Bakan Ersoy, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, “Geçmişimizi yalnızca karada değil, denizlerde de araştırıyoruz. Bakanlığımızın ‘Geleceğe Miras Projesi’ aracılığıyla eşsiz mirasımızı koruyarak gelecek nesillere ulaştırıyoruz. Bunun en önemli örneklerinden biri de Akdeniz’in derinliklerinde yüzyıllar sonra gün ışığına çıkarak yapılan Osmanlı batığıdır. Kızlan Osmanlı Batığı Sualtı Kazısı’nda en son silahlar, porselenler, satranç takımları ve tarihi buluntular gün yüzüne çıkarılmıştır. Bulunan silahlar ve diğer eşyalar, Osmanlı’nın denizcilik gücüne ışık tutan ilk örneği temsil etmektedir. Bu keşif, yalnızca ülkemiz için değil, dünya sualtı arkeolojisi açısından da önemli bir buluş olarak kayıtlara geçmiştir. Çalışmalara katkıda bulunan herkese, özellikle de ekibime teşekkür ediyorum” dedi.
AKDENİZ’DE UNUTULMAZ BULUNTULAR
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın verdiği bilgilere göre, gemi yaklaşık 30 metre uzunluğunda ve 9 metre genişliğinde ahşap kalıntılardan oluşuyor. Yapılan incelemelerde, geminin karaya oturduktan sonra yan yatarak battığı anlaşılmıştır. Kızlan Osmanlı Batığı’ndaki en dikkat çekici buluntular arasında askeri mühimmat yer alıyor. İlk kez bir batıkta 30’dan fazla Osmanlı tüfeği ile 3 binden fazla mermi, birçok barutluk, tabanca, kılıç ve hançer bulunmuştur. Ayrıca, 50’den fazla humbara, bu tür mühimmat taşıyan tek örneği oluşturmuştur. Geminin pruva ve pupa bölümlerinin yanı sıra bakır kaplar, ibrikler, kazan kepçeleri, seramik çömlekler, ahşap kaşıklar, şimşir taraklar, deri mataralar ve sepetler de keşfedilmiştir. Bununla birlikte, 135 adet Tophane üretimi pipo lülesi, Osmanlı dönemine ait en büyük pipo koleksiyonunu meydana getirmiştir.
SATRANÇ TAKIMI VE ÇİN PORSELENİ
Kazı sırasında ortaya çıkan iki satranç takımı ile bambu paketler içerisinde 40’tan fazla Çin porseleni, Türkiye karasularında ilk kez tespit edilmiştir. Bu buluntular, bilinen sualtı eserleri arasında en büyük koleksiyon olma özelliği taşıyor. Kazı çalışmalarında üç adet mühür de bulunmuştur. Okunabilen bir mühür üzerinde ‘Hüdabende Abdullah Ahmed’ adı ve Hicri 1078 (Miladi 1667-1668) tarihi yer alıyor. Bu bulgu, batığın tarihi döneminin net bir şekilde belirlenmesine olanak tanımaktadır. Organik buluntular arasında yer alan kestaneler, geminin kış aylarında battığını gösteriyor. Kızlan Osmanlı Batığı, imparatorluğun 17. yüzyıldaki Akdeniz’deki askeri varlığı ve ticari faaliyetlerini belgeleyen ilk örnek olma özelliği taşımaktadır. Bulgular, geminin bir çatışma sonrası kıyıya sürüklenerek karaya oturduğunu ve burada yanarak battığını ortaya koymaktadır.
MİRAS MÜZEYE TESLİM
Yapılan kazılar sonucunda, tamamen belgelenmiş ilk Osmanlı Dönemi batığı elimize geçmiş olacak. Elde edilen tüm buluntular Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesine teslim edilecektir. Kazı ekibi, Dokuz Eylül Üniversitesi Sualtı Kültür Mirası ve Denizcilik Tarihi Araştırma Merkezinin (SUDEMER) teknik altyapısıyla çalışmalarını sürdürüyor.








