Çanakkale’nin Biga ilçesindeki Kemer köyünde bulunan antik Troas bölgesinin önemli liman kentlerinden biri olan Parion’da devam eden su altı kazılarında, oldukça sayıda Osmanlı seramiği ile Osmanlı Tersanesi’ne ait olabileceği değerlendirilen kalıntılar ortaya çıkmış durumda. Kazıların başında yer alan Prof. Dr. Vedat Keleş, Osmanlı Dönemi’ne ait seramiklerin gün ışığına çıkmasının önemine vurgu yaptı ve son 20 yıldır bu antik kentte yürütülen çalışmalarda benzer bulgulara ulaşmanın ilk kez gerçekleştiğini ifade etti. “Su altında önemli miktarda Osmanlı seramiği keşfettik,” şeklinde konuştu.
Kemer köyündeki 2 bin 700 yıllık geçmişe sahip Parion antik kentinde yapılan kazı çalışmaları, Ondokuz Mayıs Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Vedat Keleş’in liderliğinde, toplam 36 kişilik bir ekiple sürdürülüyor. Ekipte 18 yabancı araştırmacı yer alıyor. Parion Antik Kenti’nin su altı kazılarında, önemli Osmanlı Dönemi seramiklerinin yanı sıra, Osmanlı Tersanesi’ne ait kalıntılar da ele geçirildi.
Prof. Dr. Keleş, Parion’un Kuzey Troas Bölgesi’nin en önemli liman kentlerinden biri olduğunu ve kazı çalışmalarının Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni ve destekleriyle yürütüldüğünü belirtti. Ayrıca, Çanakkale Valiliği, İÇDAŞ A.Ş., Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Biga Kaymakamlığı ve Biga Belediyesi gibi kurumların da projeye destek sunduğunu vurguladı. Bu yıl, su altı araştırmalarına özel bir yoğunluk vermeyi planladıklarını, bundan önceki yıl yapılan kısa araştırmaların oldukça ilginç veriler sağladığını ifade etti.
Keleş, 20 yıllık kazı süresince Osmanlı Dönemi’ne ait bulgulara ulaşamamış olmalarının gerisinde, geçen yıl su altında yapılan keşiflerin dikkat çekici Osmanlı seramikleriyle dolu olduğunu belirtip, bu durumun literatür araştırması yapmalarına neden olduğunu aktardı. Kemer İskelesi’nin Osmanlı Dönemi boyunca önemli bir kereste tedarik merkezi olduğunu ve İstanbul’un odun ihtiyacını karşılayan sevkiyat noktalarından biri olduğunu öğrendiklerini söyledi. Bu keşif, hem antik kentin döngüsü hem de ulusal tarihin anlaşılması açısından son derece heyecan verici.
Prof. Dr. Keleş, Bodrum Burnu’nun başka bir adının Tersane Burnu olmasıyla ilgili tesadüfi bir durum olmadığını ve bu yıl su altında yapılacak çalışmaları hızlandırmayı planladıklarını belirtti. Bu bölgenin, antik çağlardan itibaren dünyanın önemli su yollarından biri olduğuna dikkat çekerek, elde ettikleri seramiklerin Osmanlı Dönemi ile ilgili literatürdeki bilgileri desteklediğini söyledi. Yeni bulguların, antik döneme ait batıklar ve Osmanlı Dönemi batıklarıyla ilgili daha fazla bilgi edinmelerine olanak sağlayabileceğini öngördü.
Keleş, su altı araştırmalarının denizcilikteki tarihi sürekliliği açığa çıkardığını ve bunun bölge için ilginç bir durum teşkil ettiğini kaydetti. İÇDAŞ A.Ş.’nin günümüzde önemli bir gemi inşa ve tamir merkezi olduğunu belirten Keleş, Kemer Tersanesi’nin Osmanlı döneminde Mısır donanmasına ait gemilerin yapıldığı bir yer olduğunu ifade etti. Bu bilgiler, Parion’un güney limanındaki antik limanın yanı sıra bir Osmanlı tersanesi ve ona ait yapılar olduğuna işaret ediyor.
Kazılarda bulunan izlerin daha detaylı bir incelemeye tabi tutulması gerektiğini söyleyen Keleş, çalışmalara devam edeceklerini ve yerel idarecilerle bakanlıktan destek talep edeceklerini ifade etti. Eğer bulgular artar ve daha fazla batık keşfedilirse, bölge için bir su altı araştırma enstitüsü kurulmasının söz konusu olabileceğinin altını çizdi. (DHA)








