Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM) Başkanı Recep Ergül, MESAM Merkez Binası’nda yönetim kurulu üyeleriyle bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda, meslek birliğine ilişkin iddialarla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Ergül, 15 bin üyesi olan bir birlik olduklarını ifade ederek, “Göreve geldiğimizde Türkiye, telif hakkı konusunda dünyanın en kötü durumdaki 6 ülkesinden biriydi. Şu anda ise 39. sıradayız. Amacımız ilk 20’ye girmektir. Ancak MSG ve MÜYORBİR, bu alandaki ilerlemelerin önünde ciddi engeller oluşturuyor. MESAM’a yönelik son dönemde gerçekleştirilen operasyonun bu iki birliğin imzasını taşıdığını söyleyebilirim. Bu bağlamda, 15 bin civarında üyemiz bulunmakta ve bu üyeler yıllık hak edişlerini 3 aylık dilimler halinde alıyorlar. Ekonomik zorluk yaşayan üyelerimiz, telif haklarını avans olarak talep edebiliyorlar.” şeklinde konuştu.
‘SON 4 YILDIR ÇOK REVAÇTA’
Ergül, avans verme sistemine ilişkin olarak, “Bu sistem 2008 yılından beri MSG’de uygulanıyor. Biz de iki yıl önce MESAM’da bu uygulamayı hayata geçirdik. Ancak şimdi bunu mahkemeye taşıyarak Kültür ve Turizm Bakanlığı’na şikayet ediyorlar. Onlar, ‘MESAM avans vermemeli, bunu yalnızca biz yapalım’ demekte. Amaçları, MESAM’ın yüksek telif getiren üyelerini MSG’ye transfer etmek ve MESAM’ın gücünü azaltmaktır. Öncelikle Sezen Aksu ve Erkin Koray gibi sanatçıları MSG’ye kaptırdılar. Ancak son dört yılda MESAM’ın yeniden popülerlik kazandığı ve bu durumun tersine bir hareketliliğe yol açtığı gözlemleniyor.” dedi.
‘YABANCI MESLEK BİRLİKLERİ BUNUN FARKINDA’
Ergül, MSG’nin uluslararası güçlerin operasyon merkezi haline geldiğini vurgulayarak, “Bazı emperyal güçler Türk müzik sektörünü ele geçirmeye çalışıyor. Türk dizileri, dünya çapında büyük ilgi görüyor ve bu dizilerin müzik haklarını biz toplamaktayız. Yabancı meslek birlikleri, Türk müzisyenlere daha iyi imkânlar sunarak cazip teklifler yapmaktalar. MSG, bu süreçlerin editörler ve hukukçular aracılığıyla gerçekleşmesini sağlıyor. Dolayısıyla MSG, ülkenin menfaatlerine ters düşen bir örgüt yapısındadır.” şeklinde konuştu.
‘EŞİ BENZERİ OLMAYAN BİR ŞEY YAŞANIYOR’
Çeşitli eleştirilerde bulunan Ergül, MÜYORBİR’in durumunu da ele aldı. MÜYORBİR’in işleyişinin meslek birliği olma niteliğini yitirdiğini belirterek, “MÜYORBİR adeta bir hukuk ofisi gibi çalışmakta. Burada eşi benzeri olmayan bir durum söz konusu. Hukuk danışmanı, hem kurumun üyesi hem de popüler üyelerin kişisel avukatı konumunda. Bu yapı, kurumu ikna ederek dijital alandan çekilmesine neden oluyor ve binlerce sanatçıyı mağdur durumda bırakıyor.” ifadesinde bulundu.
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞINA ÇAĞRI
Ergül, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na yönelik önemli bir çağrıda bulunarak, “Meslek birliklerinin düzenli olarak denetim altında tutulması ve sektördeki gelişmeleri engelleyen kişi ve kurumlara ağır yaptırımlar uygulanması gerekmektedir. Tüm meslek birliği yöneticilerinin banka hesapları ve mal varlıkları incelenmelidir. Fikri Mülkiyet Akademisi aracılığıyla meslek birliği yönetimlerine aday olacak üyelerin çeşitli sınavlara tabi tutulması gerektiğini düşünüyorum. Fikri mülkiyet sistemini bilen ve sertifika almış olanların, meslek birliklerinde adaylık şansı bulması sağlanmalıdır. Ayrıca, yasal düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi ve meslek birliklerinin çalışma esaslarını belirleyen yönetmeliklerin gözden geçirilmesi zaruridir.” diye belirtti.








