Türkiye’nin yüksek rakımlı kayak merkezlerinden birisi olan Palandöken’de yürütülen ağaçlandırma ve çimlendirme faaliyetleri aralıksız sürmektedir. Ejder 3200 A.Ş. Genel Müdürü Selim Bağrıyanık, bu çalışmalarda elde edilen başarıların Valilik, Büyükşehir Belediyesi ve Orman Bölge Müdürlüğü iş birliği ile gerçekleştiğini vurguladı. Palandöken’in sadece bir kayak merkezi olmanın ötesinde, Türkiye’nin sürdürülebilir turizm alanında önemli bir destinasyon haline geldiğini belirtti. Zorlu yüksekliklere rağmen yürütülen ağaçlandırma faaliyetlerinin, 3 bin 176 metreye kadar ulaştığı ifade edildi. Bağrıyanık, 2 bin 980 metre rakımda bile sağlıklı ağaçların iki metreye kadar büyüdüğünü aktardı. “Palandöken’in dört bir yanında yüz binlerce fidanı toprakla buluşturduk. Pistlerdeki çimlendirme çalışmaları, karın yerde kalma süresini uzatacak. Bu durum, kayak sezonunun daha erken başlamasına ve geç sona ermesine olanak tanıyacak,” dedi.
‘BİTKİ ÇEŞİTLİLİĞİ ARTIYOR’
Pistlerin yüzeyinde gerçekleştirilen taş temizliği çalışmaları akabinde kayak deneyiminin güvenliğini artırmaya yönelik önemli adımlar atıldığına dikkat çeken Bağrıyanık, şunları kaydetti:
“Merkezimizde toplamda 86 kilometre uzunluğunda ve 55 farklı pist bulunuyor. En uzun pistimiz ise 13 kilometreyi geçiyor. Çimlendirme ve ağaçlandırma çalışmalarını, bu pistlerin neredeyse tamamında başarıyla tamamladık. Palandöken, Türkiye’de Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) sertifikası almış tek kayak merkezi olarak doğanın korunmasına ve biyolojik çeşitliliğin artmasına öncelik vermektedir. Bu doğrultuda 200’e yakın arı kovanını çimlendirme alanlarının çevresine yerleştirdik. Arıların varlığı, bitki çeşitliliğinin gözle görülür bir şekilde artmasına katkı sağlıyor. Ağaçlandırma ve çimlendirme çalışmalarındaki başarıda bu arıların payı oldukça büyük.”
‘AMACIMIZ DOĞAYI DESTEKLEMEK’
Bağrıyanık, arıcılık faaliyetlerinin yalnızca bal üretme amacı taşımadığını vurgulayarak, “Asıl hedefimiz doğayı desteklemektir. Ancak arılar sayesinde elde ettiğimiz şekersiz ve tamamen organik bal, Palandöken’deki otel, restoran ve kafelerde yıl boyunca misafirlere sunulmaktadır. Bu durum, projenin ekonomik sürdürülebilirliğine de katkı sağlamaktadır,” şeklinde konuştu.
Palandöken’in yaz aylarında doğaseverlere hitap ettiğini belirten Bağrıyanık, “Misafirlerimiz kayak yaparken yalnızca kar değil, çevredeki ağaçları ve doğal peyzajı da deneyimliyor. Bu, hem görsel zenginlik sağlıyor hem de doğayla uyum açısından büyük önem taşıyor. Palandöken artık sadece bir kayak merkezi olmanın ötesinde, sürdürülebilir bir yaşam alanı haline geldi,” ifadelerini kullandı.








