WTM 2024 Küresel Seyahat Raporu, gezginlerin tercihleri ile ilgili önemli değişimler olduğunu ortaya koymuştur. Küresel düzeyde turistlerin yaklaşık %29’u, son bir yıl içinde aşırı hava koşullarından etkilenen destinasyonlara seyahat etme konusunda temkinli davranmıştır. Bu durum, iklim değişikliklerinin gezginler üzerindeki etkilerinin artmakta olduğunu göstermektedir.
Genç gezginler, özellikle Z kuşağında yer alan 18-34 yaş arasındaki bireylerin %43’ü, aşırı hava olaylarına maruz kalan destinasyonlardan uzak durmayı tercih etmektedir. Bu tercihlerin ardında, iklimsel risklere karşı artan endişelerin yattığı anlaşılmaktadır.
İklim değişikliği ve buna bağlı olarak aşırı hava olaylarının sıklığındaki artış, turistlerin tatil yerlerini seçme biçimlerini de etkilemiştir. Seyahat trendlerindeki bu değişimi incelemek üzere “açık hava günleri” kavramı öne çıkmaya başlamıştır. Açık hava günleri, dış mekan aktiviteleri için uygun ve konforlu günler olarak tanımlanmaktadır.
Maceracı ruhun iklim bilinci ile birleşmesi, seyahat markalarının da bu yeni beklentilere uyum sağlaması gerektiğini göstermektedir. Sürdürülebilir turizm seçenekleri ve iklime dayanıklı destinasyonlar, gelecekteki seyahatlerin kalbinde yer alacaktır.
WTM Londra 2024 Küresel Seyahat Raporu, küresel düzeyde uluslararası seyahatlerin 2024 yılında 2019 seviyelerini aşarak 1,5 milyar gecelik varışla yeni bir rekor kıracağını öngörmektedir. Buna rağmen, gezginlerin tercihlerindeki değişim sürmektedir; yani %29’luk bir kesim hala aşırı hava koşullarından etkilenen bölgelerden uzak durmayı tercih etmektedir.
Raporda öne çıkan rakamsal bulgular:
Küresel uluslararası seyahatlerin 2024 yılında 1,5 milyarı aşarak rekor kıracağı bildirilmiştir. Seyahat harcamalarının, tüketici harcama yüzdesi itibarıyla %8,8 seviyesine çıkması beklenmektedir ki bu, 2010-2019 yılları arasındaki ortalamanın %8,2 olduğu göz önüne alındığında önemli bir artışı temsil etmektedir.
Ayrıca, uluslararası seyahatlerde otellerde kalış süresinin 2019’a kıyasla %12 oranında artacağı tahmin edilmektedir. Bu artış, önceki on yıldaki %8’lik düşüşü telafi edecek bir durumdadır. Boş zaman seyahatlerinin önemi ise hâlâ devam etmektedir.
İş seyahatlerinde ise durum farklılık göstermektedir; uluslararası iş ziyaretlerinin hacminin pandemiden önceki seviyelerin %6 altında kalması, sektördeki dönüşümün bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir. Gecelemelerin ise bu seviyelerin altında kalması, iş seyahatlerinin geri dönüşünde hala zorluklar olduğunu göstermektedir.








