Antalya’da meydana gelen bölgesel krizler, turizm hedeflerini olumsuz etkilerken, iç pazar ve Avrupa’daki Türk vatandaşları, bu sezonun en önemli dayanaksı haline geldi.
Kent, temmuz ortasında 7,5 milyon ziyaretçi ile önemli bir eşiği aşmayı başardı. Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu, “Başlangıçta belirlediğimiz 18 milyonluk hedef, oldukça iyimser görünüyordu. Ancak geçtiğimiz yılın rakamlarını geride bırakacağımızı ve 17 milyonluk hedefe ulaşacağımızı düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin önde gelen turizm merkezlerinden biri olan Antalya, 2023 yılı itibarıyla ilk 6,5 aylık süreçte 7,5 milyon turisti misafir etti. Sezon trendleri ve geleceğe dair beklentilere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kavaloğlu, hedeflenen 18 milyon turist sayısının bölgesel krizler nedeniyle yeniden gözden geçirildiğini dile getirdi.
Kavaloğlu, “16 Temmuz itibarıyla Antalya’ya gelen turist sayısı 7,5 milyon olarak kaydedildi. Geçen yıl ile benzer bir seviyede bulunuyoruz. Hedefimiz 18 milyondu, ancak bu rakamın aşırı iyimser olduğu ortaya çıktı. Rusya-Ukrayna savaşının sona erme ihtimalini göz önünde bulundurarak böyle bir tahmin yapmıştık ancak devam eden çatışmalar ve Orta Doğu’daki gerilimler turizm üzerinde olumsuz etkiler yarattı” şeklinde konuştu.
“Geçen yılın gerisinde kalmayız, ama hedefe ulaşamayız”
Haziran sonu verilerine bakıldığında, Kavaloğlu, Almanya ve Rusya’dan gelen turist sayısında bir düşüş gözlemlendiği ancak İngiltere ve Polonya’dan gelen ziyaretçilerde artış yaşandığını aktardı. Temmuz ve ağustos aylarının sezonun en yoğun dönemi olduğunu belirten Kavaloğlu, bu iki ayda yaklaşık 5,6 milyon turist beklediklerini söyledi. Bu hedefe ulaşmaları halinde geçen yılın altında kalmayacaklarını ve 17 milyonluk hedefi aşacaklarına inandıklarını ifade etti.
Sezonun kasım ayının sonuna kadar devam edebileceğini belirten Kavaloğlu, “Eylül ve Ekim aylarının iyi geçeceğine inanıyorum. İklim koşulları uygun olduğu sürece sezon, kasım sonuna kadar devam edebilir. Bu açıdan değerlendirdiğimizde, geçen yılın rakamlarının gerisinde kalmayacağımızı söyleyebilirim; ancak 18 milyon hedefimize ulaşmak zor görünüyor” dedi.

“İran-İsrail gerilimi şehir otellerini etkiledi”
Ortadoğu’da yaşanan siyasi gelişmelerin Antalya üzerindeki etkilerine de değinen Kavaloğlu, “İran-İsrail gerginliğinin Antalya’ya etkisi oldu ancak en büyük sıkıntıyı İstanbul, Karadeniz ve Güney Marmara gibi şehir otelleri yaşadı. O dönemde Orta Doğulu turistlerin Türkiye’ye gelememesi büyük bir kayıp oldu. Şimdi uçuşlar yeniden başladı ve gelişler devam ediyor, ancak o fırsatı kaybettik” şeklinde açıklamada bulundu.
“İç pazar ve gurbetçiler güçlü bir rezerv”
İç pazardaki hareketliliğin devam ettiğini belirten Kavaloğlu, yurt dışında yaşayan Türklerin tatil tercihlerinin sektöre olumlu yönde katkı sağladığını vurguladı; “Avrupa’da yaşayan Türklerin Türkiye’ye, özellikle Antalya’ya olan ilgisi sürüyor. Ana vatanlarında tatil yapma isteği oldukça güçlü, bu da sektör için büyük bir avantaj” dedi.
“Rusya hâlâ birinci, Polonya hızla yükseliyor”
Ana pazar sıralamasında Rusya’nın hâlâ birinci sırada yer aldığını belirten Kavaloğlu, “Almanya, İngiltere ve Polonya onu takip ediyor. Polonya, özellikle önem verdiğimiz bir pazardır. Refah seviyesinin artması ile Avrupa Birliği’nin desteği sonucunda ekonomik olarak güçleniyorlar. Kazakistan, Hollanda ve Baltık ülkeleri de dikkat çeken pazarlar arasında” yorumunda bulundu. Litvanya, Letonya ve Estonya’dan gelen turist sayısındaki artışa da dikkati çekerek, yılın geçen yıla göre daha iyi tamamlanacağını vurguladı.
“Fiyat artışı konusunda elimiz kolumuz bağlı”
Sabit kur politikasının sektöre etkilerine de değinen Kavaloğlu, “Gelirlerimiz Euro bazında, giderlerimiz ise Türk Lirası bazında. Enflasyon nedeniyle giderlerimiz arttı ancak döviz kurlarında bir değişim olmadı. Bu durum, kârlılığımızı olumsuz etkiliyor. Avrupa’da refah seviyesinde bir artış olmadığı için fiyatlarımızı yükseltmemiz mümkün olmuyor” dedi.
“Antalya, Yunanistan ile kıyaslandığında daha avantajlı”
Türkiye’nin turizmdeki rekabetçi konumunu koruması gerektiğini vurgulayan Kavaloğlu, Antalya’nın İspanya, Fransa, Yunanistan ve İtalya gibi rakiplerine göre daha uygun fiyat avantajları sunduğunu ifade etti.
Kavaloğlu, sözlerine şöyle devam etti:
“Yunanistan ada turizmi yapıyor. İnsanların tatil yerlerini biz belirleyemeyiz, ancak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni de bir seçenek olarak sunuyoruz. Yunanistan genellikle restoran manzaraları ile öne çıkıyor, ancak kıyaslamalar yapılırken otel ile otel, restoran ile restoran karşılaştırılması gerekmektedir. Türkiye, özellikle Antalya, çok daha uygun tatil imkânları sunuyor” şeklinde konuştu.








