Kapadokya, antik Pers dilinde “güzel atlar ülkesi” anlamına gelmekte ve hem yerli hem de yabancı turistler tarafından büyük ilgi görmektedir. Son dönemde, bu ilgi çerçevesinde at turlarına getirilen yeni standartlar ve regulasyonlar, özellikle yerel işletmecilerin arasında tartışmalara yol açmıştır. İşletmeciler, yeni gerekliliklerin yerine getirilmemesi durumunda çiftliklerin kapatılması veya ağır cezaların uygulanması gibi sorunlarla karşı karşıya kaldıklarını dile getirmektedirler.
Kapadokya, Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden biri olarak bilinir. Balon ve ATV turlarından sonra, bu bölgedeki at biniciliği faaliyetleri ile ilgili usul ve esaslar, Kapadokya Alan Başkanlığı tarafından yeniden düzenlenmiştir. Yeni standartlar, atların yaşam alanlarının kaydedilmesi, tur liderlerinin sertifika sahibi olması, atların ve binicilerin sigortalanması gibi pek çok konuyu kapsamaktadır. Ancak bu standartların bazıları, yerel at çiftlikleri tarafından uygulanabilir bulunmamış ve sonuç olarak çiftlik sahiplerinin Kapadokya Atçılık Kültür Derneği’ni kurma kararı almasına neden olmuştur.
Kapadokya Atçılık Kültür Derneği Başkanı Murat Çiftçi, bu yeni usul ve esasların bazı maddelerinin bölgedeki at çiftliklerinin ekonomik ve teknik açıdan uygulanabilir olmadığını belirtmiştir. Çiftçi, “Bir at için 300 metrekare alan talep ediliyor. Kapadokya’da yaklaşık 600 at bulunuyor. Bu durumda, toplamda 180 bin metrekare alan ihtiyaç duyulmakta. Göreme’de böyle geniş bir alan mevcut değil. Bu nedenle bu maddeyi uygulayamıyoruz” açıklamasında bulunmuştur. Çiftçi, bunun yanı sıra birçok çiftlikte yapı kayıt belgesi bulunduğunu, fakat bu belgelerin Kapadokya Alan Başkanlığı tarafından kabul edilmediğini de ifade etmiştir.
Çiftçi, yerel çiftliklere yüksek ceza miktarları uygulandığını belirterek, “Kapadokya’daki atçılık neredeyse sona erdi. Cezaları ödemekte zorlanıyoruz. Kapadokya Alan Başkanlığı tarafından belirlenen usul ve esasların tekrar gözden geçirilip, uygulanabilir hale getirilmesini, böylece ‘güzel atlar ülkesi’ Kapadokya’da atçılığın yeniden canlanmasını istiyoruz” demiştir. Bu görüşler, bölgedeki birçok çiftlik sahibinin ortak sorunu olarak öne çıkmaktadır.
Kapadokya’nın at çiftliklerinden birinin sahibi olan Rahmi Özgür de yeni usul ve esaslara göre düzenleme yaparken büyük zorluklarla karşılaştıklarını belirtmiştir. Özgür, “Çiftliğimizi inşa ederken, kurum görüşlerinde ciddi güçlükler çektik. Uzun bir süreç sonunda başarılı olabildik. Kapadokya bölgesinde atların ön planda olması gerekirken, maalesef ATV ve cipler daha fazla öne çıkıyor. Bu nedenle yayınlanan usul ve esasların tekrar gözden geçirilip iyileştirilmesini talep ediyoruz. Gelen turistler, Kapadokya’nın ‘güzel atlar ülkesi’ olduğunu bilerek buraya geliyorlar” şeklinde konuşmuştur.
Sonuç olarak, Kapadokya’daki atçılığın yeniden canlanması için hem çiftlik sahiplerinin hem de ilgili kurumların iş birliği yapması gerektiği açıkça görülmektedir. Kapadokya’nın turistik cazibesinin bir parçası olan atçılık faaliyetlerinin, daha sürdürülebilir ve uygulanabilir koşullarda devam etmesi için bu yeni standartların gözden geçirilmesi önem arz etmektedir.








