Bakanlık, yaptığı resmi açıklamada, “Meydan (Hasan Paşa) Camisi, 1564 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın vezirlerinden Hasan Paşa tarafından inşa ettirildiği belirtilen kitabeleriyle dikkat çekiyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan bu cami, Uluslararası Ravza Derneği’nin katkılarıyla restore edilmiştir. Tamamlanan restorasyonun ardından cami, 15 Ağustos Cuma günü il protokolü ve halkın katılımıyla yeniden ibadete açılacaktır” ifadelerine yer verdi.
‘ŞEMS-İ SİVASİ TÜRBESİ DE RESTORE EDİLDİ’
Caminin, Hasan Paşa adına 1564 tarihli vakfiye kayıtlarıyla birlikte doğu-batı ekseninde dikdörtgen bir plana sahip olduğu bildirildi. Harim bölümünde yer alan dört adet fil ayağı, yapıyı iki sahneye ayırmaktadır. Tarih boyunca birçok onarımdan geçen cami, zamanla yapısal ve mekansal değişikliklerle karşı karşıya kalmıştır. 20. yüzyılın başlarına kadar yapılan onarımlar, caminin doğu ve batı yönlerinde genişletilmesine olanak sağlamıştır. 1517 yılında Zile’de doğan ve ‘Kara Şems’ ya da ‘Şems-i Aziz’ olarak bilinen Şems-i Sivasi, Halveti tarikatının bir kolu olan Şemsiyye’nin kurucusudur. Hasan Paşa tarafından Sivas’a davet edilen Şems-i Sivasi, camide şeyhlik ve vaizlik görevlerini üstlenmiştir. 1597 yılında Sivas’ta vefat eden Şems-i Sivasi, caminin avlusuna defnedilmiştir. Şems-i Sivasi Türbesi, onun ölümünden yaklaşık üç yıl sonra, 1600 yılında inşa edilen ilk bölümle yapılmıştır. Türbenin ikinci kısmı ise 1847-1848 yıllarında eklenmiştir. 2024-2025 yıllarında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından türbenin restorasyonu gerçekleştirilecektir. Restorasyon sırasında, daha önce varlığı bilinmeyen bir mezar taşı keşfedilmiştir. Bu mezar taşı ve kitabelerin incelenmesi, akademisyenlerden alınan bilimsel destekle gerçekleştirilmiş ve taşın, Şems-i Sivasi’nin en küçük oğlu Şeyh Müeyyed Efendi’ye ait olduğu tespit edilmiştir. Şeyh Müeyyed Efendi, 1611-1659 yılları arasında Sivas’ta Halveti tarikatının Şemsiye kolunun liderliğini yürütmüştür. Daha sonraki tarikat liderlerinin onun soyundan geldiği düşünülmektedir; bu nedenle mezar taşının tarihi ve kültürel önemi artmaktadır,” bilgisi verilmiştir.








