Hazine ve Maliye Bakanlığı, kayıt dışı ekonomi ile mücadele için POS cihazları ile yazar kasaların birleştiği yeni nesil ödeme kaydedici cihazlara geçişin son tarihini 14 Kasım 2024 olarak belirlemişti. Ancak bazı bankaların döviz üzerinden tahsilat yapabilme altyapılarını henüz güncellememesi nedeniyle bu uygulamanın başlangıcı 10 Ocak 2025’e ertelendi. Bu süreç, işletmelerin büyük bir belirsizlik içinde kalmalarına sebep oldu.
Yeni uygulamanın başlaması beklenirken, birçok işletme tekrar erteleme talebinde bulundu. Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, konu ile ilgili yaptığı açıklamada, “10 Ocak 2025 tarihi itibarıyla yeni nesil ödeme kaydedici cihazlara geçiş süreci tamamlanıyor. Ancak piyasada yeterli sayıda cihaz olmaması ve sağlıklı bir rekabet ortamının oluşmaması, esnafın mağdur olma riskini artırıyor. Bu nedenle sürenin 1 Temmuz 2025’e kadar uzatılmasını istiyoruz” dedi. Palandöken, esnafın mevcut ekonomik zorluklar karşısında önemli sıkıntılarla karşı karşıya kaldığını ve yeni nesil cihazların yetersizliği ile alternatiflerin sınırlılığına dikkat çekti.
Palandöken ayrıca, “Günümüzün ekonomik koşulları göz önünde bulundurulduğunda, esnafın sıkıntı yaşamaması için piyasada çok sayıda cihazın bulunması hayati önem taşıyor. Rekabet ortamı sağlanmadan sürecin tamamlanması uygun olmayacaktır” şeklinde konuştu. Bu durum, esnafın mali varlıkları ve iş süreklilikleri açısından ciddi bir tehdit arz ediyor.
Turizm Sektörü için Sıkıntı Yaratıyor
İş dünyası temsilcileri, bazı bankaların döviz cinsi tahsilat için gerekli altyapılarını güncellemelerinin gecikmesi nedeniyle uygulamanın ertelenmesi çağrısında bulunmuştu. Yeni nesil yazarkasa POS cihazlarından döviz tahsil edilememesi, oteller, kuyumcular ve turizm işletmeleri gibi sektörlerde önemli sorunlar yaratmaktadır. Eski POS cihazlarının kullanımının tamamen sona ermesi beklenirken, yeni nesil yazarkasa POS cihazlarının bazı bankaların yazılım altyapısındaki eksiklikler nedeniyle dolar ve euro gibi döviz işlemlerini gerçekleştiremiyor olması, özellikle yabancı turistlere hizmet eden işletmeler üzerinde olumsuz bir etki yaratmaktadır.
Eski POS cihazları ile döviz cinsinden ödeme alabilen işletmeler, yeni düzenleme ile bu avantajı kaybedeceklerdir. Bu durum, özellikle dövizle ödeme yapmak isteyen yabancı turistlerin kendi bankalarının uyguladığı yüksek döviz kuru ve komisyon oranları sebebiyle alışveriş yapmaktan vazgeçme ihtimalini de artırmaktadır. Dolayısıyla, bu durum Türkiye’nin turizm sektöründe ciddi bir gelir kaybına ve müşteri düşüşüne yol açabilir. Hem esnafın hem de turizm sektöründeki işletmelerin mevcut ekonomik koşullarda bu tür kısıtlamalarla baş etmede büyük zorluklar yaşayacağı aşikardır.








