Bulgaristan sınırındaki Kapıkule Sınır Kapısı yolunda konumlanan tarihi Gazi Mihal Bey Hamamı, geçmişte madde bağımlıları ve definecilerin uğrak yeri olmuştu. Uzun bir bekleyişin ardından, restorasyon çalışmaları 2024 yılı Şubat ayında başlamıştı. Osmanlı mimarisinin nadir örneklerinden biri olan bu tarihi hamamın ilk aşama restorasyonunda sona yaklaşılırken, Edirne Valisi Yunus Sezer, çalışmalarla ilgili kapsamlı bilgi aldı.
‘SANAT ESERİ GİBİ ÖZENLE YAPILMIŞ’
Vali Sezer, yaptığı değerlendirmelerde bu yapının sadece bir hamam olmanın ötesinde, dikkatle hazırlanmış bir sanat eseri olduğunu vurguladı. “Burası, Gazi Mihal ismini taşıyor, arkamızda Gazi Mihal Köprüsü ve ileride Gazi Mihal Cami yer alıyor. Tarihsel bir külliye olarak bölgede önemli bir yer tutuyor ve zaman içindeki ihmal sebebiyle üzerindeki yol nedeniyle zarar gördü. Kazı çalışmalarımız tamamlandı ve restorasyonun ilk etabını bitirmek üzereyiz. İkinci etabın projeleri de hazırlandı,” şeklinde konuştu.
‘FONKSİYON ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR’
Vali Sezer, hamamın gelecekte koku müzesi mi yoksa Osmanlı ve Rumeli mutfağını tanıtan bir alan mı olacağına dair fonksiyon projelerinin sürdüğünü belirtti. Edirne’de Türkiye’nin ilk kolonya fabrikalarından biri olan PEREJA ile iş birliği içinde bir koku müzesi oluşturmayı hedeflediklerini ifade etti. Projenin detaylarının netleşmesi beklenirken, alternatif projeye de hazır olduklarını duyurdu.
‘TURİZMİN CAN DAMARLARINDAN BİRİ OLACAK’
Vali Sezer, hamam çevresindeki peyzaj düzenlemelerinin de yapılacağını aktararak, “Burası sadece bir hamam değil, köprüsüyle birlikte eşsiz bir peyzaj ile İkinci Beyazıt Külliyesi’ne kadar uzanan düzenlemelerle önemli bir turizm merkezi haline gelecek. İlk etabın yıl sonuna kadar tamamlanmasını planlıyoruz ve ardından peyzajla fonksiyonların entegrasyonuna geçeceğiz,” diyerek durumu özetledi.
‘SANAT ESERİNİ KURTARMIŞ OLACAĞIZ’
Vali Sezer, bu projede elde edilecek başarıdan duyduğu mutluluğu dile getirdi. “Edirne gülü gibi özel çiçeklerin sergileneceği ve Saray kültürünün yansıtılacağı bir alan oluşturmayı umuyoruz. Ecdat yadigarı böyle bir sanat eserini kurtaracak olmanın mutluluğu bir yana, Edirne’ye yeni bir turizm aksı kazandırma fırsatı da bizi sevindiriyor,” şeklinde ekledi.








