13 DİPLOMASI OLDU
Eğitim hayatı boyunca bilgi edinmek istediği alanlarda birçok bölümde eğitim alan Esen, hem açık öğretim hem de örgün eğitimle birçok disiplin bitirdi. Lisans düzeyinde Kamu Yönetimi, Çocuk Gelişimi ve Egzersiz ve Spor Bilimleri gibi programlardan mezun olan Esen, ön lisans düzeyinde ise İletişim Sanatları, Muhasebe ve Vergi Uygulamaları, Adalet, Tarım Teknolojileri, Sosyal Hizmetler, Kültürel Miras ve Turizm, Aşçılık ve Sağlık Kurumları İşletmeciliği alanlarında diplomasını aldı. Yalova Üniversitesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü’nden birincilikle mezun olarak 13’üncü üniversite diplomasını elde etti.
‘GELDİĞİM NOKTA SONUÇ DEĞİL, SADECE BİR DURAK’
28 Şubat sürecinde yaşadığı zorluklar, Melda Sarıtaş Esen’i eğitimine devam etme konusunda daha kararlı hale getirdi. Esen, “Küçüklüğümden beri ansiklopedi okuyan ve bilgi edinmeye meraklı bir çocuktum. Öğretmen çocuğuyum. Okuma hevesim hep vardı. İlk üniversitemi başörtüsü yasağının zorluklarına rağmen tamamladım. Mezuniyet sonrası diplomasını almak için gittiğimde bahçe kapısından içeri girmeme izin verilmedi. Kardeşime vekalet verip diplomamı onun almasını sağladım. Bu süreç beni daha da motive etti. Geldiğim nokta benim için sadece bir durak; öğrenmeye devam edeceğim” şeklinde konuştu.
‘DOKTORA YAPMAK İSTİYORUM’
Kızının sınav dönemleriyle kendi akademik takviminin çakıştığına değinen Esen, “Kızım bazen ‘Anne ben sana yetişemem’ diyerek şakalaşıyor. Ailem bu tempoma alışmaya başladı. Annem eskiden ‘Yeter ki okuyun’ derdi, şimdi ise ‘Yeter kızım’ demekte. Ancak bu tatlı bir yorgunluk. Elde edilen başarı ve bilgi her şeyin önünde. Yeni Medya ve İletişim bölümündeki yüksek lisans eğitimimi de birincilikle tamamladım ve şu an tez aşamasındayım. Uygun şartlar sağlanırsa, iletişim alanında doktora yapmak istiyorum çünkü bu alan günümüzde hayli önemli” dedi.
‘DERS NOTLARIMI SINIF ARKADAŞLARIMLA PAYLAŞTIM’
Sınıfın en büyük yaşı olmasına rağmen, Melda Sarıtaş Esen, arkadaşlarıyla kolayca kaynaşmayı başardığını aktarıyor. Esen, “Bölümümde en yaşlı olan bendim, başlangıçta bir çekinme hissettim. Ancak derslere olan ilgim ve başarım, arkadaşlarımı etkiledi ve zamanla kaynaşmamızı sağladı. Sınıf arkadaşlarım bazı dersleri kaçırdığında, ben tam katılım sağladım. Hatta ders notlarımı paylaşmak için birçok isteği geri çevirmedim. Onları bir arkadaş, kardeş ya da çocuk gibi gördüğüm için dayanışma göstermekte çekinmedim” şeklinde ifade etti.








