



Erzurum’un öne çıkan yüksek irtifa kayak merkezlerinden biri olan Palandöken Kayak Merkezi’nde, ağaçlandırma ve pistlerin çimlendirilmesi çalışmaları hız kazanmış durumda. Bu projeler, Erzurum Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Ejder 3200 A.Ş. tarafından yürütülmekte olup, şu ana kadar yüz binlerce fidan toprakla buluşturulmuş bulunmaktadır. Ayrıca, bölgenin endemik bitki örtüsünü korumak ve biyolojik çeşitliliği artırmak amacıyla 200’e yakın arı kovanı da bu alanda yerleştirilmiş durumdadır.
Ejder 3200 A.Ş. Genel Müdürü Selim Bağrıyanık, Palandöken’de son dört yıl içerisinde Valilik, Büyükşehir Belediyesi ve Orman Bölge Müdürlüğü iş birliği ile önemli çevresel yatırımlar gerçekleştirildiğini dile getirdi. Bağrıyanık, Palandöken’in yalnızca bir kayak merkezi değil, Türkiye’nin sürdürülebilir turizm açısından örnek alınabilecek bir destinasyonu haline geldiğini ifade etti. Yüksek irtifada bile ağaçlandırma ve yeşillendirme çalışmalarının aktif bir şekilde sürdüğünü belirtti.
Palandöken’in 3,176 metre yüksekliğindeki zirvesinden, 2,980 rakımında sağlıklı ağaçların 2 metreye kadar yükseldiğini söyleyen Bağrıyanık, “Palandöken’in dört bir yanına yüz binlerce fidan diktik. Sürdürülen çimlendirme faaliyetleri, pistlerin kar tutma süresini uzatacak. Bu durum kayak sezonunun daha erken başlamasına ve daha geç sona ermesine imkan tanıyacak. Ayrıca, 200 dönümden fazla alanı doğal floraya uygun tohumlarla çimlendirdik. Bu çalışmalar, pist kalitesini önemli ölçüde artıracaktır.” dedi.
‘BİTKİ ÇEŞİTLİLİĞİ ARTIYOR’
Pistlerin yüzeyinde gerçekleştirilen taş temizliği çalışmaları ile kayak deneyiminin daha güvenli hale getirildiğini aktaran Bağrıyanık, merkezde toplam 86 kilometre uzunluğunda 55 farklı pist bulunduğunu ve en uzun pistin 13 kilometreden fazla bir mesafeye sahip olduğunu açıkladı. Palandöken, Türkiye’de Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) sertifikasına sahip olan ilk kayak merkezi olma özelliğini taşıyor. Doğayı koruma amaçlarının yanı sıra biyolojik çeşitliliği artırmaya da önem verdiklerini vurgulayan Bağrıyanık, çimlendirme sahalarının çevresine yerleştirilen arı kovanlarının bitki çeşitliliğini belirgin şekilde artırdığını da belirtti.
‘AMACIMIZ DOĞAYI DESTEKLEMEK’
Bağrıyanık, arıcılık faaliyetlerinin bal üretimine yönelik olmadığını, esas hedefin doğayı desteklemek olduğunu belirtti. “Arılar sayesinde elde ettiğimiz şekersiz ve tamamen organik bal, Palandöken’deki otel, restoran ve kafelerde yıl boyunca misafirlere sunuluyor. Bu, projenin ekonomik sürdürülebilirliğine katkı sağlıyor.” diyerek projenin doğa ve ekonomi arasındaki dengeye de dikkat çekti.
Palandöken’in yaz aylarında da doğaseverleri çektiğini vurgulayan Bağrıyanık, “Misafirlerimiz kayak yaparken yalnızca kar değil, çevredeki ağaçlar ve doğal peyzajın tadını çıkarıyorlar. Bu, hem görsel bir zenginlik hem de doğayla uyum açısından önemli bir unsur. Artık Palandöken yalnızca bir kayak merkezi değil, daha geniş bir sürdürülebilir yaşam alanı.” şeklinde konuştu.








