE genelinde yaklaşık 120 oteli bulunan ve bu yıl kıyı bölgelerinde önemli açılışlara imza atan Wyndham, Ramada by Wyndham Dalaman otelinin açılışını gerçekleştirdi.








