Bolu Kartalkaya’da bulunan Grand Kartal Otel’de gerçekleşen yangınla ilgili dava süreci devam etmekte. Yangın sonucunda 78 kişinin hayatını kaybettiği, otelin müdürü Emir Aras, yaşanan trajediden dolayı son derece üzgün olduğunu aktararak, “Tahliyemi istemiyorum. Kusurlarım olduğuna inanıyorum. Savunacak bir tarafım yok, ama bunları bilerek yapmadım.” sözlerine yer verdi.
21 Ocak tarihinde meydana gelen yangında 78 kişi yaşamını yitirirken, 133 kişi yaralandı. Hakkında dava açılan 19’u tutuklu toplam 32 sanığın yargılandığı davanın onuncu günü, Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Taraflar ve izleyicilerin yoğun katılımı nedeniyle duruşma, Bolu Sosyal Bilimler Lisesi’nin spor salonunda yapıldı.
Durumun ciddiyetine dikkat çeken White Fox kafe çalışanı Eslem Uyanık’ın ablası Emel Uyanık, “Eslem benim için bir çocuk gibiydi. Geceleri kabus görüyorum, eve giremiyorum. Sanki o geri dönecekmiş gibi hissediyorum, eşyalarına dokunmadım. 2.5 ay değil, 6 aydır uykusuzuz. Annem sağlık sorunları nedeniyle burada yok. Kardeşimin cesedini teşhis ettim. Denetçi olduğum için de delillerin göz ardı edildiği bir süreçte olmak kolay bir durum değil.” ifadelerini kullandı.
Uyanık ailesinin avukatı Halil Hazer, “White Fox bir iş kazasıdır. Bu nedenle Mudurnu Enerji AŞ Yönetim Kurulu’nun tamamının yargılanması gerekmektedir. İşveren gerekli önlemleri almadı ve firmanın gözetim görevini yerine getirecek bir iç yönergesi bile yok. İbrahim Polat’ın sorumluluğu olası kast kapsamındadır. Mahkemeniz Mudurnu Enerji AŞ Yönetim Kurulu üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmalıdır. Aksi halde yargılama eksik kalacak ve Yargıtay’a taşınacaktır. Suç duyurusunun yapılmaması, kamu davasının bütünlüğüne ve mağdurların adalet arayışlarına zarar verir.” değerlendirmesinde bulundu.
“Sahte bir yangın güvenlik raporu almak için işbirliği yapmışlar”
İddianamede, İbrahim Polat ve İsmail Karagöz’e bilinçli taksirden suçlaması yapılmakta, ancak bu durumun olası kast olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Emir Aras’ın sahte yangın güvenlik raporu almak için işbirliği yaptığı belirtilerek, Aras’ın sahte rapor güvenine dayanarak otelde gerekli yangın önlemlerini almadığı ifade edildi. Delil karartma ve sahte delil üretme potansiyelinin olduğu ifade edilerek, bu sanıkların tutuklu yargılanmaları talep edilmiştir.
“Arkadaşlarım yanmayı bekledi”
Yangından kurtulan Gülnihal Temizkan, “Zincir şeklinde yürüyorduk ama eşim ve oğlumu dumandan göremedim. Eşim nefes alamayıp geri döndü. Bir kapı açıldı ve ailem bizi içeri aldı. Sonrasında camdan çatıya atladık. 03.50’den 05.50’ye kadar arkadaşlarımızla iletişimde kaldık. Arkadaşım, ‘Her yerimizi ıslattık, hiçbir şey göremiyoruz. Kapı kollarını tutamıyoruz, yardım edin’ diye mesaj attı. Yanmayı beklediler. Alarm yoktu, çıkış yolu gösteren bir tabela yoktu. Hayatta kaldığımız için utanıyoruz.” dedi.
“Kültür ve Turizm Bakanlığı hakkında suç duyurusunda bulunulsun”
Temizkan ailesinin avukatı, Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri hakkında mahkemenin suç duyurusunda bulunmasını isterken, çocuklarını ve torunlarını kaybeden müşteki Yüksel Gültekin, “Türkiye ayağa kalktı. Gözlerimizin içine baka baka tüm Türkiye’yi ve mahkemeyi yanıltmaya çalışıyorsunuz. Belediye İl Özel İdaresi yöneticileri de olası kastla yargılanmalıdır. Tutuksuz sanıkların hepsi tutuklanmalı. Bu olayda dışarıda kalacak kimse olmamalı. Kat görevlisi şefi İdris Erol, resepsiyon şefi Adnan Karadayı ve İl Özel İdare Şefi’nin de tutuklanmasını talep ediyorum. Sabrımız kalmadı. Eğer Turizm Bakanlığı yetkililerinden hesap sormazsak, 78 can sahibine yazıklar olsun.” şeklinde konuştu.
Emir Aras dışındaki tüm sanıklar tahliye talebinde bulundu
Duruşmada sanıkların tahliye talepleri görüşüldü. Tutuklu sanık Elif Aras, “Gerçekten içim parçalanmış durumda. Her bir evladın, her bir annenin yerine kendimi koydum. Bu acıyı paylaşıyorum. Tahliyemi talep ediyorum. Keşke her şey daha farklı olsaydı.” dedi.
Bir diğer tutuklu sanık Ceyda Hacıbekiroğlu ise, “Ben ev hanımıyım, otelle ilgili hiçbir kararda yetkim yok. Tahliyemi istiyorum.” şeklinde ifadelerde bulundu.
Otel müdürü Emir Aras, “Yaşanan bu olaydan dolayı derin bir üzüntü taşıyorum. Pişmanlıklarım var. Tahliyemi istemiyorum. Kusurlarım olduğuna inanıyorum. Savunacak bir yanım yok, fakat bunları bilerek yapmadım.” şeklinde konuştu.
Diğer sanıklar, kendilerine yöneltilen suçlamaları kabul etmediklerini belirterek tahliyelerini talep ettiler. Duruşma sırasında, tutuklu sanıklardan Yeliz Erdoğan fenalaşarak sağlık görevlileri tarafından salondan çıkarıldı.
“Doğal gaz ruhsatını veren Enerji Bakanlığı ve EPDK yetkilileri nerede?”
Aygaz AŞ’de çalışan tutuklu sanık Muharrem Şen’in avukatı, “Muharrem Şen burada yargılanıyor, peki doğal gazı bağlayan ve ruhsatı veren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, EPDK yetkilileri nerede? Adil bir yargılama için asıl onların da burada yargılanması lazım.” dedi.
Duruşma devam etmektedir.
Kaynak: ANKA








