Atina’nın antik Akropolis’inin eteklerinde bulunan Plaka semti, artan turizm baskısıyla ciddi tehditlerle karşı karşıya kalmış durumda. Bölgenin yerlisi ve yerel dernek başkanı Zafeiriou, 30 yılı aşkın süredir yaşadığı Plaka’nın bu durumlardan önemli ölçüde etkilendiğini dile getirdi.
Bu yıl, Atina’nın 10 milyon turist tarafından ziyaret edilmesi öngörülüyor. Bu rakam, 2024 yılı itibarıyla 2 milyonluk bir artışı temsil ederken, şehrin Covid-19 pandemisinin ardından yeniden ziyaretçi akınına uğradığını ortaya koyuyor.
Batı uygarlığının beşiği olarak kabul edilen Atina, uzun bir süre sadece havaalanı ile Pire limanı arasında bir geçiş noktası olarak görülüyordu. Ancak Akropolis’in eteklerindeki Plaka, “tanrıların mahallesi” olarak adlandırılmakta ve giderek artan bir turist akışına maruz kalmaktadır. UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Akropolis’teki Parthenon, geçtiğimiz yıl 4,5 milyon ziyaretçi ağırladı.
Kafeleri, tavernaları, hediyelik eşya dükkanları ve Bizans’tan Osmanlı dönemine uzanan tarihi yapılarla dolu Plaka’nın dar sokakları artık turistlerle dolup taşmakta. Çevre ve kültürel mirası koruma hedefinde olan Ellet derneğinin başkanı Lydia Carras, “Plaka, Avrupa’nın kesintisiz yerleşim görmüş en eski mahallesi” diyerek, “Bu mahallenin ruhunu kaybetmesine izin veremeyiz” ifadesini kullandı.
2008 Krizi ve Turizmin Etkisi
Yunan ekonomisinin önemli unsurlarından biri olan turizm, 2008 yılındaki küresel mali kriz sonrası ülkedeki toparlanmada kritik bir rol oynadı. Hediyelik eşya satıcısı Konstantinos Marinakis, “Turizmin sağladığı gelir, ülke ekonomisinin yeniden canlanmasını ve istihdamın artmasını sağladı” şeklinde açıkladı.
Ancak Avrupa’nın diğer popüler şehirlerinde olduğu gibi, Atina’da da turizme karşı tepkiler yükseliyor. Konut fiyatlarının artması ve yerel yaşam üzerindeki olumsuz etkiler halkı kaygılandırıyor. Örneğin, Venedik giriş ücreti uygulamaya başlarken, Barselona’da turistler su tabancalarıyla protestolara katıldı. Atina Belediye Başkanı Haris Doukas, kentin dünyanın en çok ziyaret edilen 10 şehri arasında yer aldığını belirtti, fakat “Plaka gibi mahalleler turistlerle dolup taşıyor” diyerek durumu vurguladı.
Yerel yönetim, durumu kontrol altında tutmak için polis destekli bir “müdahale birimi” oluşturdu. Bu birim, kamu alanlarına taşan restoran terasları ve kaldırımlara park eden araçlar gibi ihlallere yönelik şikayetleri değerlendirmeye alıyor.
Plaka’daki evlerin korunmasını amaçlayan 1993 yılındaki bir başkanlık kararnamesi, otel izinlerinin yalnızca belirli sokaklarda verilmesini sağlamış durumda. Ancak şehir planlaması uzmanı avukat Dimitris Melissas, bu kuralların son yıllarda ihlal edildiğini savunuyor. Melissas, “Tüm evler, kısa dönemli kiralık dairelere dönüştürülüyor” diyerek, resepsiyon hizmeti veren veya terasında kahvaltı sunan bazı yapıların, fiilen otel gibi işletildiğini ifade etti.
Durum Danıştay’a Taşındı
Plaka’nın 2 bin kişilik nüfusu, yaz aylarında bu sayının dört katına çıkması nedeniyle turist yoğunluğu ile başa çıkmaya çalışıyor. Melissas, bu durumu Yunanistan’ın en yüksek idari mahkemesi olan Danıştay’a taşıdı. Kısa dönemli kiralamalara karşı açılan dava Eylül sonunda sonuçlanacak ve emsal niteliği taşıyabilir.
Hükümet, 2024 yılında sayısının 12 bini aşması beklenen kısa dönemli kiralık daireler nedeniyle kira artışlarını engellemek amacıyla, Atina merkezinde yeni kayıtlara en az bir yıl süreyle yasak getirmiş durumda. Ancak Melissas, “Hâlâ gazetelerde Airbnb’ye dönüştürülmek üzere konut yatırımı ilanları görüyorum. Bu durum, alınan önlemlerin ne kadar etkili olduğunu sorgulatıyor” dedi.
“Yunanistan’daki esas sorun, yasaların varlığı değil, uygulanamaması” şeklinde ifade etti.
Kaynak: Gazete Oksijen








